Muğla’nın Marmaris ilçesine bağlı İncekum Orman Mesire Alanı’nda, yapılmak istenen ve 49 adet lüks çadır ile geniş sosyal tesisler içeren proje için ruhsatsız şekilde yol açıldığı iddia edildi.Vatandaşlar, Çetibeli Jandarma Komutanlığı’na giderek suç duyurusunda bulundu.
Özel Çevre Koruma Bölgesi, Doğal Sit Alanı, Arkeolojik Sit Alanı ve orman niteliği taşıyan bölgede açılan yolun, hiçbir ruhsat olmadan, imar planı sonuçlanmadan, altyapı hazırlığı yapılmadan, belediyeden izin alınmadan başlatıldığı iddia edildi. Vatandaşlar, “Sahile giremeyen halkın önüne bariyer koyan sistem, aynı noktaya iş makinelerini sokuyor” diyerek tepki gösterdi.
Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği ve Marmaris Kent Konseyi temsilcileri, jandarmaya verdikleri dilekçede savcılık soruşturması açılmasını talep etti. Ayrıca Muğla Büyükşehir Belediyesi de proje için verilen “ÇED gerekli değildir” kararına dava açmıştı.
Koruma Altındaki Alan Ticari Projeye Açılıyor
İncekum’da yapılmak istenen projenin günlük 93 ton su tüketimi öngördüğü belirtiliyor. Muğla Büyükşehir Belediyesi ise resmi görüşünde bu suyun temin edilemeyeceğini, oluşacak atıkların bertaraf edilemeyeceğini ve projenin ciddi bir ekolojik felaket riski taşıdığını vurgulamıştı.
Bölge, Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi, Doğal Sit, Arkeolojik Sit ve Kıyı Kanunu kapsamındaki hassas alan niteliği taşıyor. Tüm bu koruma statülerine rağmen alanın ticari bir tatil köyüne dönüştürülmeye çalışıldığı ifade ediliyor.
Gökova Akyaka’yı Sevenler Derneği ve Marmaris Kent Konseyi temsilcileri tarafından yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“İncekum Mesire Alanı 2025’te kişi başı 300 TL giriş ücretiyle günlük yaklaşık 1000 kişi ağırlıyor. Ayrıca içerideki en güzel noktalar “kameriye” olarak 1450 TL’ye kiralanıyor. Ancak asıl çarpıcı olan, Şirketin 7 hektarlık kira alanı, projeyle birlikte 17 hektara çıkarıldı. Yani korunan orman alanı şirket lehine genişletildi. OGM’nin 313 sayılı Orman Parkları Tebliği’ndeki amaç maddesi şöyle. ‘Orman kaynaklarından daha fazla ekonomik gelir elde etmek’ Bu açıkça gösteriyor ki devletin önceliği doğa değil, gelir. Bu nedenle, vatandaşlar hem ormanların korunmasını hem de çifte ödeme yükünün sona ermesini talep ediyor. İncekum’daki izinsiz yol, uzun süredir konuşulan rant mekanizmasının sadece bir örneği. Soru ise basit. Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu, neyi koruyor? Kamu yararını mı, şirketlerin önünü mü?”