Uzun süredir Ege ve Akdeniz kıyılarında yatırım fırsatlarını kovalayan dünyaca ünlü Rus iş insanı Roman Abramoviç'in nihai durağı Muğla oldu. İlimizin en önemli turizm merkezlerinden Bodrum'u seçen milyarder yatırımcı, Kaplankaya bölgesine komşu olan yaklaşık 100 bin metrekarelik devasa bir toprak parçasını mülkiyetine geçirdi. İki farklı özel plajı bünyesinde barındıran bu paha biçilemez sahil şeridinde nasıl bir proje yükseleceği Muğla kamuoyunda büyük bir merak konusu yaratmıştı. Beklenen açıklama, devasa arazinin beton yığınına dönüşmeyeceğini müjdeleyerek bölge halkının ve çevrecilerin yüreğine su serpti.

ROMAN ABRAMOVİÇ'TEN MUĞLA BODRUM YATIRIMI

Milyonlarca dolarlık sahillerin genellikle büyük otel zincirleri veya kalabalık tatil köyleri tarafından hızla betonlaştırıldığı bir dönemde, Rus yatırımcının planı oldukça farklı ve çevreci bir vizyon çiziyor. Edinilen detaylara göre, ticari kaygılarla hareket edilmeyecek ve satın alınan alana devasa bir konaklama tesisi inşa edilmeyecek. Bunun tam aksine, 100 dönümlük arazinin doğal bitki örtüsü ve topografyası korunarak sadece üç adet kişisel malikane yapılacak. Her bir lüks yapının 30'ar dönümlük geniş yeşil alanlar içine izole bir şekilde yerleştirilmesi hedeflenirken, Muğla'nın eşsiz doğasına zarar verecek yoğun bir yapılaşmadan özenle kaçınılacak.

Bu elit girişimin duyurulması, ilimizdeki yerel basında ve Ege emlak piyasasında büyük bir yankı uyandırdı. Yatırım sürecini değerlendiren usta gazeteci Fatih Altaylı, bu ölçekteki üst düzey hamlelerin bölgesel marka değerini katlayarak artıracağını ifade etti. Proje sayesinde Muğla kıyılarının, zenginlerin vazgeçilmezi olan Güney Fransa, Sardunya veya Marbella gibi küresel destinasyonlarla doğrudan rekabet edeceği öngörülüyor. Doğanın tahrip edilmediği bu tarz sakin ve prestijli alanların oluşması, ilimizin turizm kalitesini de bir üst lige taşıyor.

İnşa edilmesi planlanan ultra lüks konutların her birinin değerinin 10 milyon ile 100 milyon dolar bandında olacağı tahmin ediliyor. Sektördeki gayrimenkul uzmanları, Abramoviç'in attığı bu imzanın ardından diğer uluslararası seçkin isimlerin de yatırım rotalarını Muğla ve şirin ilçelerine kaydırabileceğini belirtiyor. Sadece kısıtlı sayıda kişinin yaşayacağı bu alan, hem çevresel sürdürülebilirliği desteklemesi hem de şehrin üst düzey vizyonuna katkı sunması açısından oldukça büyük bir önem taşıyor.

Muhabir: Haber Merkezi