Kültür & Sanat

Türkiye’nin tek tren gelmeyen tren istasyonu

Türkiye’nin nadir hikayelerinden birine sahip Dalaman Tren İstasyonu, hiçbir trenin uğramadığı ilk ve tek istasyon.19. yüzyılda Mısır’ın valisi şimdilerin Muğla’nın Dalaman İlçesi’nde bir av köşkü inşa ettirmek istedi. Mimari hata sonucu Dalaman, demiryolu ağı olmamasına rağmen bir tren istasyonuna kavuştu. Bu yapı, Dalaman’ın tarihi mirası olarak ayakta durmaya devam ediyor. Osmanlı’dan günümüze kadar uzanan Dalaman Tren İstasyonunun ilginç hikayesini sizin için derledik...

Abone Ol

19. yüzyılda Mısır’ın valisi olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın torunu İkinci Abbas Hilmi Paşa, şimdilerin Muğla’nın Dalaman İlçesi’nde bir av köşkü inşa ettirmek isterken bir mimari hata sonucu Dalaman, hiç demiryolu ağı olmamasına rağmen bir tren istasyonuna kavuştu. Muğla’nın Dalaman ilçesi Türkiye’nin en ilginç yapılarından biri olan tren gelmeyen tren istasyonuna ev sahipliği yapıyor. 19. Yüzyılda yapılmasına rağmen tren hattı bulunmaması nedeniyle hiç tren gelmeyen bu gar senelerdir dimdik ayakta durmaya devam ediyor. Bir yanlışlık sonucu ortaya çıkan ve bu nedenle Türkiye’de tek olma özelliğine sahip ‘tren gelmeyen tren istasyonu’ olarak bilinen Dalaman Tren Garı’nın sıra dışı hikayesi.

 Bir Osmanlı Hediyesi ve Kavalalı Ailesinin Çiftliği

Dalaman ve çevresi, 19. yüzyıl başlarında Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın Osmanlı İmparatorluğu’na karşı kazandığı zaferler sayesinde ailesinin kontrolüne geçti. Sultan Üçüncü Selim’in annesi Mihrişah Kadın’a hediye edilen bu devasa arazi, Tepearası, Eskiköy, Ortaca, Akıncı ve Güzelyurt gibi geniş bir bölgeyi kapsıyordu. Osmanlı ile yaptığı antlaşma ile Mısır’ın yönetimini babadan oğula geçiren Kavalalı ailesi, Mehmet Ali Paşa’nın ölümünden sonra bölgedeki çiftliğin yönetimini elinde tuttu ve bu topraklar, daha sonra Mısır hıdivi olan İkinci Abbas Hilmi Paşa’ya geçti.

Verimli arazi paşanın ilgisini çekti

1905 yılında Abbas Hilmi Paşa, yatıyla Sarsala Koyu’na geldiğinde bugünkü Dalaman ilçesi henüz kurulmamıştı. Ancak uçsuz bucaksız verimli arazileriyle bölge, Abbas Hilmi Paşa’nın ilgisini çekti. Av meraklısı olan Hilmi Paşa , burada bir av köşkü yaptırmaya karar verdi ve Dalaman’a yerleşmeye yönelik ilk adımları atarak Sarsala Koyu’na iskele ve depo yaptırdı. Bölgede bataklıkları kurutan Hilmi Paşa, Dalaman’da kendisine özel bir konak inşa ettirmek üzere harekete geçti.

Her şey bir hatayla başladı 

Aynı dönemde Hilmi Paşa, Mısır’da bir tren istasyonu yaptırmak istiyordu ve her iki yapının projelerini Fransız mimarlara hazırlattı. Planlanan iki yapı için hazırlanan malzemelerle birlikte yola çıkan iki gemiden biri Dalaman’a, diğeri ise İskenderiye’ye gitmeliydi. Fakat yanlışlık sonucu gemiler karıştı; Mısır’a gitmesi gereken tren istasyonu projesi Dalaman’a, av köşkü ise Mısır’a gönderildi. Dalaman’a gelen malzemeler, yerel işçilerin sırtında, kağnılar ve develerle Abbas Paşa’nın çiftliğine taşındı ve tren istasyonu projesi, burada inşa edilmeye başlandı.

Bina tamamlanınca hata ortaya çıktı

Binanın hatalı olduğunu fark etmeyen işçiler, tren istasyonunu plana sadık kalarak inşa ettiler. Binanın önüne bir bilet gişesi bile koyuldu ve raylar döşendi. Ancak Hilmi Paşa Dalaman’a geldiğinde, yapının aslında bir av köşkü değil, bir tren istasyonu olduğunu gördü. Yanlışlığı fark etmesine rağmen binayı yıktırmadı, aksine tren garının yanında bir cami yaptırarak yapının bölgeye katkısını devam ettirdi.

Uzun yıllar çeşitli hizmetlerde kullanıldı

1928’de Hıdiv Abbas Hilmi Paşa, çiftlik için aldığı krediyi geri ödeyemeyince, özel bir yasa ile çiftlik devletin mülkiyetine geçti. Atatürk’ün isteği doğrultusunda Fransız bir şirkete kiralanan ve on yıl işletilen çiftlik, 1938’de Ziraat Vekâletine bağlı Devlet İşletmeleri Kurumu’na devredildi. Tren garı olarak inşa edilen bina, 1958 yılına kadar jandarma karakolu olarak kullanıldı ve daha sonra, Dalaman Devlet Üretme Çiftliği’ne devredilerek tarım işletmesinin yönetim binası haline geldi.

 İlginç öyküsüyle dikkatleri üzerine çekiyor

Günümüzde “içinden tren geçmeyen tren istasyonu” olarak bilinen bu yapı, hem Dalaman’ın hem de Türkiye’nin eşsiz bir mirası haline geldi. Tren yolları olmamasına rağmen tarihe meydan okuyan bu istasyon, Dalaman’ın simgelerinden biri olarak varlığını sürdürürken, ilginç öyküsüyle de ziyaretçilerin ilgisini çekmeye devam ediyor.