Ramazan ayında ibadetlerini yerine getirmek isteyen ancak sağlık ve yaşlılık engeline takılan vatandaşlar için fidye ödeme süreci başlıyor. Kur'an-ı Kerim'de yer alan açık hükümler doğrultusunda, oruç tutmaya güç yetiremeyenlerin yerine getirmesi gereken bu mali ibadetle ilgili merak edilen tüm sorular Diyanet İşleri Başkanlığı'nın rehberliğinde yanıt buldu.

ORUÇ FİDYESİ NEDİR VE HANGİ DURUMLARDA VERİLMESİ GEREKİR?

Fidye, kelime anlamı olarak bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel olarak tanımlanmaktadır. Dini bir terim olarak ise, ihtiyarlık veya şifa ümidi kalmamış ağır bir hastalık sebebiyle Ramazan orucunu tutamayan ve daha sonra bu günleri kaza etme imkanı da bulunmayan kişilerin ödemesi gereken maddi bedeli ifade eder. Bakara Suresi'nde açıkça belirtildiği üzere, oruç tutmaya gücü yetmeyenlerin bir yoksulu doyuracak kadar fidye ödemesi emredilmektedir.

Ada seferlerine fırtına engeli
Ada seferlerine fırtına engeli
İçeriği Görüntüle

2026 YILI İÇİN BELİRLENEN BİR GÜNLÜK FİDYE ÜCRETİ NE KADAR?

Fidye miktarı, bir yoksulu tam bir gün boyunca doyuracak yiyecek miktarı veya bunun maddi karşılığı olarak hesaplanmaktadır. Bir günlük doyma ölçüsü iki öğün üzerinden değerlendirilir ve bu tutar fıtır sadakası ile tamamen aynıdır. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, 2026 yılı Ramazan ayından 2027 yılı Ramazan ayına kadar geçerli olacak günlük asgari fidye miktarı 240 Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Bu rakam asgari bir ölçü olup, maddi imkanı geniş olan vatandaşların bu tutarın üzerinde bir ödeme yapması daha faziletli kabul edilmektedir. Ödeme gücü hiç bulunmayan kimselerin ise Allah'tan bağışlanma dilemeleri gerekmektedir.

ORUÇ FİDYESİ KİMLERE VERİLEBİLİR?

Oruç fidyesinin kimlere verileceği konusu belirli ve kesin kurallara bağlanmıştır. Fidye, ödemeyi yapacak kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilmelidir. Bu temel kural gereği; bir kimse kendi annesine, babasına, dedesine, ninesine, çocuklarına, torunlarına ve eşine kesinlikle fidye veremez. Ancak ihtiyaç sahibi ve zengin olmayan kardeşlere, teyze, dayı, amca, hala ve onların çocuklarına, gelin, damat, kayınpeder ile kayınvalideye fidye ödemesi yapılmasında dini açıdan bir sakınca bulunmamaktadır. Bir aylık fidyenin tamamı tek bir fakire topluca verilebileceği gibi, günlere bölünerek ayrı ayrı ihtiyaç sahiplerine de dağıtılabilmektedir.

Muhabir: Haber Merkezi