Muğla Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı Menderes Çetinözlü, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde bulunan “Sen De Gel Engelsiz Kafe’de” çalışan engelli oğluna, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın özel danışmanı Levent Arkan tarafından hakaret edildiği iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.
Çetinözlü, dernek binasında basın mensuplarıyla bir araya gelerek yaptığı açıklamada, olayın tüm yönleriyle araştırılmasını istediklerini söyledi.
Çetinözlü açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Geçtiğimiz günlerde 24 Haziran Çarşamba günü oğlum Hüseyin çalıştığı Engelsiz Kafe’de üzüntü verici bir duruma maruz kalmıştır. Konunun tüm detaylarıyla araştırılması ve tüm çıplaklığıyla ortaya çıkması için dün itibariyle suç duyurusunda bulundum. Adalete ve yargıya olan güvenim tamdır. Konuyu ilgilendiren kurum, kuruluş ve şahısların, adaletin tecelli etmesi hususunda taraflarını doğruluktan, adil ve haklı olandan yana seçeneklerine inanıyorum ve önemsiyorum. Süreci hep birlikte takip edeceğiz. Bu süreçte, yanımızda olan ve bizi doğru yönlendiren herkese teşekkür ederiz.”
Çetinözlü ayrıca olayın muhatabı Levent Arkan’ın kendisini aradığını ve özür dilediğini söyledi. Olay günü oğlunun çalıştığı kafedeki personellerin kendisine aktardıklarını da paylaşan Çetinözlü, şunları söyledi:
“Oğlum yüksek sesle bağırılınca korkmuş ve üzülmüş. Daha sonra oradaki personeller oğlumu arka tarafa götürerek sakinleştirmişler. Oğlum işine devam ediyor. Olayla ilgili konuşmaktan hoşlanmıyor.”
Arkan iddiaları kabul etmedi
Öte yandan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın özel danışmanı Levent Arkan, Çetinözlü’nün açıklamasından bir gün önce sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, hakkındaki suçlamaları kabul etmediğini duyurdu.
Arkan paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
“1 Temmuz Çarşamba günü Muğla Zihinsel Engelliler Derneği Başkanı tarafından, ‘özel gereksinimli oğluna hakaret ettiğim’ iddiasıyla yapılacağı açıklanan basın toplantısı ilgili olarak bilinmesi gereken, bu iddianın doğru olmadığıdır. Hayatı boyunca özel gereksinimli insanlara destek olmayı görev edinmiş bir insan olarak bana yöneltilen bu iddianın doğru olamayacağını, Bodrum’un dünyaca ünlü gurur kaynağı olan Bodrum Engelliler Sağlık Vakfı’nın kurucularından Birol İnan gibi beni yakından tanıyanlar çok iyi bilir. Son olarak kısa bir süre önce; DMD Kas Hastası olan Göktuğ ve Eymen adlı çocuklarımız için düzenlenen bağış kampanyalarına katılarak, her iki çocuğumuza da ayrı ayrı 100’er bin lira bağışlamış olmakla gurur duyan bir insan olduğumu bilenler, benim özel gereksinimli bir insana hakaret etmeyeceğimi de bilir ama ben bilmeyenler için, kasten çarpıtılan bu olayın gerçeğini buradan bir defa daha anlatayım.
Söz konusu gün, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nden ayrılırken, belediyemiz tarafından işletilen Sen de Gel Engelsiz Cafe adlı işletmenin, dışarıdan bakıldığında özel gereksinimli olduğunun anlaşılması mümkün olmayan, en azından benim için, bir personeli, çok yüksek sesle diğer birkaç kişi ile şakalaşıyordu. Bu durumu görünce kafeteryadan içeri girdim ve o an itibarıyla görevli şefe, dışarıdaki bu görüntüye herkesin şaşkınlıkla baktığını, burasının sirk değil kamu kurumu olduğunu söyledim ve bu konuda daha hassas olmaları gerektiğini, işletme hakkında yanlış düşünceler oluşabileceğini söyledim. Benim sözlerime cevaben, çok yüksek sesle diğer bazı kişilerle şakalaşan personelin özel gereksinimli personel olduğu söylendi ve bunun üzerine ben, özel gereksinimli personelin titizlikle takip edilmesi gerektiğini söyledikten sonra oradan ayrıldım, durum bundan ibaret.
Ayrıca bazı kişilerin iddia ettiği gibi Sen de Gel Engelsiz Kafe’nin çalışanları, ağırlıklı olarak özel gereksinimli insanlardan oluşmuyor. 7 personelin çalıştığı bu işletmede özel gereksinimli olarak sadece benim hakaret ettiğim iddia edilen personel çalışıyor ve bu personel de 5 aydır burada çalışmakta. Gerçek durum böyle iken, özel gereksinimli bir insana hakaret ettiğim iddiasıyla bazı yerel haber sitelerinde yayınlanan gerçek dışı haberlerin yanı sıra, basın toplantısı da düzenlenecek olmasının niyet yönünden takdirini, kamuoyuna bırakıyorum.”





