Güncel

Bodrum Denizciler Derneği’nden Koylardaki Yat İşgaline Karşı Açıklama

Bodrum’da son dönemde koyların motor yatlar ve özel tekneler tarafından uzun süreli işgal edilmesi iddiaları kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam ediyor. Ülke genelinde yoğunlaşan bu durumla ilgili ilk kurumsal açıklama, Bodrum Denizciler Derneği tarafından yapıldı.

Bodrum’un geniş ve çeşitli koylara sahip olması, sorunun en görünür hale geldiği yerlerden biri olmasına neden oluyor. Özellikle Cennet Koyu’nda kara işgaliyle örtüşen deniz üzerindeki yoğunluk, bölgeyi denizciler açısından olumsuz etkiliyor. Uzun süre aynı bölgede demirleyen yatların, atıklarını denize bıraktığı ve deniz ekosistemine zarar verdiği belirtiliyor. Bodrum’daki ticari tekneler, Bodrum Limanı’na kayıtlı olup belirli periyotlarda atık teslimi yapmak zorunda kalırken, kaydı bulunmayan özel yatların bu denetimlerden muaf olduğu ifade ediliyor. Bu durumun, koylarda kirliliğin artmasına yol açtığı bildiriliyor.

Konuyla ilgili Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya Dernek merkezinde basın açıklaması gerçekleştirdi.  Altunkaya konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunurken, çözüm önerilerini de belirtti. Altunkaya açıklamasında, “Mavi sular kirlilik ve vurdumduymazlıkla tehdit ediliyor.  Bodrum’un dünyaca ünlü koyları, bu sezon deniz ekosistemine ve yerel denizcilik ekonomisine ağır darbe vuran ‘İstilacı yat türü’ kuşatması altında. Geldiğimiz noktada; kaptanlarımız bırakın koylarda gecelemeyi, koylara guletlerimizi sokacak kadar bile boşluk bulamaz hale geldiler” dedi.

 Altunkaya’nın değerlendirmelerine göre, “Denizcilik kurallarına uymayan, uzun süreli demirleme yaparak ekosisteme zarar veren ve atık yönetimi yükümlülüklerini yerine getirmeyen özel yatlar” sorun teşkil ediyor. Bu durumun, deniz dibi bitki örtüsünün yok olması, balık popülasyonunun azalması, su kalitesinin düşmesi ve halk sağlığının riske girmesi gibi olumsuz sonuçlara yol açtığını belirten Altunkaya, çözüm yollarını ise yasal boşlukların giderilmesi, tüm tekneler için eşit denetim ve ceza sistemi uygulanması ile deniz koruma bölgelerinde kısıtlı demirleme sürelerinin belirlenmesi olarak özetledi.

Bodrum Denizciler Derneği Başkanı Tuna Altunkaya açıklamasında Dernek olarak konunun takipçileri olacaklarını belirterek,  “Bodrum Denizciler Derneği’nin karatılmaya çalışılan koylarımızda çaktığı kıvılcımı oldukça önemsiyoruz. Bu kaotik durumun sizlerin gerçekleri öğrenme hakkınız adına da takipçisi olacağız. Diğer denizcilik sektörü örgütlenmeleri, kurumsal yapıları ile de temas halinde olacağız. Giderek büyüyen bu sorun sadece Bodrum Denizciler Derneği üyelerini etkilemiyor. Yarımadamızda denizcilikle ilgilenen herkesi içine alan artarak da alacak olan bir bataklık oluşuyor. En çok da denizde, koylarda özgür kulaç atmak isteyen herkesin kısacası halkın konuya müdahil olması bu ölümcül türün işgalini nihatlendirebileceğe benzer. Sanki birileri; ‘Köpeksiz koy bulmuş, değneksiz dolaşıyorlar’ durumunu dayatıyor. En çok da ayrıcalıklarına, denetlenemezliklerine ve yasal boşluklara yaslanıyorlar. Sonuçta Bodrum koylarının bir geleneği, bugünü ve geleceği var. Geleneği bugünden geleceğe taşımak en sıradan yurttaşlık sorumluğumuz olsa gerek” dedi.