Turkuaz suları ve eşsiz koylarıyla dünyanın dört bir yanından insanları kendine çeken Güney Ege, bu benzersiz güzelliklerinin yanı sıra tektonik açıdan oldukça hareketli ve tehlikeli bir zemin üzerinde bulunuyor. Bölgenin bu jeolojik kimliği, zaman zaman yer kabuğunun şiddetli bir şekilde uyanmasına ve hayatın olağan akışının saniyeler içinde kesintiye uğramasına neden oluyor. Özellikle geçmiş yıllarda yaşanan ve şiddetiyle tüm bölgeyi uykusundan uyandıran doğa olayları, kıyı şeridindeki yerleşim yerlerinde unutulmaz bir trajediye ve devasa fiziki değişimlere yol açmıştır. Şehrin yakın tarihinde yaşanan o sarsıcı iki gün, hem hüznün hem de akılcı bir devlet aklıyla hayatta kalma mücadelesinin en net örneklerinden biri olarak tarihe geçmiştir.

7 SAAT ARAYLA İKİ BÜYÜK SARSINTI

Muğla tarihindeki en büyük yıkımlardan biri, 24 ve 25 Nisan 1957 tarihlerinde Fethiye ilçesinde meydana geldi. Felaket, 24 Nisan gecesi saat 21.17'de meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki öncü sarsıntıyla başladı. Halkın büyük bir kısmının teravih namazı nedeniyle camilerde olduğu bu anlarda büyük bir panik yaşandı. Ancak asıl yıkım, bu sarsıntıdan tam 7 saat sonra, 25 Nisan sabahı saat 04.26'da gerçekleşen 7.1 büyüklüğündeki ana depremle geldi. Yaklaşık 60 saniye boyunca dünyayı beşik gibi sallayan bu büyük deprem, Fethiye'de aralarında hastane, okul, cezaevi ve belediye binasının da bulunduğu 3 bin 100'den fazla yapıyı tamamen haritadan sildi. Asfalt yollar yarıldı, sahil rıhtımının 5-6 metrelik kısmı koparak Akdeniz'in sularına gömüldü.

KAYMAKAM OKUŞ'UN HAYAT KURTARAN KARARI

7.1 büyüklüğündeki bu korkunç felakette 3 binin üzerinde bina yıkılmış olmasına rağmen, ölü sayısı 67'de kaldı. Bu mucizevi durumun arkasında ise dönemin Fethiye Kaymakamı Kamil Nezih Okuş'un tarihi kararı yatıyordu. İlk sarsıntının ardından tehlikeyi sezen Kaymakam Okuş, jandarma ve polis ekiplerine emir vererek, halkın ne pahasına olursa olsun evlerine girmesini yasakladı ve herkesi geceyi sokakta geçirmeye zorladı. Bu öngörü sayesinde sabaha karşı gelen büyük yıkımda binlerce insanın enkaz altında kalması engellendi. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes, bölgeyi ziyareti sırasında bu kahramanlığından ötürü kendi ceketini çıkararak Kaymakam Okuş'a hediye etti.

Muhabir: Haber Merkezi