Denizkurdu-I/2026’da DİHA ve PİRANA ilk kez sahada
Denizkurdu-I/2026’da DİHA ve PİRANA ilk kez sahada
İçeriği Görüntüle

Bir yanda kış aylarında metrekareye düşen yüzlerce kilogramlık şiddetli sağanaklar, diğer yanda aylarca tek bir damla bile görmeyen kurak coğrafyalar bulunuyor. Bu keskin iklim ayrımı, özellikle içme suyu tüketiminin yılın belli dönemlerinde tavan yaptığı turistik bölgelerde altyapı sistemlerini çökme noktasına getiriyor. Barajlardaki doluluk oranları ise her geçen gün biraz daha kritik seviyelere iniyor.

Bodrum'un Suyla Bitmeyen İmtihanı

Muğla denilince akla hep o meşhur, günlerce süren kış yağmurları gelir ama Bodrum yarımadası bu kuralın tamamen dışında kalıyor. İl genelinde en az yağış alan bu ilçe, kelimenin tam anlamıyla bir kuraklık adası gibi. Bulutlar Menteşe'ye, Marmaris'e yağmur bırakırken Bodrum'un üzerinden hızla geçip gidiyor. Özellikle yaz aylarında artan devasa nüfusla birlikte, yağmayan yağmurun bedeli çok daha ağır ödeniyor. Musluğu açtığınızda o tıslama sesini duymak, bulaşıkların tezgahta dağ gibi birikmesi yerel halkın günlük hayatını tam bir eziyete dönüştürüyor.

Barajlar Kurudu, Tankerler Yollara Düştü

Bodrum'u besleyen Mumcular ve Geyik barajlarında sular o kadar çekildi ki, eski yerleşim yerleri, eski yollar gün yüzüne çıktı. Yağmur yağmadığı için barajlar kendini yenileyemiyor. Durum böyle olunca vatandaş kendi başının çaresine bakmak zorunda kalıyor. Sokak aralarında durmadan su taşıyan tankerler, ilçenin yeni normali oldu. İnsanlar bir ton su için tanker sırası bekliyor, bütçelerinden ciddi paralar ayırıyor. İşletmeci açısından da durum farksız; otelini, restoranını açık tutmak isteyen esnaf, susuzluk yüzünden müşteri kaybetmemek için inanılmaz bir çaba sarf ediyor.

Doğanın Dengesi Şaştı, Çözüm Aranıyor

İlçede sadece içme suyu değil, doğanın kendi dengesi de bu kuraklıktan nasibini alıyor. Mandalin bahçeleri susuzluktan boynunu bükmüş durumda, ağaçlar yavaş yavaş kuruyor. Yıllarını bu ağaçlara vermiş üreticiler için o sararan yaprakları görmek, evladının hastalanmasını izlemek gibi ağır bir duygu. Su patlaklarıyla kaybedilen tonlarca su ise bu işin cabası. Bölge insanı artık taşıma suyla değirmenin dönmediğinin farkında. Yağmayan yağmurların yerini dolduracak, deniz suyu arıtma mı olur yoksa başka havzalardan su aktarımı mı olur, kalıcı ve acil bir sistemin kurulması için herkes yetkililerden net bir adım bekliyor.

Kaynak: Haber Merkezi