Muğla Haberleri

Muğla'da en ucuz kiralık evler nerede? Oturacak ev arayanlar dikkat

Türkiye'nin dünya çapındaki turizm vitrini olan Muğla, söz konusu emlak piyasası olduğunda tam bir zıtlıklar cehennemi gibidir. Bir yanda milyarlarca dolarlık yatların demirlediği Göcek koyları, dünyaca ünlü markaların boy gösterdiği Bodrum yarımadası, İngiliz turistlerin mesken tuttuğu Fethiye ve doğa harikası Marmaris bulunurken; diğer yanda bu ışıltılı hayattan tamamen izole edilmiş, sanayinin, madenciliğin ve ağır işçiliğin hüküm sürdüğü iç kesimler yer alır.

Abone Ol

Kıyı şeridinde bir stüdyo dairenin milyonlarca liraya alıcı bulduğu bu vilayette, denizi görmeyen ve turizm pastasından hiçbir dilim alamayan idari bölgeler, şaşırtıcı derecede düşük konut fiyatlarıyla Türkiye'nin en ucuz barınma alternatiflerinden bazılarını barındırır.

Yatağan ve Kavaklıdere: Lüksün Uzağındaki Bütçe Dostu Adresler

Muğla idari sınırları içerisinde cebinizi en az yoracak, en uygun fiyatlı satılık mülklerin adresi hiç şüphesiz Yatağan ve Kavaklıdere ilçeleridir. Yatağan denildiğinde akla turizmden ziyade, on yıllardır bölgenin havasını ve silüetini şekillendiren termik santral ve açık hava linyit madenleri gelir. Ağır sanayi tesislerinin yaydığı kül ve toz, ilçenin hiçbir zaman bir tatil veya emeklilik cenneti olamamasına yol açmıştır. İşçi sınıfının yoğunlukta olduğu, kooperatif usulü yapılmış eski apartmanların ve mütevazı tek katlı evlerin bulunduğu Yatağan'da lüks bir konsept aramak yersizdir; bu durum da gayrimenkul fiyatlarının dibe vurmasına neden olur. Kavaklıdere ise Menteşe dağlarının sarp eteklerine kurulmuş, kentin en küçük ve en izole ilçesidir. Geçimini ağırlıklı olarak mermer ocaklarından, bakırcılıktan ve ormancılıktan sağlayan bu sarp coğrafyada, ulaşım zorlukları ve sosyal imkanların kısıtlı olması, ev fiyatlarının Bodrum veya Marmaris'e kıyasla adeta onda bir fiyatına işlem görmesi sonucunu doğurur.

Coğrafi İzolasyon ve Emlak Piyasasındaki Keskin Çizgiler

Muğla'nın bu iki ilçesinde gözlemlenen aşırı düşük fiyatlama, tamamen lokasyon ve çevresel faktörlerin emlak değeri üzerindeki yıkıcı etkisinin bir ispatıdır. İnsanlar Muğla'ya yerleşme kararı aldıklarında hayallerini masmavi bir deniz, begonvillerle süslü beyaz badanalı evler ve ılıman bir deniz meltemi süsler. Kavaklıdere'nin dağlık yolları veya Yatağan'ın endüstriyel bacaları bu romantik Akdeniz hayaliyle kesinlikle örtüşmez. Dolayısıyla dışarıdan gelen beyaz yakalı göçü veya yabancı yatırımcı sermayesi bu ilçelere asla uğramaz. Sadece yerel halkın kendi arasındaki alım satımlarla dönen bu dar piyasada, fiyatları şişirecek hiçbir spekülatif hareket yaşanmaz. Her şeye rağmen Muğla ikliminde yaşamak, deniz kıyısına bir saatlik araba yolculuğu mesafesinde bulunmak ancak konuta servet ödememek niyetinde olan mantık odaklı alıcılar için Yatağan ve Kavaklıdere son derece cazip birer sığınak olarak değerlendirilebilir.