Adalet Bakanlığı bünyesinde geliştirilen yeni bir proje, denetimli serbestlik sürecindeki yükümlülerin her hafta polis merkezlerine giderek fiziki imza atma zorunluluğunu büyük oranda sonlandırmayı amaçlıyor. Hayata geçirilecek olan bu modern model sayesinde hem emniyet teşkilatının üzerindeki evrak ve mesai yükü hafifleyecek hem de denetim mekanizması çok daha sıkı bir hale bürünecek. Mobil cihaz entegrasyonları ve gelişmiş lokasyon servisleri üzerinden kurgulanan sistem, ihlal durumlarında merkez birimlere anlık bildirimler düşürecek.
Biyometrik imza ve anlık konum izleme devreye giriyor
Bakanlığın yasal süreçlerini hızlandırmak amacıyla masaya yatırdığı "Biyometrik İmza Yöntemi ile Takip Sistemi Projesi" (BİOSİS), denetimli serbestlik uygulamalarında tam anlamıyla bir çağ atlatacak. Bu güncel altyapı çerçevesinde, yükümlülerin takibi akıllı teknolojiler üzerinden anlık olarak gerçekleştirilecek. Sistem temel olarak GPS uydu destekli konum belirleme mekanizmalarıyla ve yüksek güvenlikli biyometrik kimlik doğrulama adımlarıyla çalışacak. Şahısların belirlenen yasal sınırları ihlal edip etmediği veya bildirim saatlerinde doğru yerde bulunup bulunmadığı bu sayede uydudan saniyeler içinde kontrol edilebilecek. Herhangi bir kural dışı hareket saptandığı anda dijital yazılım otomatik olarak uyarı mekanizmalarını tetikleyecek ve ilgili denetim memurlarını durumdan haberdar edecek.
Mobil cihazlar üzerinden yüz ve ses doğrulaması yapılacak
Projenin teknik detaylarına bakıldığında, sahteciliğin ve suiistimallerin önüne geçilmesi amacıyla en üst düzey güvenlik önlemlerinin sisteme entegre edildiği görülüyor. Yükümlülerin takibinde yüz tanıma algoritmaları, parmak izi okuyucuları ve ses doğrulama sistemleri gibi biyometrik veriler aktif olarak kullanılacak. Kişiler, kendilerine tanımlanan mobil yazılımlar üzerinden günün belirli saatlerinde kimlik kontrolü testlerine tabi tutulacak. Yetkililer, bu yöntemlerin devreye alınmasıyla birlikte denetim süreçlerinin çok daha kusursuz, hızlı ve objektif bir yapıya kavuşacağını vurguluyor. Fiziki imza sürecinde yaşanan zaman kayıpları ve bürokratik işlemler de bu sayede tamamen tarih olacak.
Takip kapasitesi TÜRKSAT ortaklığıyla yüz elli katına çıkarılacak
Paylaşılan resmi faaliyet raporlarındaki istatistiki veriler, dijital dönüşümün boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Mevcut elektronik kelepçe ve izleme sistemlerinin aynı anda sadece 3 bin civarında kişiyi takip edebilme gücü bulunuyordu. Yeni BİOSİS altyapısının kurulmasıyla birlikte bu sınırlı kapasite tam 150 katlık bir artış gösterecek. Böylece aynı anda 450 bine yakın yükümlü vatandaş dijital ekosistem üzerinden kesintisiz şekilde denetlenebilecek. Saha personeline olan ihtiyacı minimuma indirecek olan projenin, TÜRKSAT ile yürütülen ortak çalışmalar neticesinde ihale aşamasına kadar getirildiği öğrenildi.