Fethiye Haberleri

Fethiye’de Kaplumbağalara Kırmızı Işık Koruması

Deniz kaplumbağaları için kırmızı ışık uygulaması Fethiye’de genişliyor. ADM Elektrik’in projesi doğal yaşamı koruyacak.

Abone Ol

Deniz kaplumbağaları için hayata geçirilen kırmızı ışık uygulaması, Muğla’nın Fethiye ilçesinde yeni bir aşamaya geçiyor. Aydem Enerji çatısı altında faaliyet gösteren ADM Elektrik, deniz kaplumbağalarının yuvalama ve denize ulaşma süreçlerini olumsuz etkileyen yapay aydınlatmaların etkisini azaltmak amacıyla sokak lambalarını kırmızı ışığa dönüştürüyor. İlk olarak 2025 yılında Karaot Plajı’nda uygulanan proje, şimdi Kocaçalış Plajı’nda genişletiliyor. Pamukkale Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen çalışma, Türkiye’de deniz kaplumbağalarının korunmasına yönelik ilk kırmızı ışık uygulamalarından biri olarak öne çıkıyor.

Fethiye’de Deniz Kaplumbağaları İçin Kırmızı Işık Uygulaması Yaygınlaşıyor

Kıyı bölgelerinde artan nüfus ve turizm hareketliliği, doğal yaşam üzerinde yeni baskılar oluşturuyor. Özellikle gece saatlerinde kullanılan yoğun yapay aydınlatmalar, deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsünü doğrudan etkileyebiliyor. Bu durum hem yuvalama dönemindeki yetişkin dişileri hem de yumurtadan çıkan yavruları etkiliyor.

ADM Elektrik tarafından yürütülen proje kapsamında Kocaçalış Plajı çevresindeki sokak aydınlatmaları kırmızı ışık sistemine dönüştürülüyor. Bilimsel araştırmalar, deniz kaplumbağalarının kırmızı ışığı algılamadığını ortaya koyuyor. Böylece yavrular, şehir ışıklarına yönelmek yerine doğal olarak denizin aydınlık ufkunu takip ederek suya ulaşabiliyor. Uygulama aynı zamanda bölgedeki aydınlatma hizmetinin kesintisiz sürmesini sağlıyor.

Bilimsel Çalışmalar Kırmızı Işığın Etkisini Ortaya Koyuyor

Pamukkale Üniversitesi Deniz Kaplumbağası Uzmanı Öğr. Gör. Dr. Doğan Sözbilen, Fethiye kıyılarının Türkiye’nin en önemli yuvalama alanlarından biri olduğunu belirtiyor. Bölge, uzun yıllardır Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen izleme ve koruma çalışmalarına ev sahipliği yapıyor.

Sözbilen’e göre beyaz ve yüksek yoğunluklu ışıklar, dişi kaplumbağaların yuva yapma davranışlarını değiştirebiliyor. Daha büyük risk ise yumurtadan çıkan yavrular için ortaya çıkıyor. Doğal koşullarda denizin yansıttığı ışığı takip eden yavrular, şehir aydınlatmalarını deniz sanarak yanlış yöne hareket edebiliyor. Son yıllarda farklı ülkelerde yaygınlaşan kırmızı ışık uygulamaları ise bu riski önemli ölçüde azaltıyor. Fethiye’de yürütülen çalışma, bu yaklaşımın Türkiye’deki ilk örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Kocaçalış Plajı’nda Koruma Çalışmaları Uzun Vadeli Takip Edilecek

Deniz kaplumbağalarının yaşam döngüsü oldukça uzun bir zaman dilimine yayılıyor. Yumurtadan çıkan bir yavrunun ergin birey haline gelmesi 20 ila 25 yılı bulabiliyor. Bu nedenle koruma projelerinin sonuçları kısa sürede ortaya çıkmıyor. Uzmanlar, Akdeniz genelinde yuva sayılarında artış eğilimi gözlense de Fethiye’de son 30 yılda belirgin bir değişim yaşanmadığını belirtiyor. Bu nedenle mevcut yuvalama alanlarının korunması kritik önem taşıyor. Deniz kaplumbağaları yıllar sonra doğdukları kumsallara geri dönerek yumurta bırakıyor. Bugün korunan bir yavrunun gelecekte aynı sahile dönmesi, alınan önlemlerin başarısına bağlı olacak. Proje kapsamında dişi kaplumbağaların yuvalama davranışları, yuva sayıları ve yavruların denize ulaşma oranları düzenli olarak kayıt altına alınacak. Böylece kırmızı ışık uygulamasının etkileri bilimsel verilerle değerlendirilecek.

ADM Elektrik Projeyi Bölge Genelinde Yaymayı Hedefliyor

ADM Elektrik Genel Müdürü Emrah Kalkan, şirketin çevresel sürdürülebilirlik yaklaşımının bu projenin temelini oluşturduğunu belirtti. Kalkan, deniz kaplumbağalarının bölgedeki en önemli doğal değerlerden biri olduğunu vurgulayarak, kırmızı ışık uygulamasının hem ekosistemin korunmasına hem de aydınlatma hizmetinin devamlılığına katkı sunduğunu ifade etti. Şirket, elde edilecek sonuçlara göre uygulamayı yalnızca Fethiye ile sınırlı bırakmayı planlamıyor. Aydın, Denizli ve Muğla’yı kapsayan faaliyet bölgesindeki diğer uygun kıyı alanlarında da benzer projelerin hayata geçirilmesi hedefleniyor. Bu yaklaşım, enerji altyapısı ile biyolojik çeşitliliğin korunmasının birlikte yürütülebileceğini gösteren örneklerden biri olarak görülüyor.