Özellikle sahil kentlerimizde yüksek yaşam maliyetleri ve barınma giderleriyle mücadele eden geniş bir kesim, gözünü devletin atacağı adımlara dikmiş durumda. Emeklilik dönemini rahat geçirmek isteyenlerin umut bağladığı yasal düzenlemeler, ekonomik darboğazın gölgesinde şekilleniyor. Cüzdanlardaki yangını söndürecek yapısal çözümler aranırken, uzmanların geleceğe yönelik çizdiği vizyon, toplumun farklı kesimlerinde ciddi yankı buluyor.
• Muğla’da yaşayan binlerce kişi kademeli emeklilik konusunda endişeli.
• Prof. Dr. Aziz Çelik, hükümetin sosyal güvenlik harcamalarını kısmayı hedeflediğini belirtti.
• Çelik, hükümetin EYT sonrası sosyal güvenlik bütçesini bahane ederek “keşke bunu yapmasaydık” dediğini ifade etti.

Asgari Ücret Düzeyine İnen Maaşlar
Market raflarındaki etiketlerin her gün değiştiği bir ortamda, emeklilerin alım gücündeki erime de korkutucu boyutlara ulaştı. Maaşlara yapılan 17,76'lık zammın kuruşu kuruşuna hesaplanıp hiçbir iyileştirme yapılmaması, emekliyi derinden yaraladı. Geçmiş yıllardaki denge tamamen bozulmuş durumda. 2019 yılında ortalama aylık alan bir emekli, en düşük maaştan yüzde 92 daha fazla kazanıyordu. Eğer o adalet korunabilseydi, bugün en az 23 bin 552 lira olacak taban maaşın karşısında, ortalama maaş 40 bin liralara ulaşacaktı.
Siyasetin Çekmecesindeki Sürprizler
Böylesine daralan bir ekonomide, önümüzdeki seçim süreçleri belki de tek çıkış yolu olarak görülüyor. Ünlü SGK uzmanı, 2027 yılı için asgari ücret ve emekli maaşlarında büyük bir refah payı artışı beklemiyor; yalnızca resmi enflasyonun biraz üzerinde bir zammın gelebileceğini tahmin ediyor. Kendi izledikleri ekonomi politikası çerçevesinde sorunu çözecek bir yapı olmadıklarını belirten Çelik, siyasetin köşeye sıkıştığında son dakika manevralarıyla enteresan adımlar atabileceğine de işaret ediyor. Yani, sandık yaklaşana kadar dar gelirli için köklü bir çözüm ufukta görünmüyor.
Kaynak: Haber Merkezi