Aynı evde yaşarken aile işletmesinde çalışan ya da kazancını aileye ayıran bir çocuk, anne veya babasının ölümünün ardından yalnızca mirastaki payını mı alabilir? Türk Medeni Kanunu, belirli koşulları taşıyan yetişkin çocuklara, aileye verdikleri emeğin veya gelirin karşılığını ayrıca isteme olanağı tanıyor.
“Altsoyun denkleştirme alacağı” adı verilen bu düzenlemede, miras paylaşımı gündeme geldiğinde geçmişte aileye sağlanan katkı da ayrı bir alacak olarak değerlendirilebiliyor. Ancak aileye yardım etmiş olmak, tek başına herkese otomatik ödeme hakkı kazandırmıyor.
Aynı evde yaşamak neden önemli?
Türk Medeni Kanunu’nun 370’inci maddesi, anne babası veya büyükanne ve büyükbabasıyla birlikte yaşayan, emeğini ya da gelirini aileye ayıran ergin altsoyun uygun bir bedel isteyebileceğini düzenliyor.
Buradaki hak yalnızca çocukları ilgilendirmiyor; şartları taşıyan yetişkin torunlar da kapsamda bulunuyor. Birlikte yaşama ve emeğin veya gelirin aileye ayrılması koşullarının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Örneğin anne babasıyla yaşarken aile işletmesinde karşılık almadan çalışan yetişkin bir çocuğun durumu bu düzenleme kapsamında incelenebilir. Bununla birlikte, yalnızca akrabalık bağına veya aynı evde yaşamaya dayanarak alacağın doğduğu söylenemez.

Daha fazla miras payı anlamına gelmiyor
Bu hakkın en önemli ayrıntısı, miras payından ayrı olması. Aile için çalışmış olmak, çocuğun miras oranını kendiliğinden artırmıyor.
Şartları oluştuğunda, verilen emeğin ya da gelirin karşılığı için ayrıca alacak talep edilebiliyor. Türkiye Barolar Birliği Dergisi’nde yayımlanan Bedia Güleş imzalı çalışmada da bu hakkın, miras payından ayrı olarak terekeye karşı ileri sürülen bir alacak olduğu açıklanıyor. Tereke, ölen kişinin geride bıraktığı malvarlığı hakları ve borçlarının bütününü ifade ediyor.

Paylaşım tamamlanmadan gündeme getirilmeli
Kanunun 371’inci maddesine göre bu bedel, borçlunun ölümü hâlinde istenebiliyor. Düzenlemede alacağın zamanaşımına uğramayacağı belirtilse de önemli bir sınır bulunuyor: Talebin en geç mirasın paylaşılması anına kadar ileri sürülmesi gerekiyor.
Dolayısıyla “Zamanaşımı yok, daha sonra da isterim” düşüncesi hak kaybına yol açabilir. Miras paylaşımının hangi aşamada olduğu, bu talep açısından önem taşıyor.

Talep için her zaman ölüm beklenmiyor
Birlikte yaşamanın sona ermesi, işletmenin el değiştirmesi, borçluya karşı icra takibi yapılması veya borçlunun iflası durumlarında da bedel istenebiliyor. Yargıtay’ın Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan kararında da bu istisnalara yer veriliyor.
Taraflar arasında uyuşmazlık çıkarsa ödenecek bedelin miktarı, güvenceye alınması ve ödeme şekli hakkında hâkim karar veriyor. Kanun, her aileye veya her çalışma yılına uygulanacak sabit bir tutar belirlemiyor.
Muhabir: Mukaddes Yelin