
Türkiye Kamu-Sen Muğla İl Temsilciliği adına Türk Sağlık-Sen Muğla Şube Başkanı Mehmet Ataş, Muğla’nın Menteşe ilçesindeki Sınırsızlık Meydanı’nda düzenlenen basın açıklamasında memur ve emeklilerin ekonomik koşullar karşısında giderek zorlandığını vurguladı.
Ataş konuşmasında, 2025 yılı resmi enflasyon oranının yüzde 30,89 olarak açıklandığını, buna karşın memur maaş artışlarının yıl içinde yüzde 22,5 seviyesinde kaldığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:
“Sonuç açıktır; enflasyon yükselmiş, maaşlar erimiştir. Bu tablo artık istisna değil, alışılagelmiş bir durum hâline gelmiştir.”
2024 yılında da maaşların enflasyonun 15,37 puan gerisinde kaldığını anımsatan Ataş, iki yıl üst üste yaşanan bu kaybın kamu çalışanlarını ciddi bir ekonomik darboğaza sürüklediğini dile getirdi.

Enflasyon farkı uygulamasına da tepki gösteren Ataş, bunun gerçek bir zam olmadığını vurgulayarak, “Enflasyon farkı zam değildir. Bu sadece kaybın telafisidir. Zam dediğiniz, maaşın alım gücünü artırır; bugün yapılan düzenlemeler bunu sağlamıyor” dedi. Mevcut sistemde maaşların adeta ön ödemeli enflasyon farkı sistemiyle belirlendiğini söyleyen Ataş, bu yaklaşımın kamu çalışanlarını sürekli geriye götürdüğünü ifade etti.
2026 yılının ilk maaşlarının 15 Ocak’ta alınacağını belirten Ataş, en düşük bekar memur maaşının 58 bin 200 liraya, ortalama memur maaşının ise 64 bin 100 liraya yükseleceğini söyledi. Ancak bu rakamların yaşam koşulları karşısında yetersiz olduğunu belirterek, “Yoksulluk sınırının 100 bin liraya dayandığı bir ülkede 64 bin lirayla bir memur ay sonunu nasıl getirecek? Emekli maaşları ise açlık sınırının altına düşmüş durumda” diye konuştu.
Emeklilik sistemindeki bozulmaya da dikkat çeken Ataş, 2008 sonrası düzenlemelerle görev aylığı ile emekli aylığı arasındaki bağın koparıldığını söyledi. İlave ek ödemenin emekli maaşına yansıtılmamasını eleştiren Ataş, “Bu sistem yüzünden kimse emekli olmak istemiyor. En düşük memur emeklisi maaşı asgari ücretin bile altına düşmüş durumda” ifadelerini kullandı.
Vergi politikalarının da çalışanı zorladığını belirten Ataş, bütçe gelirlerinin büyük bölümünün dolaylı vergilerden sağlandığını ve bunun dar gelirlinin sırtına yüklendiğini söyledi. Gelir vergisi dilimlerinin maaş artışlarının gerisinde kaldığını belirten Ataş, “Yapılan zammın önemli bir kısmı vergi olarak geri alınıyor. Bu nedenle ücretliler için gelir vergisi oranı yüzde 15’te sabitlenmelidir” çağrısında bulundu.

Kamuda ücret adaletsizliğinin giderek derinleştiğini vurgulayan Ataş, aynı işi yapan ama farklı statüde olan personel arasında büyük maaş farkları oluştuğunu söyledi. Yardımcı hizmetler sınıfı personelinin, akademisyenlerin, öğretmenlerin ve teknik personelin mali ve özlük haklarının iyileştirilmesi gerektiğini belirterek, görev ve sorumlulukla orantılı adil bir ücret sistemi kurulması gerektiğini dile getirdi.
Güvencesiz istihdam modellerine de tepki gösteren Ataş, 3+1 sözleşmeli sistem ve geçici istihdam biçimlerinin kamu çalışanlarının geleceğe güvenle bakmasını engellediğini söyledi ve kadroya dayalı, güvenceli tek tip istihdam modeli istediklerini ifade etti.
Konuşmasının sonunda taleplerini yineleyen Ataş, memur ve emeklilere ek zam yapılmasını, maaşlara refah payı eklenmesini, gelir vergisinin adil hâle getirilmesini, ilave ek ödemenin emekli maaşına yansıtılmasını ve birinci dereceye gelen tüm memurlara 3600 ek gösterge verilmesini istedi. Ataş, sözlerini “Enflasyon kadar zam istemiyoruz. İnsanca yaşam, adil ücret ve vergide adalet istiyoruz” diyerek tamamladı.



