Kira, kapora veya borç öderken yanlış hesaba gönderilen para geri istenebiliyor. Ancak bankanın iade için işlem yapma yükümlülüğü, tutarı her durumda kendi kaynaklarından karşılayacağı anlamına gelmiyor. Paranın geri alınmasında hatanın kimden kaynaklandığı belirleyici oluyor.
Mobil bankacılıkta kayıtlı yanlış alıcıyı seçmek, yapılmak istenen ödemeyi başka bir kişinin hesabına yönlendirebiliyor. Böyle bir durumda ilk başvuru adresi, transferin gerçekleştirildiği banka. Hesaba ulaşan paranın geri alınması ise otomatik bir iptal işlemi gibi yürümüyor.

Bankanın yükümlülüğü nerede başlıyor?
Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para İhracı ile Ödeme Hizmeti Sağlayıcıları Hakkında Yönetmeliğin 69’uncu maddesine göre, müşterinin belirttiği kimlik tanımlayıcıya uygun yapılan ödeme doğru gerçekleştirilmiş sayılıyor. Yanlış IBAN’ı müşteri verdiyse banka, yalnızca bu nedenle oluşan hatadan sorumlu tutulamıyor.
Bununla birlikte gönderenin bankası, parayı geri almak için gereken işlemleri yapmakla yükümlü. Alıcının bankasının da iş birliği yaparak gerekli çabayı göstermesi gerekiyor. Bu yükümlülük, iadenin mutlaka gerçekleşeceği garantisini vermiyor.
Yanlış transfer fark edilince ne yapılmalı?
Transferi yapan kişi, bankasının müşteri hizmetlerine veya şubesine gecikmeden başvurarak iade talebi oluşturmalı. Başvuruda işlem tarihi, tutar, alıcı IBAN’ı ve dekont bilgileri hazır bulundurulmalı; başvuru numarası ile bankanın yanıtları saklanmalı.
FAST işlemlerinde hızlı hareket etmek özellikle önemli. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının açıklamasına göre para, saniyeler içinde alıcının hesabına geçerek kullanılabilir hâle geliyor. TCMB, yanlış FAST ödemelerinde müşterinin kendi finansal kuruluşuyla iletişime geçmesi gerektiğini, iade işlemlerinde kendisinin rolü bulunmadığını belirtiyor.

Alıcı parayı geri vermezse ne olur?
Paranın bir hesaba yatırılmış olması, hesap sahibine o tutarı koşulsuz olarak elinde tutma hakkı sağlamıyor. Türk Borçlar Kanunu’nun 77’nci maddesi, haklı bir neden olmadan başkasının malvarlığından zenginleşen kişinin bu zenginleşmeyi geri vermesini öngörüyor.
Yanlış transferin banka üzerinden iade edilememesi durumunda, koşullarına göre alıcıya karşı sebepsiz zenginleşmeye dayalı hukuki yollara başvurulabiliyor. Dekont ve transferin neden hatalı olduğunu gösteren kayıtlar bu süreçte önem taşıyor.
İade sağlanamazsa gönderen, yazılı başvuruyla bankasından hukuki süreçte kullanabileceği, bankanın elindeki ilgili bilgi ve belgeleri isteyebiliyor. Sözleşmede kararlaştırılmışsa geri alma işlemleri için maliyetle orantılı makul ücret de talep edilebiliyor.

“Parayı harcadım” demek yeterli mi?
Türk Borçlar Kanunu’nun 79’uncu maddesine göre geri verme yükümlülüğünün kapsamı, parayı alan kişinin iyi niyetine ve zenginleşmenin devam edip etmediğine bağlı. Paranın geri verilmesi gerekebileceğini bilerek harcanması hâlinde, tutarın tamamına ilişkin sorumluluk sürebiliyor. Bu nedenle yalnızca “harcadım” açıklaması, iade yükümlülüğünü kendiliğinden ortadan kaldırmıyor.
Hata bankadan kaynaklanıyorsa durum değişiyor
Müşterinin doğru talimatına rağmen bankanın işlemi hatalı gerçekleştirmesi farklı değerlendiriliyor. Yönetmeliğin 70’inci maddesi, bankanın sorumlu olduğu durumlarda hatalı gerçekleştirilen kısmın gecikmeden iadesini ve hesaptan düşülen tutar bakımından hesabın eski durumuna getirilmesini düzenliyor.
Muhabir: Mukaddes Yelin