Uzun ve sağlıklı bir yaşam, artık modern insanın en büyük hedeflerinden biri. Ünlü hekim Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, longevity biliminin temel amacını açıklayarak, biyolojik yaşı yönetmenin ve sağlıklı yaşlanmanın önemine dikkat çekti. NTV’de Yaşasın Hayat programına katılan Müftüoğlu, sadece uzun yaşamak değil, uzun ömrü sağlıkla doldurmanın esas olduğuna dikkati çekti. Peki, bu mümkün mü? İşte Müftüoğlu’nun sağlıklı yaşam ve longevity bilimi üzerine çarpıcı açıklamaları...

Ünlü hekim Osman Müftüoğlu, longevity biliminin asıl hedefinin yalnızca yaşam süresini uzatmak olmadığını, uzun ömrü en iyi sağlık haliyle doldurmak olduğunu söyledi.  Peki, biyolojik yaşımızı yöneterek, hem bedenen hem de ruhen daha sağlıklı bir yaşam sürmek mümkün mü? NTV’den Burcu Kaya’nın Yaşasın Hayat programında soruarını yayınlayan  Müftüoğlu’nun açıklamaları, sağlıklı bir yaşamın kapılarını aralamak isteyenler için adeta bir yol haritası sunuyor.

Kronolojik Yaş mı, Biyolojik Yaş mı?

Osman Müftüoğlu, kronolojik yaşın yalnızca bir sayı olduğuna işaret ediyor. Doğum belgemizde yazan yaşın bir mahkeme kararıyla bile değiştirilebileceğini söyleyen Müftüoğlu, biyolojik yaşın ise gerçek yaşımız olduğunu belirtiyor. "Biyolojik yaş, yalnızca bir sayıdan ibaret değil; ruhsal ve psikolojik yapınızı da kapsar," diyen Müftüoğlu, longevity biliminin biyolojik yaşın daha yavaş ve sağlıklı ilerlemesini hedeflediğini ifade ediyor.

Sağlıklı Yaşam Süresi Neden Kısalıyor?

Dünyada yaşam süresi uzasa da sağlıklı yaşam süresinin giderek azaldığını belirten Müftüoğlu, Türkiye’de insanların ortalama 78 yıl yaşadığını ancak bunun sadece 63 yılını sağlıklı geçirebildiğini söylüyor. Geri kalan yılların ise hastanelerde, yoğun bakımlarda veya doktor muayenehanelerinde geçtiğini ifade ediyor. Müftüoğlu, "Uzun yaşam, sağlıklı yaşama dönüştürülmeli. Hedef, çürüyerek ölmek değil; ayakta, dimdik bir şekilde hayata veda etmektir," diyerek konunun önemini vurguluyor.

Kronik Hastalıklarla Mücadelede Longevity’nin Rolü

Modern tıbbın akut hastalıklarla mücadelede önemli ilerlemeler kaydettiğini hatırlatan Müftüoğlu, kronik hastalıkların ise hâlâ ciddi bir sorun olduğuna dikkat çekiyor. Diyabet, hipertansiyon, damar sertliği, obezite ve Alzheimer gibi hastalıkların bireyi yavaş yavaş çürüten bir sürece sürüklediğini belirten Müftüoğlu, bu süreçte hem bireyin hem de çevresinin büyük zorluklarla karşılaştığını dile getiriyor.

Sağlıklı Yaşlanmanın Şifreleri

Müftüoğlu’na göre, sağlıklı yaşlanmanın anahtarı yaşam tarzımızdaki yanlışları erken fark edip değiştirmekten geçiyor. "65 yıl yaşayın ama adam gibi yaşayın; 75 yıl yaşayın ama ayakta ve dimdik yaşayın," diyen Müftüoğlu, hayatın her anını sağlıkla yaşamanın, doğru alışkanlıkları kazanmakla mümkün olduğunu belirtiyor.

Çürüyerek Mi Yoksa Ayakta Mı? Karar Sizin

Müftüoğlu’nun en çarpıcı mesajı ise hayatın son dönemine dair: "Kim olduğunuzun farkında olmadan, anılarınızı hatırlayamadan çürüyerek ölmek mi, yoksa ayakta ve yürüyerek ölmek mi? Karar sizin." Yaşamın her anını daha kaliteli ve sağlıklı geçirmek için doğru adımları atmanın önemine dikkat çeken Müftüoğlu, sağlıklı bir geleceğin ancak bugünden yapılan değişikliklerle mümkün olduğunu ifade etti.

Müftüoğlu sağlıklı yaşam için şunları söyledi:

“65 yaşayalım, adam gibi yaşayalım. Sağlıklı yaşayalım, insan gibi yaşayalım daha doğrusu yanlış söyledim. 75 yaşayalım, ayakta ve dimdik ağaçlar ayakta ölür. Ayakta ölelim, ayakta ölelim. Yürüyerek ölelim, çürüyerek ölmeyelim. Çünkü bu kronik hastalıkların hepsi bizi çürüten hastalıklar. Akut hastalıklarla mücadelede modern tıp muazzam mesafe aldı. Artık kimse bronşitten, nezdeden, gripten, zat üreden falan ölmüyor kolay kolay. Bugünkü ölümler diabete bağlı, damar sertliğine bağlı, hipertansiyona bağlı, bunamaya bağlı, kalp yetmezliğine bağlı, kansere bağlı, obeziteye bağlı. Maalesef kronik ve yavaş yavaş silsil silsil öldüğünüz bir süreç. Ve bu süreçte hem kendinize, bedeninizi ve ruhunuza, hem çevrenize, ailenize ve toplumunuza, hem de insanlar yük olma maalesef şanssızlığı yaşayabiliyorsunuz. Hatta en kötüsü kendinizden haberiniz olmadan bunayarak ölmek öyle bir şey. Kim olduğunuzun farkında olmadan, kendi anılarınızla konuşamadan, kendi anılarınızı yaşayamadan maalesef çürüyerek ölüyorsunuz. Karar sizin. Çürüyerek mi öleceksiniz, ayakta ve yürüyerek mi? Eğer ayakta ve yürüyerek ölmek istiyorsanız, hayatınızdan yanlışları mümkün olduğu kadar erken sürede ve mümkün olduğu kadar süratle çıkarın. Onun için hem bu programda söyledikleriniz hem de bu kitapta paylaştıklarınız aslında bizler için doğru yol haritası olacaktır diye düşünüyorum.”

Osman Müftüoğlu’nun sözleri, uzun bir ömürden çok, kaliteli ve sağlıklı bir yaşamın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Şimdi, karar sizin: Ömrünüze sağlık katmak için ne yapmayı tercih ediyorsunuz?

 

Muhabir: Kadir Tamer