Çalışma hayatında kalmaya devam eden emeklilerin sıkça karşılaştığı "eksik prim günü" bildirimleri, yargı cephesinde yeni bir boyuta taşındı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında çalışması eksik gösterilen bir boyacı ustasının başlattığı hak arayışı, en üst yargı merciinin verdiği kararla tüm çalışan emekliler için yasal bir emsale dönüştü. Yüksek mahkeme, emekli de olsa sigortalı olma hakkının vazgeçilemez bir güvence olduğunun altını çizdi.
EMEKLİ İŞÇİNİN HUKUK MÜCADELESİ NASIL BAŞLADI?
Emeklilik hakkı kazanmasına rağmen çalışmaya devam eden bir işçinin sigorta bildirimlerinin 10 gün üzerinden yapıldığı ortaya çıktı. 2013 ile 2019 yılları arasındaki kayıtlarını inceleyen vatandaş eksik günlerinin işlenmesi ve gerçek maaşının tespit edilmesi amacıyla dava açtı.
Mahkeme, sunulan deliller ve şahit beyanları ışığında işçinin ayda 30 gün çalıştığına kanaat getirdi. Ödenmeyen 325 günün sisteme dahil edilmesine hükmedildi. Ancak işveren ve SGK tarafının itirazı üzerine dosya İstinaf Mahkemesi'ne taşındı ve hukuki süreç tam da bu aşamada düğümlendi.
İSTİNAF REDDETTİ, YARGITAY DEVREYE GİRDİ
Bölge Adliye Mahkemesi dosyayı incelediğinde tartışma yaratacak bir hüküm kurdu. Davacının halihazırda emekli maaşı aldığı ve bu tespitin aylık miktarını artırmayacağı gerekçe gösterildi. Mahkeme, davanın açılmasında güncel bir hukuki yarar bulunmadığına karar vererek talebi usulden reddetti.
Gelişmelerin ardından Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'ne giden dosyada yüksek yargı, sigortalı olma hakkının altını çizerek İstinaf'ın kararına karşı çıktı. İstinaf Mahkemesi'nin kendi kararında direnmesi üzerine dosya en üst merciye taşındı ve son sözü Yargıtay Hukuk Genel Kurulu söyledi.
YARGITAY'DAN ÇALIŞAN EMEKLİLER İÇİN KESİN HÜKÜM
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, emekli çalışanı haklı bularak milyonlarca kişiye emsal teşkil edecek nihai kararını açıkladı. Yüksek mahkeme, sigortalılığın sadece maaş artışına endeksli bir durum olmadığını, kamu düzenini ilgilendiren vazgeçilmez bir hak olduğunu karara bağladı. İşçinin kendi rızası olsa dahi sigortasız çalışmayı kabul edemeyeceği net bir dille ifade edildi.
Yargıtay'ın gerekçeli kararında hizmet tespiti davası açmanın kıdem ve ihbar tazminatı gibi temel işçilik alacaklarının hesaplanmasında hayati rol oynadığı dile getirildi. Ayrıca Yargıtay, kayıt dışı istihdamın yasal zemin bulmasını engellemek ve olası iş kazalarına karşı emekli işçinin yasal güvencesini korumak adına bu davanın görülmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.