Yerin yaklaşık on üç kilometre altında meydana gelen sarsıntının ardından ünlü yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Bölgenin sismik hareketliliğine dikkat çeken uzman isim, depreme dayanıklı yapı stokunun aciliyetini vurguladı. Vatandaşlara siyasi tercihlerini belirlerken dirençli kentler inşa edecek yönetimleri seçmeleri yönünde net mesajlar iletildi. Uzman ismin bu çağrısı, afet bilinci ve kentsel dönüşüm ekseninde büyük bir tartışmayı yeniden alevlendirdi.

Sismik ağların kaydettiği AFAD verileri
Pütürge merkezli yaşanan bu son yer hareketi, bölgedeki fay hatlarının aktif durumunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kurumun resmi kanallarından elde edilen sismik analiz sonuçlarına bakıldığında, 24.05.2026 günü akşam saat 22:36:49 sularında hareketlilik tespit edildi. Bu tektonik aktivitenin şiddeti ölçüm cihazlarına 4.0 (Mw) olarak yansıdı. Enlem bazında 38.25556 N, boylam açısından ise 38.60944 E koordinatlarında patlak veren bu doğa olayı, yerkabuğunun tam 12.76 km derinliğinde gerçekleşti. Hem merkez üssü olan ilçede hem de komşu vilayetlerde hafif çaplı paniğe yol açan sallantı, neyse ki herhangi bir hasarla veya can kaybıyla sonuçlanmadı. İlgili birimler her ihtimale karşı teyakkuz halini korurken, yeraltındaki bu hareketlilik bilim dünyasının da radarından kaçmadı.
Doğu Anadolu Fayı sistemindeki riskler büyüyor
Yaşanan sarsıntıya ilişkin en ciddi jeolojik değerlendirme, alanında duayen olarak kabul edilen yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür cephesinden geldi. Kendisine ait sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyunu hızla bilgilendiren uzman akademisyen, Pütürge-Söğütlü hattında meydana gelen hareketin altyapısını anlattı. Meydana gelen 4.0 büyüklüğündeki sallantının, bölgenin en büyük tektonik yapısı olan Doğu Anadolu Fayı (DAF) sistemine paralel uzanan farklı bir fay zonu içinde geliştiği bilgisini verdi. Tehlikenin boyutlarına dikkat çeken profesör, şehirde binaların sismik sarsıntılara karşı dirençli hale getirilmesi için yürütülecek faaliyetlerin artık ertelenemez bir mecburiyet olduğunu ifade etti. Er ya da geç bölgeyi çok daha zorlu sismik testlerin beklediğini kaydeden bilim insanı, fiziksel ve yapısal hazırlıkların derhal tamamlanması gerektiğine işaret etti.
Güvenli yaşam talebi sandıklara yansımalı
Afet risklerinin her türlü siyasi mülahazanın üzerinde bir mesele olduğunun altını ısrarla çizen Prof. Dr. Naci Görür, doğrudan yöre halkına seslenerek uyarılarda bulundu. Dirençli şehirleşme adımlarının yalnızca bilim insanlarının raporlarıyla değil, ancak halkın güçlü talebiyle hayata geçirilebileceğini kaydetti. Bölge insanının, güvenli konut projelerini ve yapısal kentsel dönüşüm faaliyetlerini hükümet yetkililerinden yüksek sesle talep etmesi gerektiğini belirten uzman, çözüm adresi olarak seçim sandıklarını gösterdi. Sandığa gidildiğinde verilecek oyların, kenti olası afetlere hazırlayacak sağlam bir iradeye göre şekillenmesi gerektiğini çok açık bir dille ifade etti. Bu tarz küçük sarsıntıların sadece geçici birer doğa olayı olarak algılanmaması ve şiddetli yıkımlara karşı acil bir ikaz niteliği taşıdığı fikrini savunan deneyimli jeolog, bölge sakinlerine geçmiş olsun dileklerini ileterek açıklamalarını sonlandırdı.



