Eşlerden birinin hayatını kaybetmesi durumunda birlikte yaşadıkları evin kime kalacağı, mirasçılar arasında en çok merak edilen konulardan biri. Evde yalnızca sağ kalan eş mi hak sahibi oluyor, yoksa çocuklar ve diğer aile üyeleri de mirastan pay alabiliyor mu? Türk Medeni Kanunu, bu soruların yanıtını mirasçıların yakınlık derecesine ve taşınmazın hukuki durumuna göre belirliyor.
Evlilik boyunca birlikte yaşanan evin, eşlerden birinin vefatının ardından otomatik olarak diğer eşe kalacağı düşünülse de yasal düzenleme her durumda böyle işlemiyor. Türkiye'de miras paylaşımında çocukların bulunup bulunmadığı, ölen kişinin anne ve babasının hayatta olması, evin kimin adına kayıtlı olduğu ve taşınmazın ne zaman edinildiği önem taşıyor.
Türk Medeni Kanunu'na göre sağ kalan eş yasal mirasçılar arasında yer alıyor. Ancak mirasın tamamına sahip olup olmayacağı, diğer mirasçıların bulunmasına bağlı olarak değişiyor.
Eşlerden biri ölürse ev kime kalır?
Eşlerden birinin vefat etmesi, ölen eşin adına kayıtlı evin kendiliğinden tamamen diğer eşe geçmesi anlamına gelmiyor.
Ölen kişinin çocukları varsa sağ kalan eş, çocuklarla birlikte mirasçı oluyor. Çocuk bulunmaması durumunda ise ölen kişinin anne ve babası, kardeşleri veya daha uzak derecedeki yasal mirasçıları gündeme gelebiliyor.
Bu noktada önemli ayrıntı, miras paylarının doğrudan evin tamamı üzerinden hesaplanmasının her zaman doğru olmaması. Öncelikle eşler arasındaki mal rejiminden kaynaklanan hakların değerlendirilmesi gerekebiliyor.

Çocuk varsa evin ne kadarı eşe kalır?
Türk Medeni Kanunu'nun 499. maddesine göre ölen kişinin çocukları veya çocuklarının yerine geçen altsoyu bulunuyorsa sağ kalan eşin yasal miras payı dörtte bir oluyor.
Örneğin, evin tamamının ölen kişiye ait olduğu, başka mal rejimi alacağı bulunmadığı ve paylaşımı değiştiren bir tasarruf olmadığı varsayıldığında:
- Sağ kalan eş mirasın yüzde 25'ini alıyor.
- Bir çocuk varsa kalan yüzde 75 çocuğa kalıyor.
- İki çocuk varsa kalan yüzde 75, çocuklar arasında eşit paylaşılıyor. Her çocuğun payı yüzde 37,5 oluyor.
- Üç çocuk varsa her çocuğun payı yüzde 25 oluyor.
Bu oranlar miras paylaşımına ilişkin. Evlilik sırasında edinilen mallardan doğabilecek haklar nedeniyle sağ kalan eşin ev üzerindeki toplam hakkı farklı olabiliyor.
Çocuk yoksa ev tamamen eşe mi kalır?
Çocuğu olmayan çiftlerde de evin tamamının mutlaka sağ kalan eşe kalacağı söylenemiyor.
Ölen kişinin anne veya babası hayattaysa ya da onların yerine mirasçı olabilecek altsoyları bulunuyorsa sağ kalan eş, mirasın yarısına hak kazanıyor. Diğer yarı ise ilgili mirasçılar arasında paylaşılıyor.
Dolayısıyla ölen kişinin çocuğu olmaması, sağ kalan eşin tek mirasçı olduğu anlamına gelmiyor.
Ölen kişinin anne ve baba zümresinde mirasçısı bulunmuyorsa bu kez büyükanne, büyükbaba ve kanunda belirtilen yakınları gündeme geliyor. Bu durumda sağ kalan eşin miras payı dörtte üçe yükseliyor.
Kanunun öngördüğü diğer yasal mirasçılar da bulunmuyorsa mirasın tamamı sağ kalan eşe kalıyor.

Ev evlilik sırasında alındıysa paylaşım değişir mi?
Miras konusunda en önemli ayrıntılardan biri, evin evlilikten önce mi yoksa sonra mı satın alındığı.
Türkiye'de eşler arasında başka bir mal rejimi seçilmemişse kural olarak edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanıyor.
Bu kapsamda evlilik sırasında çalışma karşılığı elde edilen gelirle satın alınan bir ev, tapuda yalnızca ölen eşin adına kayıtlı olsa bile mal rejimi tasfiyesine konu olabiliyor.
Örneğin 4 milyon TL değerindeki bir evin tamamının evlilik içinde edinilmiş mal niteliğinde olduğu ve hesaplamayı değiştiren başka alacak veya borç bulunmadığı varsayılsın.
Bu durumda sağ kalan eşin 2 milyon TL tutarında katılma alacağı doğabiliyor. Ölen eşin payına düşen kalan 2 milyon TL ise miras paylaşımına konu oluyor.
Çiftin iki çocuğu varsa sağ kalan eş, bu 2 milyon TL'nin ayrıca dörtte birini miras olarak alabiliyor.
Böylece sağ kalan eşin toplam ekonomik hakkı 2 milyon 500 bin TL'ye, iki çocuğun her birinin payı ise 750 bin TL'ye karşılık geliyor.
Ancak bu örnek her ev için geçerli değil. Evin kişisel mal olup olmadığı, borçlar, mal rejimi sözleşmesi ve diğer malvarlığı unsurları sonucu değiştirebiliyor. Ayrıca katılma alacağı, kendiliğinden taşınmazda aynı oranda tapu payı kazanıldığı anlamına gelmiyor.
Ev ölen eşin evlilikten önce aldığı bir evse ne olur?
Eşlerden birinin evlenmeden önce sahibi olduğu ev, kural olarak o eşin kişisel malı kabul ediliyor.
Bu nedenle evin evlilikten önce satın alınmış olması, evlilik sırasında edinilen bir taşınmazla aynı hukuki sonuca yol açmayabiliyor.
Böyle bir taşınmazın miras yoluyla paylaşılmasında sağ kalan eşin ve diğer mirasçıların yasal miras payları esas alınıyor. Bununla birlikte taşınmaza yapılan katkılar veya başka alacak hakları ayrıca değerlendirilebiliyor.
Ölen eşe ailesinden miras kalan ya da karşılıksız kazandırma yoluyla edinilen evlerde de kişisel mal kuralları önem taşıyor.
Sağ kalan eş oturduğu evden çıkarılabilir mi?
Eşini kaybeden kişilerin en fazla merak ettiği konulardan biri de yaşadıkları evden ayrılmak zorunda kalıp kalmayacakları.
Türk Medeni Kanunu'nun 652. maddesi, sağ kalan eşe birlikte yaşadıkları aile konutuyla ilgili özel bir talep hakkı tanıyor.
Kanuna göre sağ kalan eş, terekeye dahil olan aile konutunun miras payına mahsup edilerek kendisine özgülenmesini, yani mülkiyetinin kendisine bırakılmasını isteyebiliyor.
Haklı sebeplerin bulunması durumunda mülkiyet yerine intifa veya oturma hakkı tanınması da mümkün olabiliyor.
Ayrıca 240. madde kapsamında, mal rejiminin tasfiyesinden doğan koşullar varsa sağ kalan eşin aile konutunda oturma veya konuttan yararlanma hakkı talep etmesi mümkün.
Ancak bu düzenlemeler, eşin ölümünün ardından evin otomatik olarak sağ kalan eşe geçmesi ya da konutta hiçbir koşul aranmadan ömür boyu kalınabileceği anlamına gelmiyor. Hakların kullanılması için yasal koşulların değerlendirilmesi ve gerektiğinde yargı yoluna başvurulması gerekebiliyor.
Ev sağ kalan eşin üzerine kayıtlıysa çocuklar pay alır mı?
Tapuda evin yalnızca sağ kalan eşin adına kayıtlı olması da tek başına yeterli bir ölçüt değil.
Ev sağ kalan eşin kişisel malıysa kural olarak ölen kişinin mirasına dahil olmuyor.
Ancak taşınmaz evlilik sırasında edinilmiş mallar kapsamında satın alınmışsa ölen eşin mirasçıları, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan haklar ileri sürebiliyor.
Bu nedenle tapunun kimin adına kayıtlı olduğu kadar evin nasıl ve ne zaman edinildiği de önem taşıyor.
Ölen eşin önceki evliliğinden çocuğu varsa ne olur?
Ölen kişinin önceki evliliğinden olan çocukları da yasal mirasçılar arasında bulunuyor.
Örneğin kişinin mevcut evliliğinden bir, önceki evliliğinden iki çocuğu varsa üç çocuk da mirastan eşit pay alıyor.
Sağ kalan eş mirasın dörtte birine hak kazanırken kalan dörtte üç çocuklar arasında paylaşılıyor.
Buna karşılık sağ kalan eşin önceki evliliğinden olan ve ölen kişiyle hukuken soybağı bulunmayan çocukları, yalnızca bu evlilik nedeniyle ölen kişinin yasal mirasçısı olmuyor. Evlat edinme gibi özel hukuki durumlar ise farklı sonuç doğurabiliyor.
Mirasçılar evi satmak isterse ne olur?
Bir evin birden fazla kişiye miras kalması, taşınmazın kullanımı ve satışı konusunda anlaşmazlıklara yol açabiliyor.
Mirasçılar, mirasın paylaşımı konusunda anlaşarak evin bir kişiye bırakılmasını ve diğer mirasçıların paylarının karşılanmasını sağlayabiliyor.
Anlaşma sağlanamaması durumunda ise yasal koşullara göre mirasın paylaşılması veya ortaklığın giderilmesi için yargı yoluna başvurulabiliyor.
Bununla birlikte sağ kalan eşin aile konutuna ilişkin özel hakları bulunduğundan, evin satışı ve paylaşımı değerlendirilirken bu hakların da dikkate alınması gerekiyor.

Eşiniz vefat ederse ilk olarak ne yapılmalı?
Sağ kalan eşin ev üzerindeki haklarının belirlenebilmesi için öncelikle mirasçıların ve miras paylarının tespit edilmesi gerekiyor.
Bu amaçla mirasçılık belgesi alınabiliyor. Ardından tapu kaydı, taşınmazın edinilme tarihi, eşlerin tabi olduğu mal rejimi ve varsa vasiyetname gibi belgeler değerlendiriliyor.
Sonuç olarak, eşlerden birinin vefatı halinde oturulan evin tamamen diğer eşe kalması her durumda mümkün değil. Çocukların ve diğer yasal mirasçıların bulunması miras oranlarını değiştirirken, sağ kalan eşin mal rejiminden kaynaklanan hakları ve aile konutuna ilişkin özel korumalar da paylaşımda belirleyici olabiliyor.
Kaynaklar: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (özellikle 219, 225, 236, 240, 495–499 ve 652. maddeler); Adalet Bakanlığı mevzuat ve içtihat sistemi – aile konutu değerlendirmesi.
Editoryal not: Haberdeki örnek hesaplamalar genel mal rejimi ve yasal miras kurallarına dayanıyor. Vasiyetname, mal ayrılığı sözleşmesi, borçlar, kişisel mallar ve aile konutunun özgülenmesi gibi durumlar somut olayın sonucunu değiştirebilir. Haber, bireysel hukuki danışmanlık yerine geçmez.
Kaynak: Haber Merkezi