Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde düzenleneceği duyurulan “İletişim Ailede Başlar” etkinliğine ilişkin Eğitim Sen Muğla Şubesi yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada üniversitelerin bilimsel ve özgür niteliğinin zedelendiği vurgulanırken, gençlerin gerçek sorunlarının görmezden gelindiği ifade ederek tepki gösterdi.
“Yönlendirici bir yaklaşım benimsenmesi kabul edilemez”
Eğitim Sen Muğla şubesi tarafından yapılan açıklamada öğrencilere aile kurumu üzerinden yönlendirici bir yaklaşım yapıldığını belirterek, “Üniversiteler; özgür düşüncenin, bilimsel üretimin ve entelektüel gelişimin merkezleridir. Üniversitelerin asli işlevi, gençleri belirli yaşam kalıplarına yönlendirmek değil; onların eleştirel düşünme becerilerini geliştirecek, bilimsel ve özgür bir ortam sunmaktır. Bir eğitim sendikasının temel görevi ise eğitimin niteliğini artırmak, akademik özgürlüğü savunmak, eğitim ve bilim emekçilerinin ve öğrencilerin yaşadığı gerçek ve acil sorunlara çözüm üretmektir. Bu çerçevede, enerjisini gençleri evliliğe yönlendirmeye harcayan ve üniversiteyi adeta bir ‘evliliğe hazırlık merkezi’ olarak gören bir yaklaşım, üniversitelerin varlık nedenini tartışmalı hale getirmektedir. Eğitim çalışanlarının ve öğrencilerin yakıcı sorunları ortadayken, aile kurumu üzerinden yönlendirici bir yaklaşım benimsenmesi kabul edilemez” diye ifade edildi.
“Üniversitelerde Evlilik ve Mehir Söylemleri Laik Eğitimle Çelişiyor”
Eğitim Sen Muğla Şubesi, üniversitelerde dini referanslar ve mehir benzeri kavramlar üzerinden yapılan yönlendirmelerin laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışıyla bağdaşmadığını belirterek şu açıklama yapıldı:
“Üniversite gibi bilimsel ve çağdaş düşüncenin odağı olması gereken bir kurumda, medeni hukuk yerine dini referanslı ve mehir benzeri kavramlar üzerinden yönlendirme yapılması; laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışıyla açıkça çelişmektedir. Bu tür söylemler, gençleri Anayasa’da güvence altına alınan laiklik ilkesi ve hukuk düzeninin sağladığı güvenceler yerine dini kabullere yönlendirme riski taşımakta; özellikle kadın öğrencilerin gelecekteki ekonomik bağımsızlıklarını, eşit yurttaşlık haklarını ve hukuki güvencelere erişimlerini ciddi biçimde zedelemektedir. Bugün üniversite gençliğinin en temel sorunları; nitelikli, bilimsel, laik ve kamusal eğitime erişim, yeterli ve sağlıklı beslenme, güvenli barınma olanakları ve mezuniyet sonrası güvenceli, insanca koşullarda bir yaşam sürebilecek istihdam hakkıdır. 'İletişim Ailede Başlar' söylemi arkasına gizlenen mehir pazarlıkları ya da erken evlilik vaatlerinin, gençliğin gerçek ihtiyaçlarıyla hiçbir ilgisi olmadığı gibi pedagojik açıdan da son derece sakıncalıdır. Bu sorunlar çözülmeden yapılan evlilik temalı her türlü söyleşi, gençliğin yaşamında gerçek bir karşılık bulmamakta; aksine gençlerin maruz kaldığı ekonomik ve sosyal krizlerin üzerini örtmeye hizmet etmektedir. Üniversite dönemi, bireylerin kendini tanıdığı, yeteneklerini geliştirdiği ve yaşamını özgürce inşa ettiği bir dönemdir. Henüz ekonomik özgürlüğünü kazanamamış gençlere evliliğin bir çözüm ya da ideal olarak sunulması, gençler üzerinde ciddi bir toplumsal baskı yaratmaktadır.”
"Toplumsal gerçekleri inkâr eden bilinçli bir tercihtir"
Afişlerin ortaokul öğrencilerinin bulunduğu gruplarda paylaşılmasına da tepki gösteren Eğitim Sen, "Henüz insanca yaşam koşullarına ve güvenceli bir geleceğe sahip olmayan bireyleri evliliğe teşvik etmek; mutsuz evliliklerin, erken yaşta derinleşen yoksulluğun ve toplumsal sorunların zeminini hazırlayacaktır. Üniversite öğrencileri barınma krizi nedeniyle niteliksiz ve güvensiz yurtlara mahkûm edilirken, maddi yetersizlikler yüzünden öğün atlamak zorunda bırakılırken, artan yoksulluk ve güvencesizlik nedeniyle üniversitelerini terk etmek zorunda kalırken; bilimsel ve akademik çalışmalarına ayırmaları gereken zamanı güvencesiz ve düşük ücretli ek işlerde tüketirken; bu gençlere evlilik ve aile telkininde bulunmak, toplumsal gerçekleri inkâr eden bilinçli bir tercihtir. Öte yandan, bir eğitim sendikasının üniversite kampüsü içerisinde bu tür vakıflarla ortak etkinlikler düzenlemesi başlı başına tartışmalı iken; sendika logolu afişlerin bazı öğretmen ve idareciler eliyle ortaokul öğrencilerinin bulunduğu gruplarda dolaşıma sokulması açık bir sorumsuzluktur. Henüz soyut düşünme becerisini dahi kazanmamış çocukların ideolojik ve yönlendirici içeriklere maruz bırakılması; pedagojik ilkelere, çocuk haklarına ve mesleki etik sorumluluğa açıkça aykırıdır" dendi.
Eğitim Sen Muğla Şubesi açıklamasının sonunda şunları söyledi:
"Eğitim Sen Muğla Şubesi olarak; ortaokul öğrencilerinin bulunduğu gruplarda Mehir Vakfı’na ait söyleşi afişlerinin dolaşıma sokulmasına sessiz kalmayacağımızı kamuoyuna açıkça ilan ediyoruz. Üniversiteleri ve eğitim kurumlarını bilimsel, laik ve özgür niteliğinden uzaklaştırmaya yönelik hiçbir girişimi meşru görmüyor; bu doğrultudaki her türlü uygulamanın karşısında kararlılıkla duracağımızı bir kez daha vurguluyoruz. Bu nedenle, vakıf ve derneklerle imzalanan ve eğitimi laik,bilimsel,kamusal niteliğinden koparan tüm protokollerin derhal iptal edilmesini talep ediyoruz. Eğitim Sen, çocukların pedagojik gelişimini, gençlerin geleceğini ve eğitim-bilim emekçilerinin haklarını hedef alan bu politikalara karşı mücadelesini kesintisiz ve kararlı biçimde sürdürecektir."




