Arkeolojik ve tarihi değerler açısından Türkiye'nin en önemli göllerinden biri olan Bafa Gölü, ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Antik çağlardan günümüze uzanan tarihi dokusu ve zengin biyoçeşitliliği ile göl, hem araştırmacıların hem de doğa tutkunlarının odak noktasında yer alıyor.
BAFA GÖLÜ'NE NASIL GİDİLİR?
Çevresi asırlık zeytin ağaçlarıyla kaplı olan Bafa Gölü, Muğla'nın Milas ile Aydın'ın Söke ilçeleri arasındaki sınır hattında konumlanıyor. Göl çevresinde doğa yürüyüşü yapmak ve yöresel lokantalarda vakit geçirmek isteyenler için bölgeye ulaşım oldukça kolay. İzmir-Bodrum karayolu (D525) üzerinden seyahat eden sürücüler, Söke istikametini geride bıraktıktan kısa süre sonra doğrudan göl manzarasıyla karşılaşıyor. Milas ilçe merkezine yaklaşık 40 kilometre mesafede bulunan bölgeye, şehirlerarası otobüsler veya özel araçlarla doğrudan ulaşım sağlanıyor.

DENİZDEN KOPAN DOĞA HARİKASI
Yaklaşık 2000 yıl önce büyük bir deniz körfezi olan bölge, Büyük Menderes Nehri'nin taşıdığı alüvyonlarla dolarak bugünkü Söke Ovası'na dönüştü. Yaşanan bu coğrafi değişim sonucunda denizden kopan Bafa Gölü, iç kesimde kalan bağımsız bir su kütlesi halini aldı. Gölün üzerinde, biri kumulla karaya bağlı olmak üzere iki dikkat çekici ada bulunuyor.
ANTİK KENT VE MANASTIRLAR ZİYARETÇİLERİ BEKLİYOR
Zengin bir su altı yaşamına sahip olan gölde kefal, levrek ve yılan balığı popülasyonu dikkat çekiyor. Bölgeyi su üzerinden keşfetmek isteyen ziyaretçiler, dolmuş usulü motor turlarıyla adalara ve Heraklia Antik Kenti'ne geçiş yapabiliyor. Göldeki adalarda inşa edilen tarihi manastır ve kiliseler arasında en eski yapı olarak Yediler Manastırı öne çıkıyor.



