Yeniçağ TV ekranlarında Gülay Tunçel'in sunduğu canlı yayına konuk olan Başaran, mevcut Türk lirası değerinin piyasa gerçekleriyle hiçbir şekilde örtüşmediğini, kurun tamamen suni bir baskı altında tutulduğunu iddia etti. Önümüzdeki günlere dair karamsar bir tablo çizen deneyimli ekonomist, finans çevrelerinde giderek daha yüksek sesle dillendirilen olası bir "kur şoku" ihtimaline dikkat çekerek yatırımcıları ve vatandaşları uyardı.
"DOLARIN GERÇEK EDERİ 70 İLE 72 LİRA BANDINDA OLMALI"
Piyasadaki farklı ekonomik göstergeleri ve matematiksel parametreleri bir araya getirerek yaptıkları analizlerin tek bir sonucu gösterdiğini belirten Bayram Başaran, dolar kurunun şu anki seviyesinin çok daha üzerinde fiyatlanması gerektiğini savundu. Kendi hesaplamalarına göre doların adil değerinin ortalama 70 ila 72 Türk Lirası seviyelerinde bulunması gerektiğinin altını çizen Başaran, aradaki bu devasa farkın temel nedenini resmi enflasyon rakamlarına bağladı. Açıklanan enflasyon verilerinin sokağın ve piyasanın gerçek enflasyonunu yansıtmaktan uzak olduğunu öne süren Başaran, Türk lirasının bu sayede kağıt üzerinde suni bir biçimde değerliymiş gibi gösterildiğini ifade etti. Uzman isme göre, piyasalarda oluşan bu yapay denge oldukça kırılgan bir zeminde duruyor ve bilhassa Mayıs ayı içerisinde piyasaları derinden sarsabilecek ani bir döviz patlaması yaşanabileceğine dair finans dünyasında ciddi bir beklenti oluşmuş durumda.

YERLİ ÜRETİCİ CAN ÇEKİŞİYOR, İTHALAT PATLAMAYA HAZIR
Döviz kurlarının yapay yöntemlerle baskılanmasının ve Türk lirasının gereğinden fazla değerli tutulmasının makroekonomik boyuttaki yıkıcı etkilerine de değinen Başaran, bu tablonun en büyük faturasını yerli sanayicinin ve üreticinin ödediğini vurguladı. "Her şeyin gerçeği ve doğalı makbuldür, suni olan her şey ekonomiye zarar verir" prensibiyle hareket edilmesi gerektiğini belirten ekonomist, kurun düşük tutulması sebebiyle iç piyasada üretilen malların döviz bazında aşırı pahalı bir hale geldiğini anlattı. Bu durumun Türkiye'nin ihracat rekabetçiliğini yok ettiğini, fabrikaların ürettikleri malları yurt dışına satamaz duruma geldiğini aktaran Başaran, sistemin tehlikeli bir kısır döngüye girdiğini belirtti. Üretimin durma noktasına gelmesiyle birlikte, yurt dışından gelen ucuz malların iç piyasayı istila edeceğini ve bunun da korkunç bir ithalat faturasına yol açacağı uyarısında bulundu.
ŞEFFAFLIK VURGUSU VE YATIRIMCILARA ÖNEMLİ HATIRLATMA
Türkiye'nin mevcut ekonomi yönetiminin gerçekçi verilerden ve rasyonel politikalardan uzaklaştığını iddia eden Başaran, bozulan ekonomik dengelerin yeniden inşa edilebilmesi için en temel şartın kurumların şeffaflığı olduğunu savundu. Ülkedeki gerçek ekonomik tablonun maalesef net bir şekilde kamuoyuna yansıtılmadığını dile getiren Başaran, kuru baskılama inadının uzun vadede ülkenin üretim altyapısına, istihdamına ve küresel pazarlardaki ihracat payına telafisi imkansız, kalıcı hasarlar bırakabileceği konusunda uyarılarda bulundu. Gerçeklerle yüzleşilmeden sağlıklı bir büyüme modeline geçilemeyeceğinin altı bir kez daha çizildi.
(Not: Uzman ekonomist Bayram Başaran tarafından yapılan bu makroekonomik değerlendirmeler ve kur tahminleri tamamen kendi analizlerine dayanmakta olup, hiçbir suretle finansal yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır.)


