21 Şubat 1968’de Muğla’da düşen askeri uçağın olay yerinden arşiv görüntüsü. Şehit Pilot Teğmen İsmet Çatak, uçağı yerleşim alanlarından uzaklaştırarak yüzlerce insanın hayatını kurtarmıştı.)
Muğla’nın Menteşe ilçesinde yaşayan Sergül Dik, Şehit Pilot Teğmen İsmet Çatak’ın uçağının düştüğü alana anıt yapılması için yerel seçimlerin ardından verilen sözün tutulmasını beklediğini belirterek Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’a vefa çağrısında bulundu.
Neden Şimdi Gündemde?
Son dönemlerde yaşanan helikopter kazalarının ardından görev bilinci ve fedakârlık kavramları yeniden tartışılmaya başlandı. Bu süreçte, Muğla’da 57 yıl önce yüzlerce insanın hayatını kurtarmak için kendi yaşamını feda eden Şehit Pilot Teğmen İsmet Çatak’ın hikâyesi de yeniden hatırlandı. Sergül Dik’in anıt çağrısının bugün gündeme gelmesi, Muğla’nın ortak hafızasında yer eden bu fedakârlığın somut bir vefa ile karşılık bulması gerektiği düşüncesini güçlendirdi.
Muğla’nın hafızasında derin izler bırakan bu fedakârlık öyküsü, kamuoyunda yeniden karşılık bulurken, Düğerek Mahallesi’nde yaşayan Sergül Dik, İsmet Çatak’ın uçağının düştüğü alana bir anıt dikilmesi konusunda yerel seçimlerin ardından verilen sözün aradan geçen zamana rağmen hayata geçirilmediğini belirterek beklentisini dile getirdi.
Uçağı Terk Etmedi, Şehri Kurtarmayı Seçti
Pilot Teğmen İsmet Çatak’ın aldığı karar, üzerinden yıllar geçmesine rağmen Muğla için hâlâ bir dönüm noktası olarak görülüyor. Kendi hayatını kurtarma imkânı bulunmasına rağmen, yerleşim alanları üzerindeki riski göze almayan Çatak, uçağı son ana kadar kontrol altında tutmayı tercih etti. Bu bilinçli karar, yüzlerce insanın hayatını kurtarırken, onun da şehit olmasına neden oldu.
“O Gün Olay Yerine Giden İlk Kişilerden Biriydim”
Sergül Dik, İsmet Çatak’ın fedakârlığını yalnızca anlatılanlardan değil, birebir tanıklık ederek hatırlayan isimlerden biri olduğunu ifade etti. Uçağın düştüğü gün Düğerek bölgesinde bulunduğunu belirten Dik, patlama sesiyle birlikte olay yerine koşan ilk kişilerden biri olduğunu söyledi. O anların hafızasında silinmez izler bıraktığını dile getiren Dik, “O gün yaşananlar, bir insanın başkalarının hayatı için nasıl gözünü kırpmadan karar alabildiğini gösterdi. İsmet Çatak’ın neyi göze aldığını orada gördüm” dedi.
“Bu Bir Siyasi Talep Değil, Vefa Meselesi”
Anıt talebinin herhangi bir siyasi beklenti taşımadığını özellikle vurgulayan Sergül Dik, konunun tamamen toplumsal hafıza ve vefa duygusuyla ilgili olduğunu ifade etti. Yerel seçimlerin ardından, uçağın düştüğü alana İsmet Çatak’ın anısını yaşatacak bir heykel ya da anıt yapılacağı yönünde kendisine söz verildiğini belirten Dik, “Aradan zaman geçti. Ben bugün yalnızca verilen sözün tutulmasını bekliyorum. Bu, bir eleştiri değil; bir hatırlatma” diye konuştu.
Uçağın Düştüğü Yer Hâlâ Sessiz
Talebin merkezinde, İsmet Çatak’ın son manevrasını yaparak uçağı yönlendirdiği Kışla Parkı bölgesindeki alan bulunuyor. Sergül Dik’e göre bu nokta, Muğla için yalnızca sıradan bir arazi değil; fedakârlığın, görev bilincinin ve insan hayatına verilen değerin simgesi. Dik, buraya yapılacak bir anıtın özellikle genç kuşaklar için güçlü bir anlam taşıyacağını, geçmişle bağ kuran somut bir hafıza noktası oluşturacağını dile getirdi.
İsmet Çatak O Gün Neden Uçaktan Atlamadı?
21 Şubat 1968’de, öğle saatlerinde Muğla’nın cadde ve sokakları günün en kalabalık anını yaşarken, eğitim uçuşu yapan Pilot Teğmen İsmet Çatak’ın uçağı arıza nedeniyle hızla irtifa kaybetmeye başladı. Paraşütle atlayarak hayatını kurtarma imkânı bulunmasına rağmen, uçağın yerleşim alanları üzerine düşmesi hâlinde büyük bir felaket yaşanacağını öngören Çatak, bu seçeneği bilinçli olarak reddetti. Komutanına, uçağı terk etmesi durumunda yüzlerce insanın hayatını kaybedebileceğini ifade eden Çatak, uçağı son ana kadar yönlendirerek boş bir araziye çevirmeyi başardı. Bu karar, Muğla halkını olası bir faciadan kurtarırken, Şehit Pilot Teğmen İsmet Çatak’ın da hayatına mal oldu.
Muğla’nın Ortak Hafızasına Açılan Bir Beklenti
Bugün İsmet Çatak’ın adı, üzerinden geçtiği mahallede bir caddeye verilmiş durumda. Ancak birçok yurttaş, onun fedakârlığının anlatıldığı, sessizce saygı duruşunda bulunulabilecek bir anıtın da kente kazandırılması gerektiği görüşünde birleşiyor. Düğerek’ten yükselen bu çağrı, yalnızca bir mahalle talebi olarak değil, Muğla’nın ortak hafızasına yönelik bir vefa beklentisi olarak değerlendiriliyor.