Muğla Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantıda, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan Binaların Yangından Korunması Hakkında Yeni Yönetmelik Taslağı tanıtıldı. Toplantıda, yeni düzenlemelerin sektöre etkileri, yerel mimariye uyum süreci ve turizm tesislerinin karşılaşabileceği uygulama zorlukları ele alındı.
Geniş katılım sağlandı
MUTSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıya, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayram, MUTSO Başkanı Bülent Karakuş, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Osman Çıralı, Muğla Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Yıldırım Arslan ile turizm sektörü, otel işletmeleri ve inşaat alanından çok sayıda temsilci katıldı.
Yangın güvenliği uygulamaları masaya yatırıldı
Toplantıda, yeni yönetmelik taslağında yer alan düzenlemelerin uygulamadaki etkileri, yangın güvenliği standartlarının yükseltilmesi ve yerel düzeyde yaşanabilecek uyum sorunları hakkında bilgilendirmelerde bulunuldu. Toplantıda konaklama tesisleri ve turizm bölgelerinde uygulanacak önlemler konusunda sektör temsilcilerinin görüşleri dinledi.
Bülent Karakuş: “Güvenliği sağlarken uygulanabilirliği kaybetmemeliyiz”
Toplantının açılış konuşmasını yapan MUTSO Başkanı Bülent Karakuş, yangın güvenliğinin hem mesleki hem de toplumsal bir sorumluluk olduğunu vurguladı:
“Binaların yangından korunması hakkında yönetmelik, yalnızca teknik güvenlik açısından değil; can ve mal güvenliğiyle birlikte yaşam alanlarımızın kalitesini ve şehirlerimizin geleceğini ilgilendiren bir rehberdir. Özellikle yapı yoğunluğunun arttığı kent merkezlerinde doğru proje, uygun malzeme seçimi ve periyodik denetimler artık bir tercih değil zorunluluktur.”
Yerel mimari dikkate alınmalı
Karakuş, taslak yönetmeliğin uygulanabilirliğine dair dikkat çekici önerilerde bulundu:
“Yönetmelik yangın güvenliğini artırma amacı taşıyor, ancak özellikle turizm bölgelerindeki mevcut yapı dokusunda bazı zorluklar ortaya çıkabilir. Az katlı yöresel mimariye sahip binalar ile yüksek katlı yapılar aynı kriterlerle değerlendirilmemeli. Bu nedenle yerel mimariyi koruyacak düzeltmelere ihtiyaç duyulmaktadır.”
Ayrıca Karakuş, işletmelerin yeni denetim ve teknik personel istihdamı nedeniyle mali yükle karşılaşabileceğine dikkat çekerek, bu konuda destekleyici düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti.
Turizm sektörü olumsuz etkilenmemeli
Muğla ekonomisinin temel direklerinden birinin turizm olduğunu hatırlatan Karakuş, yönetmelik taslağının uygulanması sürecinde işletmelerin mağdur edilmemesi gerektiğini hatırlatarak, “Mevcut yapıların tamamı yeni standartlara birebir uymayabilir. Bu durum, bazı tesislerin kapanma riskiyle karşı karşıya kalmasına yol açabilir. Hem yangın güvenliğini sağlamak hem de sektörün sürdürülebilirliğini korumak ortak hedefimiz olmalıdır” dedi.
“Bu Bir güvenlik sistemi”
T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı Murat Bayram, toplantıda yaptığı sunumda, yönetmeliğin hem kapsamını hem de getireceği değişiklikleri detaylı bir şekilde anlattı. Bayram, yangın güvenliği mevzuatının, sadece teknik bir düzenleme değil; vatandaş, işletmeci ve kamu kurumlarını doğrudan ilgilendiren bir bütünlük olduğunu vurguladı.
“Bu yönetmelik kolay değil, 171 madde ve 14 ekten oluşuyor”
Bayram, yönetmelik sürecinin uzun ve titiz bir çalışma gerektirdiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Bu yönetmelik, diğer mevzuatlara göre çok daha kapsamlı. 12 kısım, 45 yorum, 171 madde ve 14 ekten oluşuyor. Her bir madde kendi içinde birçok disiplini ilgilendiriyor. 2006’dan bu yana yangın yönetmelikleri üzerinde çalışıyorum; bir kelimeyi bile günlerce tartıştığımız oluyor. Dolayısıyla basit bir yönetmelik değil.”
Bayram, 2002 yılında ilk kez Türkiye geneline hitap eden bir yangın yönetmeliği yayımlandığını, 2007’de yapılan revizyonun da kapsamlı değişiklikler nedeniyle yeni bir yönetmelik olarak yürürlüğe girdiğini hatırlattı. 2024 yılında başlayan çalışmaların da aynı şekilde yeni bir yönetmelik formatında yayımlanmasının planlandığını söyledi.
Yönetmeliğin yasal hiyerarşi bakımından diğer yönetmeliklerin üzerinde olduğuna dikkat çeken Bayram, “Bu yönetmelik, cumhurbaşkanlığı yönetimi olarak yayımlanacak. Yani bakanlığımız hazırlıyor ama yürürlüğe Cumhurbaşkanlığı tarafından konulacak. Dolayısıyla imar, otopark veya sığınak yönetmelikleriyle çelişen hükümler varsa, diğer yönetmeliklerin bir yıl içinde bu yönetmeliğe uyum sağlaması gerekiyor” dedi.
Bayram, yangın yönetmeliğinin can ve mal güvenliği açısından bir üst düzenleme olduğunu, dolayısıyla diğer tüm yönetmeliklerin buna uyumlu hale gelmesinin zorunlu olduğunu vurguladı.
“Yalnızca binalar değil, tesis ve işletmeler de kapsama alındı”
Yeni yönetmeliğin yalnızca binaları değil, tesisleri, işletmeleri ve özel yapıları da kapsayacağını belirten Bayram, “Türkiye’de yangın yönetmeliği tek bir çerçeveyle düzenleniyor. O yüzden sadece binaları değil, tesisleri ve işletmeleri de içine almak zorundayız. Eğer farklı tür yapılar için özel yönetmelikler olsaydı, bu kadar geniş bir kapsama gerek kalmazdı. Ama şu anda tüm yapı türlerini kapsayan tek yönetmelik bu” dedi.
Bayram ayrıca, Silahlı Kuvvetler ve enerji tesisleri gibi özel statüdeki bazı yapıların istisna tutulduğunu belirtti. Yeni dönemde enerji depolama sistemleri ve batarya tesislerinin Enerji Bakanlığı, tarihi yapıların ise Kültür Bakanlığı tarafından düzenlenmesinin planlandığını da sözlerine ekledi.
“Yönetmeliğe uygun olmayan projelere ruhsat verilemeyecek”
Yeni yönetmelikle birlikte ruhsat süreçlerinde daha sıkı kontrol uygulanacağını söyleyen Bayram: “Hiçbir yapının projesi bu yönetmeliğe uygun değilse, ilgili idare o binaya ruhsat veremeyecek. Proje uygun değilse yapı kullanım izin belgesi de düzenlenmeyecek. Bu, hem tasarımcı hem uygulayıcı hem de işletmeci için ciddi bir sorumluluk getiriyor.”
Bayram, bazı endüstriyel tesislerin (örneğin otomotiv fabrikaları) uluslararası standartlara göre farklı çözümler gerektirebileceğini, bu tür durumlarda uluslararası mevzuatların da referans alınabileceğini söyledi.
“Herkese sorumluluk düşüyor”
Yangın yönetmeliğinin yalnızca bir mühendislik konusu değil, toplumsal bir sorumluluk alanı olduğunu vurgulayan Bayram şu ifadeleri kullandı:
“Bu yönetmelik hepimizi ilgilendiriyor. Bir binanın işletmecisi, o binadaki sistemlerin çalışır durumda tutulmasından sorumludur. Merdiven aydınlatmaları, acil çıkış yönlendirmeleri, yangın merdivenleri sürekli kontrol edilmelidir. Tasarımcı doğru tasarlayacak, uygulayıcı doğru kuracak, işletmeci de sistemi düzgün işletecek. Çünkü yangın anında o sistemin bir kere çalışması gerekir. Bir kere çalışmadıysa, her şey bitmiş olur.”