Eskiden mobilya veya elektronik eşya alırken kullanılan bir "taksit aracı" olan kredi kartları, bugün adeta vatandaşın ve şirketlerin günlük hayatta kalma mücadelesinin en önemli finansman aracına dönüştü. BDDK’nın açıkladığı son rakamlar ise hanehalkı borçluluğundaki korkutucu tabloyu ve taksitli alışverişin nasıl eridiğini net bir şekilde ortaya koydu.
BİREYSEL KART BORÇLARI 3 TRİLYON LİRAYA KOŞUYOR
BDDK verileri, toplumun kredi kartına ne kadar bağımlı hale geldiğini gösteriyor:
-
2017 başında bireysel kredi kartı borç bakiyesi yalnızca 70 milyar TL civarındaydı.
Bu devasa borçlanma sarmalından sadece bireyler değil, işletmeler de nasibini aldı. Şirketlerin nakit akışını döndürebilmek için kullandığı kurumsal kredi kartı borç bakiyesi ise 900 milyar TL'yi aşarak rekor tazeledi.
TAKSİT BİTTİ, TEK ÇEKİM %65'LERE FIRLADI
İstatistiklere göre, bireysel kredi kartı harcamalarının yüzde 65'ini artık tek çekim işlemler oluştururken, taksitli işlemlerin payı yüzde 35'lere kadar çakıldı. 2026 yılında da taksitsiz harcamaların bu büyük hakimiyeti yüzde 60'ın üzerinde kalmaya devam ediyor. Bu durum iş dünyasına da yansıdı; 2023'ten bu yana şirketlerin kurumsal kart harcamalarında taksitli işlem oranı yüzde 25'lere kadar geriledi.
TÜKETİCİ NEDEN TAKSİT YAPAMIYOR?
Peki, enflasyonun yüksek olduğu bir ortamda vatandaş neden taksitle borçlanmak yerine peşin harcamaya yöneldi? Uzmanlara göre bu durumun asıl nedeni tüketicinin tercihi değil, mecburiyeti.
Enflasyonun tırmanışa geçtiği 2021 sonrası dönemde vatandaşlar fiyat artışlarından korunmak için taksitli alımlara hücum etmişti. Ancak ekonomi yönetimi, iç talebi soğutmak ve harcamaları kısmak için birçok temel mal ve hizmet grubunda kredi kartına taksit imkanını ya ciddi oranda düşürdü ya da tamamen yasakladı. Bu kısıtlamalar yüzünden vatandaşlar; gıda, yakıt ve fatura gibi en temel zorunlu günlük ihtiyaçlarını mecburen kredi kartıyla ve "tek çekim" olarak yapmak zorunda kaldı.
Ekonomi uzmanları, taksitsiz harcamalardaki bu suni artışın ve 3 trilyon liraya varan kart bakiyelerinin, vatandaşın nakit dengesinin koptuğunu ve ay sonunu getirebilmek için kredi kartı limitlerine tamamen bağımlı hale geldiğini gösterdiğini vurguluyor.