Enerji ve Muğla

Eklenme : 23.10.2021 00:00:00
Görüntülenme: 225

Çocukluğumda Muğla ve tüm ilçelerimiz enerji ihtiyaçlarını jeneratörler ile karşılardı.

Köylerimiz ise geceleri tam bir karanlık içinde idi.

Bu jeneratörler gece 3 - 4 saat çalışırdı.

Bu 3-4 saat de Muğla adeta gürültüden inlerdi.

Jeneratör çok gürültülü çalışırdı.

O zamanlar elektriği yalnız geceleri aydınlanma ve radyo için kullanırdık.

Evlerimizde buzdolabı, çamaşır makinası gibi beyaz eşyalarımız yoktu.

Enerji olmayınca sanayi, endüstri de yoktu haliyle.

1950 den sonra barajlar yapmaya başladık.

İhtiyacımız olan enerjiyi barajlardan elde etmeye başladık.

Elektrik ürettikçe sanayimiz de yavaş yavaş canlanmaya başladı.

Barajlardan elde edilen enerji yetmeyince kömüre yöneldik.

Barajlardan ve kömür ile çalışan Termik santraldan elde ettiğimiz enerji ile sanayimiz biraz daha gelişti.

Bir zaman sonra da doğal gazdan elde edilen enerji girdi hayatımıza.

Enerji elde ettiğimiz bu üç yöntemin, çevre kirliğine ve soluduğumuz havanın kirletildiğine şahit olduk.

Bu sefer rüzgâr ve güneş enerjisine yöneldik.

Yine de ihtiyacımız olan enerjiyi temin edemiyorduk.

Çünkü sanayimiz ve yaşam kalitemiz epeyce gelişmiş idi.

Her evde elektrik ile çalışan alet ve edevatlar çoğalmış ve hayatımızı kolaylaştırmışlardı.

En sonunda nükleer santrali devreye sokmaya karar verdik.

Ama çevreciler nükleer santrallere karşı çıkıyorlardı.

Hâlbuki Avrupa, ABD ve Rusya uzun zamandır enerji ihtiyaçlarının büyük bölümünü nükleer santralden karşılıyordu.

Buna rağmen bazı politikacılarımız "Biz yönetime geldiğimizde nükleer santrali kapatacağız" deme noktasına kadar geldiler.

En sonunda Fransa Cumhurbaşkanı Macron, nükleer santrallerin " Yeşil enerji" olarak kabul edilmesini teklif etti.

Macron'u 10 devlet de destekliyor.

Enerji o kadar önemli ki, düşünce ve kabullerimizi bile değiştirebiliyoruz.

Türkiye olarak, ihtiyacımız olan minimum enerjiyi çatılarımıza koyacağımız güneş enerjisi sistemleri ile karşılamayı bir an önce geçmeliyiz.

Enerji yok ise, dünya ile irtibatımız da yok demektir.

Dünyamız bir kavgaya hızla gidiyor.

Bir savaş halinde enterkonnekte sistem çöktüğünde elektriksiz kalmamak için, çatılarımıza güneş enerjisi yaptırmalıyız.

Böylelikle, çatılarımızdaki güneş enerjisi ile elde ettiğimiz elektrik sayesinde dünyada nelerin olduğunu anlayabilecek ve sevdiklerinizle haberleşme imkânımız olacaktır.

Bu konuda, Muğla ili örnek il olabilir.

Muğla ili Fethiye ve Seydikemer ilçelerimizin bulunduğu bölgenin antik adı Likya'dır.

Likya da " Işık ülkesi" demektir.

Yani " Güneş ülkesi " demektir..

Güneş ülkesine, güneşten elektrik üretmek yakışır.

Bize de yakışanı yapmak yakışır.

 

{{r.adsoyad}} {{r.tarih | tarihsaat}}
{{r.yorum}}
Güvenlik kodu

PAYLAŞ

En çok arananlar

Powered by BilgiSoft