1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Muğla’nın Menteşe ilçesinde bir araya gelen sendika temsilcileri, işçiler ve vatandaşlar, Akyol Pazar Yeri’nde toplandı. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinlikte emekçiler, ellerinde dövizler ve pankartlarla sloganlar atarak miting alanına yürüdü. Yürüyüş boyunca “emek”, “dayanışma” ve “eşitlik” vurgusu yapılırken, kortej renkli görüntülere sahne oldu. Katılımcılar, 1 Mayıs’ın birlik ve beraberlik günü olduğuna dikkat çekti.
Yoğun katılımla düzenlenen korteje Muğla Büyükşehier Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz, Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, Yatağan Belediye Başkanı Mesut Günay, CHP Muğla Milletvekilleri Gizem Özcan ve Süreyya Öneş Derici, Önceki dönem Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün,CHP Muğla İl Başkanı Nail Kızıl, ünlü oyuncular Mehtap Bayri ve Cengiz Bozkurt ve çok sayıda vatandaş katıldı. Korteje katılan emekçiler ellerinde dövizler ve çeşitli pankartla slogan atarak miting alanına yürüdü.
Tertip komitesi adına Nilüfer Enginsu ve Kamil Ateş okudu. Tertip komitesi tarafından yapılan açıklamada ülkenin hukuksuzluk ve şiddetle sarmalandığını belirtilerek, “Zorlu bir süreçten geçiyoruz. Memleketin her bir köşesi adeta bir kuşatma altında. Bugün ülkemiz, sadece ekonomik bir krizle değil, topyekûn bir hukuksuzluk ve şiddet sarmalıyla karşı karşıyadır. Adaletin saraylara hapsedildiği, hukukun üstünlüğünün değil, üstünlerin hukukunun hüküm sürdüğü bu düzende; işçinin hakkı gasp ediliyor, seçilmişler cezaevlerine atılıyor, anayasal haklarımız birer birer yok sayılıyor. Biliyoruz ki; hukukun olmadığı yerde ekmek de olmaz, huzur da olmaz. Bu hukuksuzluk iklimi, en çok da kadınları ve çocuklarımızı hedef alıyor. Her gün bir başka kadın cinayetiyle sarsılıyoruz. Sokaklarda, evlerde, iş yerlerinde kadınların yaşam hakkı ellerinden alınıyor. ‘İstanbul Sözleşmesi Yaşatır’ diyenlerin sesini kısmaya çalışanlar, kadınları şiddet karşısında savunmasız bırakanlar, bu cinayetlerin faili kadar sorumludur. Toplumsal cinsiyet eşitliğini yok sayan bu zihniyet, okullarımıza kadar sızmış durumdadır. Okullarımız şiddet sarmalıyla kuşatılmış, laik ve bilimsel eğitimden uzaklaştırılmış durumda. Eğitim yuvalarımızda çocuklarımız şiddetle tanışıyor, liyakatsiz ellerde gelecekleri karartılıyor. Buradan bir kez daha haykırıyoruz: Kadın cinayetleri politiktir ve biz her bir kadın, her bir çocuk güvenle yaşayana dek bu sokakları terk etmeyeceğiz” diye ifade edildi.
“Halkların sarsılmaz barış iradesini savunuyoruz”
Halkın birbirine kırdırıldığını söyleyen Tertip Komitesi, “Sermayenin ve iktidarın gözü doymaz hırsı, bugün doğamızı da bir savaş alanına çevirmiş durumda. Akbelen’de, İkizköy’de asırlık zeytinliklerimiz maden baronlarının kâr hırsı için katlediliyor. Köylünün kutsal saydığı toprağa, suya, ağaca düşman bir anlayışla karşı karşıyayız. Ancak yağma sadece doğada değil; asgari ücretlinin sofrasında, emeklinin boş tenceresinde devam ediyor. Bir yanda halkı açlığa mahkûm eden ekonomik yıkım, diğer yanda maden ocaklarında canını ortaya koyan işçilerin direnişi var. Yerin altından ‘insanca bir yaşam’ çığlığıyla çıkan maden işçisiyle, yerin üstünde zeytinine sarılan köylünün mücadelesi tektir: Bu, yaşamın ölüme ve talana karşı isyanıdır. Üstelik bu şiddet ve sömürü sadece sınırlarımızla da kısıtlı değil. Emperyalist güçlerin dünyayı kana bulayan savaş politikaları, halkları birbirine kırdırıyor; yoksulluğa ve göçe zorluyor. Silah baronları kâr etsin diye çocuklar ölüyor. Bizler; savaşa karşı barışın, sömürüye karşı kardeşliğin yanındayız. Sarayların savaşına karşı, halkların sarsılmaz barış iradesini savunuyoruz.”
“Anayasal haklarımız yok sayılıyor”
Tertip komitesi adına Nilüfer Enginsu ve Kamil Ateş yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Bugün bu ülkede üç temel gerçek var. Emeğimiz sömürülüyor. Adalet yok sayılıyor. Yaşam hakkımız tehdit altında. Bu düzende işçi üretiyor ama geçinemiyor. Gençler okuyor ama geleceğini göremiyor. Emekliler yıllarca çalışıyor ama ay sonunu getiremiyor. Bir yanda saraylar, diğer yanda boş tencereler. Bu düzen kimin için var? Bu ülke kimin emeğiyle ayakta duruyor? Ülkemiz yalnızca ekonomik bir krizle değil, derin bir hukuksuzlukla karşı karşıya. Hukukun üstünlüğünün yerini üstünlerin hukuku almış durumda. Seçilmişler susturuluyor, anayasal haklarımız yok sayılıyor.
Hukukun olmadığı yerde ekmek de olmaz, huzur da olmaz, gelecek de olmaz. Bu karanlık düzen en çok kadınları hedef alıyor. Her gün bir kadın daha hayattan koparılıyor. Kadınlar evde, sokakta, iş yerinde güvende değil. Kadın cinayetleri politiktir ve bu düzen değişmeden bitmeyecektir.
Kadınlar özgür ve güvenli yaşayana, İstanbul Sözleşmesi geri gelene, 6284 tam uygulanana kadar bu mücadele sürecek.”
Miting programının ardından 1 Mayıs kutlamaları akşam saatlerinde düzenlenen Bimenol ve Kurtalan Ekspres konseriyle sürdü. Konsere katılan vatandaşlar, sevilen şarkılar eşliğinde 1 Mayıs coşkusunu gece boyunca yaşamaya devam etti.
Öte yandan, siyasi parti temsilcileri ve bazı sendikaların miting alanına gelip program başlamadan ayrılması tertip komitesinin tepkisine neden oldu.




