Sadece denize yakınlığıyla veya doğasıyla değil, son dönemde emlak piyasasındaki katı kurallarıyla da gündeme gelen şehirde, ev kiralayabilmek ciddi bir sabır ve finansal güç gerektiriyor. Mülk sahiplerinin talepleri, barınma hakkını temel bir ihtiyaç olmaktan çıkarıp, adeta lüks bir ayrıcalığa dönüştürüyor.

Belirli Gruplara Kapılar Tamamen Kapalı
Muğla'da kiralık ev sitelerine göz atıldığında, ayrımcı ifadelerin hızla arttığı göze çarpıyor. Evcil hayvanı olanlar, bekar vatandaşlar, üniversite öğrencileri ve emekliler doğrudan hedefe konarak reddediliyor. Çoğu ilanda "sadece devlet memuruna" veya "kurumsal firmada çalışana" verileceği kesin bir dille belirtiliyor. Ancak memur olmak da kiralama sürecini tamamlamak için yetmiyor. Özel sektörde düzenli geliri olan vatandaşlar veya esnaflar da ödeme güvenceleri bulunmasına rağmen bu şartlar yüzünden barınma sorunuyla baş başa bırakılıyor. İlanlarda aile yapısına ve çocuk sayısına bile müdahale edildiği görülüyor.
Şaşırtıcı Maddeler ve Fiziki Takipler
Şartnamelere eklenen detaylar sosyal medyanın da diline düştü. Kiraladığı evi tam 50 günde bir denetlemeyi şart koşan mülk sahipleri mevcut. Bu denetimlerde, evdeki eşyaların duvarla temas edip etmediğine veya mutfakta bulaşık birikip birikmediğine kadar incelemeler yapılacağı öne sürülüyor. Üstelik kiracı adayının geçmiş kredi kayıtları ve icra dosyaları da en ince ayrıntısına kadar sorgulanıyor. İşin içine tahliye taahhütnamelerinin zorunlu tutulması da girince, kiracılar sürekli diken üstünde yaşamak zorunda kalıyor.
Maddi Yükler ve Kanuni Sınırlar
Muğla'da eşyalı bir ev tutmak isteyen kişi, 100 bin ila 250 bin lira arasında değişen devasa senetlere imza atmak durumunda. Kira bedellerinin 6 aylık ya da yıllık olarak peşin istenmesi, emlakçı bedelleri ve diğer masraflarla birleştiğinde ilk etapta cepten 100 bin liranın üzerinde bir rakam çıkmasına neden oluyor. Bunun yanında devlet memuru statüsünde bir de kefil isteniyor. Oysa Türk Borçlar Kanunu'nun 342'nci maddesi kiracıyı koruyan bir hüküm içeriyor. Kanuna göre güvence bedeli, diğer adıyla depozito, üç aylık kira meblağını kesinlikle geçemez. Buna rağmen peşinatlar ve teminat senetleriyle kanuni sınırların çok ötesine geçiliyor.





