İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın 1993-2025 yıllarını kapsayan Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararlarına tepki gösterdi. 32 yıllık süreçte değerlendirilen 94 bin 282 projeden yalnızca 96'sına 'ÇED Olumsuz' kararı verildiğini belirten Ergun, "Türkiye’de çevreye etkisi olabilecek projelerin neredeyse 10’da 9’u, kapsamlı bir çevresel değerlendirmeye tabi tutulmadan hayata geçirilmiştir" dedi.

Yi̇ Partili Ergun'dan Çed Tepkisi 32 Yılda 94 Bin Projeden Sadece 96'Sına Ret (3)

İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun, "ÇED Gerçeği: Çevreyi Koruyan Sistem mi, Ranta Açılan Kapı mı?" başlıklı yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamasında Bakanlık verilerini paylaşan Ergun, sistemin çevreyi korumaktan ziyade şirketlerin önünü açan bir formaliteye dönüştüğünü savundu.

"Her bin projeden yalnız 1'i durduruldu"

Son 32 yılda toplam 8 bin 794 projeye 'ÇED Olumlu', 83 bin 925 projeye ise 'ÇED Gerekli Değildir' kararı verildiğini vurgulayan Ergun, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"1.467 proje için ‘ÇED Gereklidir / ÇED Raporu Hazırlanmalıdır’ kararı alınmıştır. Toplamda değerlendirilen yaklaşık 94 bin 282 projenin sadece binde 1’i (%0,10) reddedilmiştir. Başka bir ifadeyle, her 1.000 projeden yalnızca 1’i çevre açısından uygun bulunmayarak durdurulmuştur. Buna karşılık verilen 83 bin 925 ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararı, toplam kararların yaklaşık %89’una karşılık gelmektedir. Yani Türkiye’de çevreye etkisi olabilecek projelerin neredeyse 10’da 9’u, kapsamlı bir çevresel değerlendirmeye tabi tutulmadan hayata geçirilmiştir."

Yi̇ Partili Ergun'dan Çed Tepkisi 32 Yılda 94 Bin Projeden Sadece 96'Sına Ret (2)

"Mücadelelerin temelinde bu anlayış yatıyor"

Türkiye'nin dört bir yanında, özellikle Muğla ve çevresinde yaşanan çevre mücadelelerine dikkat çeken Ergun, şunları kaydetti:

"Bugün Muğla’dan Artvin’e, Kaz Dağları’ndan Akbelen’e kadar yaşanan çevre mücadelelerinin temelinde işte bu anlayış yatmaktadır. Maden sahaları genişliyor, ormanlar kesiliyor, tarım arazileri yapılaşmaya açılıyor, su kaynakları tehdit altına giriyor. Ama bütün bunlara rağmen devletin çevresel denetim mekanizmasının sadece 96 kez ‘dur’ diyebilmiş olması düşündürücüdür. ÇED süreçleri, çevreyi korumanın değil yatırım projelerine hukuki meşruiyet sağlamanın aracına dönüştürülmüştür. Çevreyi koruması gereken sistem, çoğu zaman şirketlerin önünü açan bir formaliteye dönüşmüştür."

Muğlaspor Briç Takımı B Ligi’nde Zirveye Yerleşti
Muğlaspor Briç Takımı B Ligi’nde Zirveye Yerleşti
İçeriği Görüntüle

"ÇED gerekli değildir kararları istisna olmalı"

ÇED süreçlerinin bağımsız bilim insanları ve yerel halkın katılımıyla yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirten Ergun, açıklamasını çözüm önerileriyle tamamladı:

"‘ÇED Gerekli Değildir’ kararları istisna olmalı, kural haline getirilmemelidir. Ormanları, meraları, zeytinlikleri ve su havzalarını tehdit eden projelerde çok daha sıkı çevresel denetim uygulanmalıdır. Kalkınma ile çevre koruma arasında gerçek bir denge kurulmalıdır. Çünkü kalkınma; ormanları, zeytinlikleri, dereleri ve yaşam alanlarını feda ederek değil, gelecek nesillere yaşanabilir bir ülke bırakarak sağlanır. Çevreyi koruyamayan bir anlayışın sürdürülebilir kalkınmadan söz etmesi mümkün değildir."

Muhabir: Aziz Şahin