Muğlalı İpek Demirtaş, çocukken okul çıkışlarında babasıyla gittiği tarlalarda şimdi kendi üretimini büyütmenin peşinde. Üniversiteden mezun olduktan sonra da toprakla bağını koparmayan genç kadın, tarımsal üretimi gelecek planlarının merkezine aldı.

Haziran ayında Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun olan 22 yaşındaki Demirtaş, Muğla’nın Ula ilçesine bağlı Yeşilova Mahallesi’nde ailesinin desteğiyle 12 dönümlük arazide defne yetiştiriyor.

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yüzde 75 hibeli fidan desteğinden de yararlanan Demirtaş, başka bir arazisini üretime kazandırmayı hedefliyor. Başlangıçta babasının işini sürdürmeyi düşünmeyen genç kadın, üretime yönelme sürecini, ailesinden öğrendiklerini ve gelecek hedeflerini Hamle Gazetesi’ne anlattı.

Bir Elinde Işletme Diploması, Bir Yanında Defne Tarlası (3)

“Bu işe devam etme gibi bir hayalim yoktu”

Tarımın çocukluğundan bu yana hayatının bir parçası olduğunu söyleyen Demirtaş, başlangıçta babasının yaptığı işi sürdürmeyi düşünmediğini belirterek şunları söyledi:

“İşletme mezunuyum. Haziran’da mezun oldum. 22 yaşındayım. Babamla aslında küçüklükten beri tarlanın içindeyim. Babam tarlaya giderken okul da olsa okul bittikten sonra onunla tarlaya giderdim. Aslında babamla bu işe devam etme gibi bir hayalim yoktu.”

Bu yıl gerçekleştirilen susam hasadının ardından kendi bahçelerinde de defne hasadı yapılması fikrinin gündeme geldiğini anlatan Demirtaş, “Biz, ‘Niye defne hasadı yapılmasın?’ dedik. Böyle olunca il müdürlüğümüz de sağ olsun, defne hasadını bizim tarlada gerçekleştirmek istedi. Muğla İl Tarım Müdürü ve bir sürü ilçe tarım müdürü buradaydı. Hep birlikte hasat yaptık. Dikimi de yaptılar” dedi.

Bir Elinde Işletme Diploması, Bir Yanında Defne Tarlası (4)

“Köyümüzün kadınlarına öncelik tanınması beni mutlu etti”

Muğla İl Tarım ve Orman Müdürlüğünün yüzde 75 hibeli fidan desteğinden yararlanan Demirtaş, “Biz burayı sekiz yıl önce diktiğimizde hibe desteği yüzde 100’dü. Yani biz burayı ücretsiz bir şekilde aldık. Ama bu yıl yüzde 75 hibe desteğini İl Tarım Müdürlüğü sayesinde öğrendik” diye konuştu.

Katıldığı programda yaklaşık 3–4 bin fidan dağıtıldığını tahmin ettiğini söyleyen Demirtaş, “Bu fidan dağıtımlarının hepsi genç ve kadın girişimcilere yapıldı. Özellikle bizim köyün kadınlarına öncelik tanındı. O beni çok mutlu etti” dedi.

Binlerce fidanın bulunduğu bir bahçeyi kendi imkânlarıyla kurmanın güçlüğüne değinen genç üretici, hibe desteğinin maliyet açısından önemli bir katkı sağladığını belirtti.

“Kışın burası neredeyse göl hâlinde”

Defne yetiştirdikleri alanın geçmişte bataklık görünümünde olduğunu anlatan Demirtaş, “Burası daha öncesinde bataklık hâlinde bir araziydi. Burada sadece 10–15 tane okaliptüs ağacı vardı. Biz ağaçları kökledik. Burası sulak arazi olduğu için ve kışın burası neredeyse göl hâlinde olduğu için buraya en uygun şey defneydi. Defneyi bu yüzden tercih ettik” diye konuştu.

Arazide biriken suyu motor yardımıyla sulamada kullandıklarını belirten Demirtaş, dışarıdan su taşımaya ihtiyaç duymadıklarını ifade ederek şunları söyledi:

“Ekstra tankerlerle buraya su taşımadık. Bize öyle çok faydası oldu buranın. İlk diktiğimizde iki–üç yıl suladık. Daha sonra iki yıl büyümesini bekledik. Beş yılda hasat ettik.”

Bir Elinde Işletme Diploması, Bir Yanında Defne Tarlası (5)

“Satışımızı da ayarladık”

İlk hasadı üç yıl önce yaptıklarını anlatan Demirtaş, “O zaman 11 tona yakın bir defne üretimi sağladık” dedi. Bu yıl üretimin artmasını beklediklerini belirten Demirtaş, ürünün satışı için de anlaşma yaptıklarını söyledi:

“Satışımızı da ayarladık. Toptancıyla anlaştık. Hafta sonu ürünlerin hepsi için kamyon ve kepçe gönderecek. Biz de üç–dört çalışan bulup hepsini yükleyeceğiz. Yaş satılacak. Daha sonra hepsi fırınlanacak.”

Demirtaş, ürünlerin kurutulması ve sonraki dağıtım aşamalarında kendilerinin yer almayacağını belirtti.

“İşin başına geçeceğimi kimse tahmin etmedi”

Üretime yönelirken ailesinden güç aldığını söyleyen Demirtaş, babasının desteğinin kendisi için ayrı bir yeri olduğunu vurgulayarak, “Çevremde beni en çok destekleyen ailemdi. Ama en başta babamdı. En büyük destekçim ailemdi ama babam hepsinden ayrıydı” dedi.

Öğretmenlerinin de kendisini arayıp çalışmalarını sorduğunu anlatan Demirtaş, “Okuldaki hocalarımdan çok büyük bir destek vardı. O çok farklıydı benim için. Ama en önemlisi babamın desteği çok önemliydi” diye konuştu.

“Sadece bu defne tarlasıyla kalmayacağım”

İki–üç yıl içinde defne üretiminin 50 tonun altına düşmemesini hedefleyen Demirtaş, başka bir arazisini de üretime kazandırmak istediğini belirterek şöyle konuştu:

“Bir arazim daha var. O arazimde ne üretebiliriz, bana hangi desteği sunabilirler, onu konuşacağız. Sadece bu defne tarlasıyla kalmayacağım. Buna çok inanıyorum. O tarlaya da bir şeyler yapacağız.”

Yeni arazide ürün seçerken su imkânlarını ve iş gücü ihtiyacını dikkate almak istediğini anlatan Demirtaş, sürekli dışarıdan hizmet gerektirmeyen, giderlerini yönetebileceği bir üretim modeli hedefliyor.

Bir Elinde Işletme Diploması, Bir Yanında Defne Tarlası (2)

Genç kadınlara çağrı: “Babalarının peşini bırakmasınlar”

Kendi arazisine sahip olmanın üretime başlarken önemli bir avantaj sağladığını söyleyen Demirtaş, genç kadınlara ailelerinin tarımsal deneyiminden yararlanmalarını önerdi:

“Genç kadın girişimcilere naçizane tavsiyem; özellikle babaları varsa ve tarlaları da varsa babalarının hiç peşini bırakmasınlar. Tarlada çapasını, küreğini gerçekten tutması gerekiyor. Bence güzel bir iş. Tarlanda kendin istediğin saatte çalışabiliyorsun.”

Muhabir: Mukaddes Yelin