Herkesin sadece dışarıdan alınan yoğun göçe odaklandığı bir dönemde yayımlanan resmi analizler, aslında kentten ayrılan hatırı sayılır bir kitlenin varlığına da işaret ediyor. Yaşam dinamiklerinin hızla kabuk değiştirdiği bu eşsiz coğrafyada, yerleşik halkın tercihleri turizm rüzgarından çok daha farklı esiyor.
TURİZMİN GÖLGESİNDE KALAN KIRSAL BÖLGELER
Muğla denilince akla Bodrum, Marmaris, Fethiye gibi hızla kalabalıklaşan ve sürekli dışarıdan göç alan vitrin ilçeler gelse de, iç kesimlerde durum oldukça farklı. İl genelinde ikamet edenlerin neredeyse yarısının farklı illerden geldiği bilinse de, Muğla'nın kendi öz nüfusu artan maliyetler ve farklı kariyer hedefleri sebebiyle rotasını büyük metropollere çeviriyor.

İÇ KESİMLERDEN BÜYÜKŞEHİRLERE KİTLEYSEL AKIN
Göç haritasına bakıldığında, turizm çemberinin dışında kalan Kavaklıdere, Yatağan ve Ula gibi ilçelerden merkezlere ve çevre illere ciddi çıkışlar olduğu gözlemleniyor. Toplam göç hareketliliğinde ise Muğlalıların en çok tercih ettiği şehirlerin başında İstanbul, İzmir, Ankara ve Antalya geliyor. Sadece son bir yıl içerisinde binlerce vatandaş kalıcı olarak İstanbul ve İzmir'e taşındı.
ARTAN YAŞAM MALİYETLERİ BÖLGE HALKINI ZORLUYOR
Muğla'dan çıkışların ve iç kesimlerdeki ilçelerden göçün en büyük tetikleyicisi hiç şüphesiz fahiş oranlarda artan kira ve yaşam maliyetleri. Turizm odaklı enflasyon, yerel halkın barınma sorunları yaşamasına ve memur kesiminin daha uygun fiyatlı Anadolu şehirlerine tayin istemesine yol açıyor. Ayrıca gençlerin eğitim ve beyaz yakalı istihdamı için dev sanayi şehirlerini tercih etmesi, bu sessiz göçün en önemli parçalarından birini oluşturuyor.




