Muğla'nın turizm merkezi Fethiye'nin 8 kilometre güneyinde yer alan Kayaköy Örenyeri, antik dönemde Karmylassos adıyla biliniyordu. Filolojik verilere göre geçmişi milattan önce üç binli yıllara kadar uzanan bölgede, günümüze ulaşan en eski buluntular milattan önce dördüncü yüzyılı işaret ediyor.

Yamaca dayalı olarak inşa edilen yapı gruplarının tamamı, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde bölgeye iskan eden Rumlar tarafından hayata geçirildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarında gerçekleşen nüfus mübadelesiyle birlikte, buradaki Rumlar ile Batı Trakya'daki Türkler yer değiştirdi. Boşaltılan kentteki ahşap mimari unsurların zamanla doğaya yenik düşmesi, bölgeye bugünkü meşhur hayalet şehir görünümünü kazandırdı.

KAYAKÖY ÖRENYERİ'NE NASIL GİDİLİR?

Muğla'nın en çarpıcı tarihi rotalarından biri olan Kayaköy'e ulaşım seçenekleri ziyaretçiler için oldukça net bir güzergah sunuyor. Fethiye ilçe merkezinden veya Ölüdeniz üzerinden kara yoluyla bölgeye kolaylıkla geçiş yapılabiliyor. Özellikle Hisarönü güzergahı, kendi aracıyla seyahat edenler için en pratik rotaların başında geliyor.

Toplu taşımayı tercih edecek ziyaretçiler için Fethiye otogarından hareket eden minibüsler ve MUTTAŞ otobüsleri düzenli seferler gerçekleştiriyor. Şehir dışından havayoluyla gelecek olanlar ise Dalaman Havalimanı'na iniş yaptıktan sonra transfer araçlarıyla Fethiye merkeze, oradan da aktarmalı olarak örenyerine ulaşabiliyor. Virajlı yollara sahip olan güzergahta sürücülerin dikkatli olması yönünde uyarılar yapılıyor.

TMMOB Muğla: “İş Cinayetleri Kader Değildir”
TMMOB Muğla: “İş Cinayetleri Kader Değildir”
İçeriği Görüntüle

MİMARİ YAPISI VE DİKKAT ÇEKEN ESERLER

Terk edilen kentin mimari dokusu, dönemin mühendislik zekasını net bir şekilde ortaya koyuyor. Büyüklüğü 50 metrekareyi aşmayan ikişer katlı evler, birbirinin manzarasını ve ışığını kesinlikle kesmeyecek bir düzende inşa edilmiş. Genellikle alt katları kiler olarak değerlendirilen bu evlerin girişlerinde, çatıdaki yağmur sularını toplayan zemin altı sarnıçları bulunuyor.

Devasa yerleşkenin içerisinde sadece sivil mimari örnekleri yer almıyor. Bölge geneline yayılan çok sayıda şapelin yanı sıra, iki büyük kilise, bir okul ve bir gümrük binası kentin o dönemki sosyo-ekonomik gücünü yansıtıyor. Günümüzde bu yapılar, koruma altındaki açık hava müzesinin en önemli parçalarını oluşturuyor.

Muhabir: Haber Merkezi