30 Ocak 2026 tarihinde yürürlüğe giren 2026/7 sayılı yeni genelge, ticari faaliyetlerini sürdürmekte zorlanan işletmeler için adeta bir can simidi görevi görüyor.
TEMİNATSIZ TAKSİTLENDİRME LİMİTİNDE REKOR ARTIŞ
Yeni düzenlemenin teminatla ilgili bölümü özetle şöyle:
-
Daha önce SGK’ya 50 bin TL’yi aşan prim veya idari para cezası borcu olan işverenlerden mutlaka:
-
Banka teminat mektubu veya
-
Üzerlerine kayıtlı bir gayrimenkul üzerine ipotek
isteniyordu.
-
-
30 Ocak 2026’da yürürlüğe giren yeni genelgeyle birlikte bu uygulama köklü biçimde değiştirildi.
-
Teminat göstermeden taksitlendirme yapılabilecek borç üst sınırı:
-
Eski düzenlemede: 50 bin TL
-
Yeni düzenlemede: 250 bin TL
-
-
Yani işverenler, SGK’ya olan 250 bin TL’ye kadar prim veya idari para cezası borçlarını, artık banka teminat mektubu ya da ipotek vermeden taksitlendirebilecek.
ÖDEME ZORLUĞU ÇEKENE "KADEMELİ" FORMÜL VE ESNEK İHLAL HAKKI
SGK, sadece yapılandırma aşamasında değil, ödeme sürecinde de "mükellef dostu" bir yaklaşım benimsedi. Finansal darboğazda olan borçlular için "Kademeli Ödeme" seçeneği devreye alındı. Kurum onayına bağlı olarak, ödeme gücü zayıf olan mükellefler ilk 6 aylık taksitlerini çok daha düşük tutarlarla ödeyebilecek. Her ne kadar bu indirimli taksitler standart tutarın yüzde 50’sinden az olamasa da, işletmelere nefes aldıracak bir toparlanma süreci tanıyor.
BORÇLUYKEN DE TİCARİ FAALİYET SÜREBİLECEK: "BORCU YOKTUR" GÜVENCESİ
Düzenlemenin ticari hayatı canlandıran bir diğer ayağı ise "Borcu Yoktur" belgelerine erişim kolaylığı. Yapılandırma kapsamına giren ve taksitlerini düzenli ödeyen mükellefler, borçlarının tamamı bitmemiş olsa dahi ihalelere girmek ya da kredi çekmek için gerekli olan bu belgeyi alabilecekler. Sistem şu şekilde işliyor: Örneğin; toplam 2 milyon TL borcu olan bir firmanın farklı illerde şubeleri varsa, 250 bin TL altındaki borçlar için teminat istenmiyor. 250 bin TL üzerindeki borçlar için ise, toplam miktardan muafiyet sınırı düşüldükten sonra kalan tutarın sadece yarısı kadar teminat gösterilmesi yeterli sayılıyor. Bu teminatların değer tespiti ise icra memurları veya uzman bilirkişilerce yapılarak bürokrasi hızlandırılıyor. Her ne kadar bu esneklikler piyasaya moral verse de, iş dünyasının gözü hala daha kapsamlı bir genel af düzenlemesinde kalmaya devam ediyor.