Güncel

Sezai Öz: “Yat Limanı Projesi Hukuka ve Bilime Aykırı”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Datça İlçe Başkanı Sezai Öz, gündemde olan Yat Limanı Projesi'ne dair kritik bir açıklama yaparak, projeye "kategorik olarak karşı olmadıklarını" ancak yer seçimi, proje ölçeği, bilimsel raporların yok sayılması ve hukuki süreçteki eksiklikler nedeniyle itiraz ettiklerini duyurdu.

“Denizde yaşanan sorunlar apaçıktır”

CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz açıklamada yat limanına karşı olmadıklarını belirterek, “Datça’da yat limanı yapılmasını isteyen hemşerilerimizin talepleri gerçektir, meşrudur ve saygındır. Denizde yaşanan sorunlar apaçıktır.Tekne bağlama kapasitesi yetersizdir. Balıkçı barınağı artan ihtiyacı karşılamamaktadır. Turizmde düzen, altyapı ve planlama ihtiyacı vardır. Gümrüklü sahamız yoktur. Cumhuriyet Halk Partisi yat limanına kategorik olarak karşı değildir. Partimiz hiçbir zaman gelişmeye, denizciliğe, kamusal altyapı yatırımlarına karşı olmamıştır” dedi.

“Datça’nın gerçek ihtiyacı ne?”

Proje ölçeğinin ekosistemini aşmasına ve bilimsel raporların yok sayıldığını söykeyen Öz, “Bizim itirazımız yer seçiminin hatalı olmasına, proje ölçeğinin Datça ekosistemini aşmasına, bilimsel raporların yok sayılmasına, hukuki süreçteki eksikliklerine ve kamusal kıyıların özel kullanıma dönüşmesi riskinedir. Datça’nın gerçek ihtiyacı ne? Gümrüklü saha mı, kapasitesi sürekli değişen yat limanı mı? Datça’nın ekonomik omurgası tarım, kültür ve tarih,küçük ölçekli turizm ve yerel esnaf ve üreticilerden oluşmaktadır. Büyük marketlerin Datça’ya katkıları ortadadır” diye konuştu.

Açıklamada gümrüklü sahanın ve barınağın iyileştirilmesinin öncelik olması gerektiğini söyleyen Sezai Öz, Türkiye’de yat limanı bulunan şehirlerden örnekler verdi. Öz açıklamasında şunları söyledi:

“Türkiye’de ve yakın coğrafyada yat limanı bulunan kıyı kentlerinin deneyimlerine baktığımızda tablo şöyledir. Göcek gelir marinanın içinde toplandı, esnafa yansımadı. Yalıkavak ekonomik fayda dar bir kesime aktı, kıyılar kapandı. Alaçatı fiyatlar yükseldi, bölge tek tip turiste döndü. Kaş marina ekonomiyi dönüştürmedi asıl gelir doğa turizmine kaldı. Kos & Rodos marina gelirleri ada halkına yayılmadı. 90’lardan bu yana süren bu marina projesi maalesef hayata geçirilemiyor. Oldu bittiye getirilmeye ve istihdam vadederek gerçek olmayan nedenler öne sürülerek ve hukuk yok sayılarak yapılmaya çalışıyor. Bugün Akbelen’de de aynı oyunu oynadılar. Yöre halkına istihdam vadederek halkı birbirine düşürdüler. Bugün tanıdıklarınız vardır sorun Limak ve İçtaş ucuz işçi diye afgan mültecileri çalıştırıyor. Konumuza dönersek. Gümrüklü saha ve barınağın iyileştirilmesi bizim önceliğimiz olmalı.”

“Kıyı kamusal niteliğini kaybetmeden ihtiyaçlar karşılanabilir”

CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz,Balıkçı kooperatifinin projesini belirterek,

“Bu konuda Balıkçı Kooperatifinin daha önce iptal edilen şimdi ise görüşme halinde olan yeni bir iyileştirme projesi var. Gümrüklü saha üreticiyi dış pazara bağlar, esnafa doğrudan katkı sunar, turizmi çeşitlendirir, ekonomiyi geniş tabana yayar, doğaya en az yükü bindirir. Sorun gerçektir ancak çözüm bu projede değildir. Balıkçı barınağı güçlendirilebilir. Küçük ölçekli kamucu marina modelleri uygulanabilir. Tekne bağlama kapasitesi bilimsel planlamayla artırılabilir. Kıyı kamusal niteliğini kaybetmeden ihtiyaçlar karşılanabilir” dedi.

“Azınlık Görüşüyle Datça’nın Geleceği Belirlenemez”

Açılan davada 11 bilirkişiden 9’unun ÇED olumlu kararının hukuka aykırı bulmasına rağmen 2 bilirkişinin belirsiz görüşü üzerine projenin ilerletilmeye çalışıldığını söyledi. Öz açıklamasında şunları söyledi:

“Datça Yat Limanı sürecinde tartışmalar yalnızca çevresel etkiler veya yatırım ihtiyacıyla sınırlı değildir. Asıl mesele, hukukun nasıl işletildiği ve Datça’nın geleceğinin bilime mi, yoksa azınlık görüşlere mi göre şekillendirildiğidir. Bu davada mahkeme tarafından 11 kişilik bilirkişi heyeti görevlendirilmiştir. İnceleme sonucunda 11 bilirkişiden 9’u, ÇED olumlu kararının hukuka ve bilime uygun olmadığını, ciddi eksikler bulunduğunu ve iptal edilmesi gerektiğini söylemiştir. Sadece 2 bilirkişi, netlik içermeyen, muğlak görüş bildirmiştir. Hukuken anlamı açıktır. Bilimsel çoğunluk ‘bu proje bu haliyle olmaz’ demiştir. Ancak süreç, sanki 9 bilirkişi yokmuş gibi, azınlığın belirsiz görüşü üzerinden ilerletilmeye çalışılmaktadır. Datça Marina dosyasında yaşanan budur. Çoğunluk ‘olmaz’ demiştir. Azınlık ‘olabilir’ demiştir. Süreç ise azınlığın görüşüne dayanılarak sürdürülmektedir.”

CHP Datça İlçe Başkanı Sezai Öz açıklamasının sonunda şunları söyledi:

“Bu yüzden bu itiraz sadece Datça için değil, Türkiye’de hukuk devleti için önemlidir. Turizm kentinde elbette yat limanı gereklidir; ancak doğru yerde, doğru ölçekte, katılımcı bir planlamayla, ilgili tüm taraflarla birlikte belirlenmelidir. Bu kent, gelecek kuşaklara bırakacağımız bir emanettir. Bu emanete sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Kararlılıkla, akılla, bilimle, hukukla ve kamu yararıyla bu sorumluluğu yerine getireceğiz. Birlikte koruyacağız.
Birlikte yöneteceğiz. Datça hepimizin.”