
Muğla Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’nün belediyelere gönderdiği sokak köpekleri genelgesi kamuoyunda büyük tartışma yarattı. Genelgede sahipsiz köpeklerin sokak sokak sayılması ve kayıtsız sahipli köpekler için idari ve adli yaptırımlar öngörülmesi, hayvanseverler tarafından “köpek katliamına dönüşebilecek bir uygulama” olarak değerlendirildi.
Genelgede Yer Alan Düzenlemeler
Muğla Valiliği imzasıyla belediyelere iletilen yazıda, sahipsiz köpek popülasyonunun yeniden belirlenmesi istendi. Genelgede şu maddeler öne çıktı:
- İldeki sahipsiz köpekler, köy ve mahallelerde tek tek sayılacak.
- Sayımlar sırasında vatandaşlardan bilgi toplanacak.
- Sahipli olduğu halde kaydı bulunmayan ve serbest halde gezen köpeklerin tespiti halinde, ilgililerin idari ve adli yaptırımlarla bilgilendirilmesi öngörülüyor.
- Çalışmalarda yalnızca belediyelerin veteriner işleri müdürlüğü değil, zabıta, temizlik işleri birimleri ve muhtarların da görev alması istendi.
- Tüm bu işlemlerin kayıt altına alınarak 12 Eylül 2025 tarihine kadar Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü’ne bildirilmesi gerektiği belirtildi.
Hayvanseverlerden Sert Tepki
Genelgeye Muğla Yaşam Hakkı Savunucuları ve çok sayıda sivil toplum örgütü ortak açıklamayla tepki gösterdi. Açıklamada, Anayasa’dan başlayarak Hayvanları Koruma Kanunu ve Belediye Kanunu’na kadar birçok yasal düzenlemeye aykırı bir uygulama başlatıldığı savunuldu.
Hayvan hakları savunucuları, yazının muhtarları ve belediyeleri vatandaşlarla karşı karşıya getirdiğini, halkı ihbar mekanizmasına zorladığını, ceza sopasıyla korkutmayı amaçladığını ifade etti. Ayrıca genelgenin, sahada sokak sokak bir “köpek avı”na dönüşme riski taşıdığı ve toplama sürecinin fiilen bir katliama yol açabileceği kaydedildi.
Hukuki Dayanaklar Hatırlatıldı
Ortak açıklamada, Anayasa’nın 56. maddesi hatırlatılarak, sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının hayvanların yaşam hakkını da içerdiği vurgulandı. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nun hayvanların korunmasını ve refahını esas aldığı, sahipli kedi ve köpeklerin kayıt altına alınması için tanınan sürenin 31 Aralık 2025 olduğu hatırlatıldı. Bu tarihten önce kayıtlı olmayan hayvanlar için yaptırım tehdidinde bulunulmasının hukuka aykırı olduğu belirtildi.
Ayrıca, hiçbir yasal düzenlemede hayvanların toplama kamplarına kapatılmasının öngörülmediği, muhtarlara ihbar yükümlülüğü verilmesinin de mevcut yetkileri aştığı ifade edildi.
“Hukuksuz Emir Suçtur”
Hayvanseverler, mevcut bakımevlerinin kapasitesinin yetersiz olduğunu, personel eksiklikleri ve liyakat sorunları nedeniyle köpeklerin üst üste kapatılmasının ciddi fiziksel ve psikolojik acılara yol açacağını belirtti. Açıklamada şu ifadeler öne çıktı:
“Buna asla izin vermeyeceğiz. İfşa etmekten korkmayacağız. Hukuksuz ve kanunsuz emirlere itaat etmeyeceğiz.”

Talepler ve Çağrı
- Hayvan hakları savunucularının ortak bildirisi şu taleplerle son buldu:
- Barınak adı altında toplama kamplarında tutulan köpeklerin derhâl gönüllülerine iade edilmesi,
- Popülasyonun kontrol altına alınması için gönüllülerle birlikte kısırlaştırma ve aşılama kampanyası başlatılması,
- Belediyeler ve muhtarların vatandaşlarla karşı karşıya getirilmemesi.
“Köpeklerimizi vermeyeceğiz” sloganıyla yapılan açıklamada, Muğla Valisi ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı ile ivedilikle görüşme talep edildi. Açıklamada, “Ortak akılla, bilimsel yöntemlerle ve gönüllülerin desteğiyle çözüm üretmek mümkündür. Hukuka aykırı, hayvan düşmanı talimatlara boyun eğmeyeceğiz” ifadesi kullanıldı.
Geniş Katılım
Basın açıklamasına Muğla merkezli derneklerin yanı sıra Bodrum, Marmaris, Datça, Fethiye, Köyceğiz ve Seydikemer’den çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve farklı siyasi partiler katıldı. Toplamda 35 kurum ve örgüt bildirinin altında imza attı.





