Haberin devamı >>>
Stratonikeia’nın arkasındaki o romantik hikaye kralın evladına olan sevgisi yüzünden aşkından vazgeçmesini konu alıyor. Rönesans döneminde de birçok Avrupa tablosuna da ilham vermiştir bu aşk hikayesi…
Muğla'nın Yatağan ilçesine bağlı Eskihisar Köyü sınırlarında yer alan Stratonikeia Antik Kenti, yaklaşık 6-7 kilometre batıda konumlanıyor. M.Ö. 3. yüzyılda kurulan bu antik kent, Anadolu’nun ilk yerleşimcilerinden olan Karyalıların ardından sırasıyla Helen, Roma, Bizans, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyarak günümüze ulaşmıştır.
Geçmişi uzun tarihsel süreç, Stratonikeia'nın kesintisiz bir insan yaşamına ev sahipliği yapmasını sağlamış ve neredeyse 2500 yıl süren bu tarihsel dokunun izlerini günümüzde de görmek mümkün.
Stratonikeia, dünyanın en büyük mermer antik kenti olarak tanınıyor ve bu özelliğiyle hem antik dönemlerin hem de daha yakın tarihsel dönemlerin izlerini bir arada sunuyor. Kent kalıntıları arasında Bizans dönemine ait Erikli, İsa ve Mikail Kiliseleri, 14-15. yüzyılda Beylikler döneminde inşa edilen Selçuk Hamamı, Geç Osmanlı döneminden kalan Şaban Ağa Camii, Osmanlı Çeşmesi, Ağa Evleri ve çeşitli dükkânlar gibi yapılar yer alıyor.
1950’li yıllarda yapılan çeşme ve evler de antik kentin zengin tarihsel dokusunu gözler önüne seriyor. Bu yapıları gezip görürken, Helenistik dönemin etkilerini yaşarken birden Osmanlı dönemi yapılarıyla karşılaşmak oldukça etkileyici bir deneyim sunuyor.
Stratonikeia'nın kuruluşuyla ilgili bilinen efsaneye göre, Seleukos Krallığı'nın I. Nikator adlı kralın eşinin ölmesi sonucu güzelliğiyle ünlü genç Stratonike'yi eş olarak seçer. Ancak, beklenmedik bir şekilde kralın oğlu Antiokhos, üvey annesi Stratonike'ye âşık olur.
Aşkından hasta düşen Antiokhos, bir hekim tarafından tedavi edilmeye çalışılırken, hekim Stratonike'nin odada olduğunu görünce durumu anlar. Kral, oğlunun aşkını engellemeye çalışmak yerine, tahtını bırakır ve Antiokhos, Stratonike ile evlenir. Yeni kral, şehrin adını eşinin ismiyle anılacak şekilde Stratonikeia olarak değiştirir. Şehrin bu efsanevi kuruluş hikayesi, Rönesans döneminde birçok Avrupa tablosuna ilham vermiştir.
Stratonikeia Antik Kenti'nin bir diğer dikkat çekici özelliği ise "Gladyatörler Şehri" olarak tanınmasıdır. 2000’li yılların başında yapılan kazılarda bulunan mezar stelleri, Stratonikeia'nın Anadolu'daki en büyük arenaya ev sahipliği yaptığını ortaya koymuştur.
Kazılarda ortaya çıkan Gymnasium'un 105 metre genişlik ve 180 metre uzunlukta olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, çevresinde bulunan gladyatör mezarlığı, burada bir gladyatör okulunun bulunduğunu ve birçok ünlü gladyatörün yetiştiğini göstermektedir. Şu ana kadar tanımlanan 10 gladyatörden en ünlüsü ise Truva'nın efsane kahramanı Akhilleus’tur. Gymnasium'un etrafındaki yapılar, gladyatörlerin eğitimine ne kadar önem verildiğini gözler önüne seriyor. M.Ö. 2. yüzyıl ile M.S. 1. yüzyıl arasında inşa edildiği düşünülen bu mezar stelleri, gelecekte daha birçok savaşçının izini açığa çıkarabilir.