Ekim ayı enflasyon verilerinin netleşmesiyle birlikte Türkiye'deki milyonlarca emeklinin gözü Ocak 2027'de yapılacak zam oranlarına çevrildi. Hükümet kanadından gelen son açıklamalar, sadece enflasyon farkıyla yetinilmeyeceğini gösteriyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Emeklilerimizin yaşadığı ekonomik koşulların farkındayız ve refah seviyelerini yükseltmeye yönelik çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda, 2027 yılı Ocak ayından itibaren geçerli olması hedeflenen, mevcut yasal artışlara ilave iyileştirmeleri de içeren bir çalışma yapıyoruz" ifadelerini kullanarak refah payı için yeşil ışık yaktı.
2027 OCAK ZAMMI İLE EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI NE KADAR OLACAK?
Bakanlığın yürüttüğü bu hazırlıkları değerlendiren Ekonomist Muhammed Bayram, yıl sonu rakamları üzerinden kritik projeksiyonlar paylaştı. Güncel durumda SSK ve Bağ-Kur mensuplarının taban aylığı 23.552 TL iken, memur emeklilerinde bu rakam 31.527 TL seviyesinde uygulanıyor. Yıl sonu enflasyon beklentilerine göre SSK ve Bağ-Kur'luların yüzde 10, memur emeklilerinin ise yüzde 8 dolaylarında standart bir artış alması öngörülüyor. Bayram'ın hesaplamalarına göre, refah payı eklenmeden yalnızca enflasyon farkı yansıtılırsa en düşük aylıklar sırasıyla 26.000 TL ve 34.000 TL bandına oturacak. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da daha önce vurguladığı ek desteklerin devreye girmesiyle bu tutarların çok daha tatmin edici seviyelere çekilmesi planlanıyor.
DEZAVANTAJLI KESİME ÖZEL DESTEK VE VATANDAŞLIK MAAŞI
Masadaki en dikkat çekici formüllerden biri, dar gelirli vatandaşları doğrudan korumayı hedefleyen sosyal modeller. Özellikle 60-65 yaşını aşmış, hiçbir ek geliri veya tapulu mülkü bulunmayan kişilere standart zam oranlarının çok üzerinde bir iyileştirme yapılması planlanıyor. Bunun yanı sıra "vatandaşlık maaşı" sistemi de bütçe görüşmelerinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Her eve en az bir asgari ücret miktarında paranın girmesini sağlayacak bu mekanizma, yeni asgari ücret zammıyla netlik kazanacak. Yıl sonunda asgari ücrete yüzde 30 oranında bir artış yapılması halinde rakamın 36.500 TL'ye ulaşacağını hatırlatan Bayram, hiçbir geliri olmayan dezavantajlı emeklilerin hanesine de bu sayede aylık 36.500 TL'lik bir nakit akışı sağlanabileceğine işaret etti.
BAĞ-KUR SİGORTALISINA 5 YIL ERKEN EMEKLİLİK FIRSATI
Sosyal güvenlik mevzuatında devrim yaratacak bir diğer yapısal adım ise SSK ve Bağ-Kur arasındaki prim gün şartlarının eşitlenmesi olacak. Meclis gündeminde mesai harcanan bu tasarı yasalaşırsa, esnaf ve sanatkârlar SSK'lı çalışanlarla aynı prim koşullarına tabi tutulacak. İşveren konumundaki Bağ-Kur'lular bu sayede 5 yıl daha erken emekli olma hakkı kazanarak, yanlarında çalıştırdıkları SSK'lı personelle aynı anda ve aynı şartlarda emekli olabilecekler.
Sistemdeki haksızlıkları gidermesi beklenen bir diğer hamle ise intibak yasası. Prim gün sayısı fazla olmasına rağmen daha düşük aylık bağlananların mağduriyetini çözecek bu sistemle; 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrasında sisteme girenler arasındaki maaş uçurumu kapatılacak. Aylık bağlanma oranlarının baştan aşağı revize edilmesiyle "çok prim ödeyenin çok maaş aldığı" adil bir kazanç tablosu oluşturulacak.
KADEMELİ EMEKLİLİK İÇİN ŞARTLAR OLGUNLAŞTI MI?
Kamuoyunda uzun süredir tartışılan ve yasa teklifi beklenen kademeli emeklilik taleplerine de değinen uzmanlar, küresel ekonomik dinamiklerin bu tarz bir tasarıya pek uygun olmadığını ifade ediyor. Tüm Avrupa'nın emeklilik yaşını yukarı çektiği bir konjonktürde Türkiye'nin yaş şartını esnetmesinin rasyonel olmayacağını savunan Muhammed Bayram, ekonomi yönetiminin bir numaralı önceliğinin sisteme yeni emekliler katmak değil, halihazırda 18 milyonu bulan mevcut emeklilerin alım gücünü ve yaşam standartlarını iyileştirmek olduğunu vurguladı.
Kaynak: Haber Merkezi