YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, TBMM Genel Kurulunda yatırım fonlarında yaşandığı öne sürülen usulsüzlükleri gündeme taşıdı. Denetim mekanizmalarının işletilmediğini savunan Uzun, Meclis araştırması çağrısında bulunarak, “Artık bu mesele sadece para meselesi değil, devlete güven meselesidir” dedi.
YENİ Parti Muğla Milletvekili Cumhur Uzun, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulunda yaptığı konuşmada, yatırım fonlarında yaşandığı iddia edilen usulsüzlükler ve yatırımcıların mağduriyetleri üzerinden iktidara eleştiriler yöneltti. Mevcut yasal düzenlemelere ve denetim mekanizmalarına rağmen mağduriyetlerin önlenemediğini savunan Uzun, sorunun mevzuat eksikliğinden değil, yönetim ve denetim anlayışından kaynaklandığını ileri sürdü.

“Problem mevzuatta değil, problem sizde”

Yatırım fonlarının kuruluşu, yönetimi ve denetimine ilişkin yasal düzenlemelerin bulunduğunu hatırlatan Uzun, bu mekanizmaların neden etkili biçimde işletilmediğinin açıklanmasını istedi.
Yaşananların siyasi sorumluluğuna işaret eden Uzun, iktidara yönelik eleştirilerini şu sözlerle dile getirdi:
“Yetki var, kurum var, denetim mekanizması var. Peki, bütün bunlar varken bu kadar insan nasıl mağdur edildi? Demek ki problem mevzuatta değil, problem sizde!”
Uzun, sorumluluğun yalnızca belirli kişi ve kurumlara yüklenemeyeceğini savunarak, “Sorunun kaynağı Saray ve AKP Genel Merkezi'dir. Liyakatin yerini partidaşlığın, kurumsal bağımsızlığın yerini tek kişinin iradesinin aldığı bir düzen kurdunuz ve bu düzenin faturasını millete ödetiyorsunuz” ifadelerini kullandı.

“Hangi rapor kimin masasında bekledi?”

Yatırım fonlarında gerçekleştiği öne sürülen olağan dışı para hareketlerinin ve yüksek kazançların neden zamanında tespit edilmediğini soran Uzun, denetim kurumlarının görevlerini yerine getirip getirmediğinin araştırılması gerektiğini belirtti.
Uzun, konuşmasında şu soruları yöneltti:
“Bu kriz bir gecede çıkmadı. Para hareketlerini ve olağan dışı kazançları izlemekle görevli kurumlar neredeydi? O kurumlara yöneticileri kim atadı? Hangi rapor kimin masasında bekledi? Yapılan uyarıların neden gereği yapılmadı?”

Meclis araştırması çağrısı

İddiaların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini vurgulayan Uzun, Meclis araştırması taleplerinin reddedilmesine ve sorumlulara ilişkin bilgilerin kamuoyuyla paylaşılmamasına tepki gösterdi.
Uzun, “Meclis araştırsın diyoruz, hayır diyorsunuz! Listeyi açıklayın diyoruz, açıklamıyorsunuz! Neyi, kimden saklıyorsunuz? Asrın yolsuzluğu yapılırken Meclis bunu araştırmayıp neyi araştıracak?” dedi.

“İade zararı giderir ama suçu ortadan kaldırmaz”

Uzun'un konuşmasında öne çıkan bir diğer konu ise usulsüz kazançların geri alınmasına yönelik gündeme gelen “isteğe bağlı iade” uygulaması oldu.
Kimlerin ne kadar kazanç elde ettiğinin ve ne kadar para iade ettiğinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirten Uzun, gönüllü iadelerin tek başına hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını ifade etti.
“Bir perde çektiniz, hırsızları saklıyor; bir mendil serdiniz, ‘Gönlünüzden ne koparsa bırakın!’ diye para topluyorsunuz” diyen Uzun, şöyle devam etti:
“Evinize hırsız girse polis, ‘Çaldığın televizyonu uygun görürsen geri getir.’ mi der? Getirince suç ortadan mı kalkar? Bir hukukçu olarak söylüyorum: İade zararı gidermeye yarar ama suçu ortadan kaldırmaz. Devletin görevi delilleri toplamak, sorumluları bağımsız yargı önüne çıkarmak ve mağdurun hakkını korumaktır. Bunlar failin vicdanına bırakılamaz!”

“Finansal güven sarsılınca bedelini herkes öder”

Yatırım fonlarına ilişkin iddiaların yalnızca doğrudan zarar gören yatırımcıları ilgilendirmediğini belirten Uzun, finansal sisteme duyulan güvenin zedelenmesinin ekonominin diğer kesimlerini de etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Uzun, “Sistem kurulmuş, millet fonuna kadar soyulmuştur. Şaibeli milyonlarını milyarlar yapan, sonra ortadan kaybolanların vicdanına güvenerek bu dosyayı kapatamazsınız. Finansal güven sarsılınca bunun bedelini esnaf da, üretici de, çalışan da öder” ifadelerini kullandı.

“Bu mesele devlete güven meselesidir”

Konuşmasının sonunda iddiaların şeffaf biçimde araştırılması ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiğini belirten Uzun, finansal sistemin güvenilirliğinin korunmasının devletin sorumluluğunda olduğunu söyledi.
Uzun, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Artık bu mesele sadece para meselesi değil, devlete güven meselesidir. Bu mesele devletin güven kapısındaki kilidin anahtarının kimde olduğu meselesidir. Ve görüyoruz ki hırsız içeriden olunca kapınız kilit tutmuyor!”

Muhabir: Mukaddes Yelin