Türkiye'de deprem gerçeği bir kez daha vatandaşları tedirgin etti. 1970 yılında yaşanan ve büyük yıkıma yol açan yıkıcı sarsıntının 56. yıl dönümünde Kütahya'nın Gediz ilçesinde vatandaşlarla bir araya gelen Deprem Uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, bölgedeki fay hatlarının güncel röntgenini çekti. Kültür Merkezi'nde geniş bir katılımla gerçekleşen konferansta, yer altındaki enerji birikimine dikkat çekilerek tek parça kırılma ihtimali masaya yatırıldı.

SİMAV FAYI İÇİN 6.5 BÜYÜKLÜĞÜNDE SARSINTI RİSKİ

Kütahya ve çevresindeki sismik risk haritasını detaylandıran Prof. Dr. Üşümezsoy, özellikle belirli bir hattın taşıdığı potansiyele dikkat çekti. Bölgedeki fayların durumunu analiz eden uzman isim, stres birikiminin henüz tam anlamıyla boşalmadığını belirterek, kırılmanın tek seferde gerçekleşmesi halinde 6.5 büyüklüğünde yıkıcı bir sarsıntının meydana gelebileceği gerçeğini katılımcılarla paylaştı.

RİSKLİ BÖLGELER TEK TEK AÇIKLANDI

Bölgedeki sismik hareketliliği "piyano tuşlarına" benzeten Üşümezsoy, tehlikenin odaklandığı ilçeleri sıraladı. Asıl riskin Simav, Sındırgı ve Gediz hattında toplandığını vurgularken, Kütahya merkezinin coğrafi konumu sebebiyle daha güvenli bir noktada bulunduğunu aktardı. 2011 yılında yaşanan 5.9 büyüklüğündeki sarsıntının sismik süreci tamamlamadığını ifade ederek, fayın tek parça halinde kırılmasının çok daha büyük bir felakete zemin hazırlayabileceğini dile getirdi.

29 Mart Pazar Hava Durumu: Meteoroloji’den Turuncu ve Sarı Alarm!
29 Mart Pazar Hava Durumu: Meteoroloji’den Turuncu ve Sarı Alarm!
İçeriği Görüntüle

SICAK SU KAYNAKLARI FAYLARI ETKİLİYOR

Emet ve Yeşildere çevrelerinde sıklıkla hissedilen küçük sarsıntıları "deprem fırtınası" olarak tanımlayan yer bilimci, yeraltındaki sıcak su kaynaklarının fay hareketleri üzerindeki etkisine değindi. Bu hatta büyük yıkımlar yerine çok sayıda ufak kırılmaların meydana geldiğini anlatan uzman, 1970 yılındaki büyük felaketle Gediz'in enerjisinin büyük bir kısmını attığını, Sındırgı bölgesindeki fayların parçalı yapısının ise olası büyük sarsıntıları sınırlayan önemli bir etken olduğunu sözlerine ekledi.

Muhabir: Haber Merkezi