Piyasaların yön aradığı bu puslu atmosferde, finansal analist İslam Memiş, yatırımcıların yol haritasını çizecek oldukça stratejik değerlendirmelerde bulundu. Kişisel yayın organları üzerinden takipçilerine seslenen uzman isim, elinde nakit bulunduran vatandaşlar için yeni haftaya girerken hayati uyarılara imza attı. Memiş’in analizleri, yatırımcı psikolojisini yönetmek ve kriz anlarını fırsata çevirmek üzerine odaklanıyor.
ALTINDA DÜŞÜŞLER PANİK DEĞİL, UZUN VADELİ TOPLAMA FIRSATI
Uluslararası piyasalarda ons altının 4.540 dolar seviyelerine kadar gerileyerek ciddi bir değer kaybı yaşamasının perde arkasını aralayan Memiş, bu durumu Amerikan dolar endeksinin güçlenmesine ve küresel tahvil piyasalarındaki yukarı yönlü hareketliliğe bağlıyor. Enerji krizinin ve petrol fiyatlarındaki artışın altından rol çaldığını belirten uzman, yaşanan bu düşüş trendinin kalıcı bir çöküş olmadığını vurguluyor. Aksine, savaşın yarattığı bu baskılanma ve manipülatif ortamı bir "toplama kampı" olarak nitelendiren Memiş, yatırımcılara "al ve unut" stratejisini tavsiye ediyor.

Kısa vadeli al-sat işlemlerinin mevcut kaotik ortamda devasa riskler barındırdığının altını kalın çizgilerle çizen analist, yıllık pozisyon almanın en güvenli liman olduğunu savunuyor. Kapalıçarşı'da 6.683 TL seviyelerinde işlem gören gram altının kaderinin tamamen ons altına bağlı olduğunu hatırlatan Memiş, yıl sonu için belirlenen 3.880 ile 5.880 dolar arasındaki geniş banda dikkat çekiyor. Uzmana göre asıl büyük sıçrama, yani o beklenen güçlü ivmelenme, ons fiyatının 5.000 dolar direncini kalıcı olarak kırmasıyla sahneye çıkacak.
GÜMÜŞTEKİ SERT DALGALANMALAR VE PİYASA MANİPÜLASYONU
Analizin en çarpıcı bölümlerinden biri ise gümüş piyasasında yaşanan akılalmaz hareketlilik oldu. Geçtiğimiz günlerde ons bazında 88 dolara, gram bazında ise 127 liraya kadar tırmanarak yatırımcısına yüzde 20 oranında devasa bir kazanç sağlayan beyaz maden, aniden rotayı tersine çevirdi. Sadece iki gün içinde ons fiyatının 76 dolara, gram fiyatının ise 110 lira seviyelerine çakılmasıyla yüzde 16'lık korkunç bir erime yaşandı. İslam Memiş, bu denli kısa sürede gerçekleşen sert iniş çıkışları piyasa yapıcıların bilinçli bir operasyonu, kendi tabiriyle bir "yasal soygun" olarak nitelendiriyor. Yatırımcının başını döndüren bu dalgalanmalar, piyasadaki risk algısının ne kadar yüksek olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
NAKİTİ OLANLAR İÇİN STRATEJİK TERCİH: ALTIN MI GÜMÜŞ MÜ?
Peki, bugüne kadar hiç gümüş almamış, elinde nakit parası bulunan veya tüm birikimini altına bağlamış bir yatırımcı bu noktada ne yapmalı? İslam Memiş'in bu soruya yanıtı oldukça net: Gümüş. Kısa vadeli heyecanlar yerine 1 veya 2 yıllık sabırlı bir bekleme süresini göze alabilenler için beyaz madenin şu an inanılmaz bir potansiyel taşıdığı belirtiliyor. Her ne kadar 2026 yılı başka enstrümanların yılı olsa da, 2027 ve 2028 yıllarının mutlak şampiyonunun gümüş olacağını savunan uzman isim, yıl sonu için 96 dolar hedefini koruyor. Bu kritik direncin aşılması halinde gümüşün üç haneli rakamlara yelken açabileceği öngörülüyor.
Portföyünün tamamı altından oluşan yatırımcılara da çok önemli bir tüyoda bulunan Memiş, altın/gümüş rasyosundaki mevcut avantajı kullanarak eldeki altının en azından dörtte birinin veya yarısının gümüşe çevrilmesinin oldukça akılcı bir hamle olacağını sözlerine ekliyor.



