Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün Ağustos 2025 kuraklık raporu, Türkiye’nin büyük bölümünün “şiddetli kuraklık” altında olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, tarım, içme suyu ve orman yangınları için acil önlemler çağrısında bulundu. İşte bölge bölge kuraklık tablosu, risk altındaki şehirler ve olası sonuçlarının detayı haberimizde…

Muğla Valisi Akbıyık, Belçika Büyükelçisi Van de Velde’yi ağırladı
Muğla Valisi Akbıyık, Belçika Büyükelçisi Van de Velde’yi ağırladı
İçeriği Görüntüle

 

Türkiye’nin %70’i Şiddetli Kuraklıkta

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün “Normalin Yüzdesi Metodu” ile hazırladığı Ağustos 2025 kuraklık haritası, Türkiye’nin en kritik iklim tablosunu gözler önüne serdi. Haritada ülkenin büyük kısmı koyu kahverengi renkle gösterilerek “şiddetli kuraklık (acil durum)” kategorisine alındı.

Uzmanlara göre bu tablo, 2025 yazında yaşanan yağışsız dönem ve yüksek sıcaklıkların tarım, su kaynakları ve ekolojik denge üzerinde derin yaralar açtığını kanıtlıyor.

 

En Çok Etkilenen Bölgeler

Kuraklık haritasına göre Marmara, Ege, Karadeniz kıyıları, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri kuraklığın en sert yüzüyle karşı karşıya.

  • Ege kıyılarında zeytin ve üzüm üretiminde ciddi rekolte kayıpları yaşanabileceği öngörülüyor.
  • Marmara’da sanayi ve tarımın su ihtiyacı artarken, baraj seviyelerinde kritik düşüş gözleniyor.
  • Karadeniz sahillerinde normalde nemli iklime rağmen kuraklık etkisi, fındık ve çay üretimini tehdit ediyor.
  • Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ise hem tarımsal üretim hem de hayvancılık için risk büyüyor.

Riskin Az Olduğu Bölgeler

Her ne kadar tablo genelde vahim olsa da bazı bölgeler görece avantajlı durumda. Haritada yeşil renkle işaretlenen Konya Ovası, Afyonkarahisar çevresi, Niğde, Kayseri, Burdur-Isparta hattı ve Denizli çevresinde yağışlar normal seviyelerde seyrediyor.

Bu bölgeler, Türkiye’nin genel kuraklık krizine kıyasla “nefes alan alanlar” olarak öne çıkıyor. Ancak uzmanlar, bu bölgelerin de uzun vadede kuraklıktan etkilenebileceği uyarısını yapıyor.

Hafif ve Orta Kuraklık Çemberi

Haritada sarı ve açık kahverengi renklerle belirtilen alanlarda hafif kuraklık (izleme aşaması) ve orta şiddette kuraklık (uyarı) durumları söz konusu. Özellikle Çanakkale, Erzincan, Tunceli çevresi bu kategoride yer alıyor. Bu bölgelerde henüz kritik seviyeye ulaşılmasa da dikkatli olunması gerekiyor.

Olası Sonuçlar: Tarımdan Yangınlara

Ağustos 2025 kuraklık raporu yalnızca iklim tablosunu değil, aynı zamanda toplumsal ve ekonomik riskleri de işaret ediyor:

  • Tarımda kayıplar: Hububat, bakliyat, üzüm, zeytin ve meyve üretiminde düşüş.
  • Su kaynaklarında baskı: Barajlar ve yeraltı suları kritik seviyelere geriliyor.
  • İçme suyu riski: Şehirlerde kesintiler ve su tasarrufu çağrıları artabilir.
  • Yangın riski: Özellikle Ege ve Akdeniz kıyılarında orman yangınları için olağanüstü risk oluşuyor.

Uzmanlardan Çözüm Çağrısı

İklim bilimciler ve çevre uzmanları, mevcut tabloya karşı şu önlemlerin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguluyor:

  • Suyun tasarruflu kullanımı ve yeniden kullanım projeleri
  • Tarımda damla sulama ve kuraklığa dayanıklı ürünlerin teşviki
  • Orman yangınlarına karşı erken uyarı ve müdahale sistemlerinin güçlendirilmesi
  • Yerel yönetimlerin acil kuraklık eylem planları hazırlaması

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Türkiye’nin ne kadarı şiddetli kuraklık altında?

Ağustos 2025 verilerine göre ülkenin %70’ten fazlası şiddetli kuraklık riski taşıyor.

En fazla risk hangi bölgelerde?

Marmara, Ege, Karadeniz kıyıları, Doğu ve Güneydoğu Anadolu kuraklıktan en çok etkilenen bölgeler.

Tarım ürünleri nasıl etkilenecek?

Zeytin, üzüm, hububat ve bakliyatta büyük rekolte kayıpları öngörülüyor.

Hangi bölgeler görece daha iyi durumda?

Konya Ovası, Afyonkarahisar, Denizli, Isparta-Burdur hattı, Niğde ve Kayseri çevresi riskin en düşük olduğu alanlar.

Editör Yorumu

Ağustos 2025 kuraklık haritası, Türkiye’nin su geleceği açısından alarm zillerini çalıyor. İklim krizinin etkisi, artık yalnızca bilimsel raporların değil, günlük hayatın da merkezine girmiş durumda. Yerel yönetimlerin eylem planlarını hızlandırması ve bireylerin tasarruf alışkanlıklarını benimsemesi artık kaçınılmazdır.

Muhabir: Kadir Tamer