Muğla’nın Menteşe ilçesinde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen yürüyüşün ardından sosyal medyada yapılan hakaret ve tehdit içerikli paylaşımlar yargıya taşındı. Kadınlar, söz konusu paylaşımlar nedeniyle “hakaret” ve “halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama” suçlamalarıyla savcılığa başvurmuştu.
Savcılık takipsizlik kararı verdi
Şikâyet üzerine yürütülen soruşturmada Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı, paylaşımların doğrudan müştekilere yönelik olduğunun açık şekilde belirlenemediği gerekçesiyle dosyada “kovuşturmaya yer olmadığına” karar verdi.
Avukatlardan itiraz: “Hedef açıkça belli”
Takipsizlik kararına itiraz eden müşteki avukatları, dosyada yer alan sosyal medya yorumlarının doğrudan yürüyüşte yer alan kadınları hedef aldığını savundu.
Hazırlanan itiraz dilekçesinde, yürüyüşe ait görüntülerin yer aldığı haber paylaşımının altına yapılan yorumların bağlamı itibarıyla hedefin açıkça anlaşılabildiği belirtildi.
Dilekçede, sosyal medyada yapılan yorumların yalnızca hakaret kapsamında değil, aynı zamanda kadınlara yönelik cinsiyet temelli nefret söylemi içerdiği ifade edildi. Kadın kimliğini hedef alan ifadelerin, Türk Ceza Kanunu’nun 216. maddesi kapsamında “halkın bir kesimini aşağılama” suçunu oluşturabileceği kaydedildi.
“Soruşturma eksik yürütüldü” iddiası
Avukatlar, savcılık tarafından yürütülen soruşturmanın eksik olduğunu ileri sürdü.
Dilekçede, kimliği tespit edilen bazı şüphelilerin ifadelerinin alınmadığı ve diğer şüphelilerin tespiti için gerekli teknik incelemelerin yapılmadığı belirtildi.
Yargıtay kararları dosyaya eklendi
İtiraz dilekçesinde ayrıca Yargıtay’ın benzer olaylara ilişkin kararlarına da yer verildi.
Bu kararlarda, toplu etkinliklere ilişkin haberlerin altına yapılan yorumların, etkinliğe katılan kişilere yönelik kabul edilebileceği yönündeki içtihatlara dikkat çekildi.
Takipsizlik kaldırılsın, dava açılsın
Müşteki avukatları, dilekçede takipsizlik kararının kaldırılmasını ve soruşturmanın genişletilmesini talep etti. Toplanan ve toplanacak deliller doğrultusunda şüpheliler hakkında hakaret, tehdit ve nefret suçu kapsamında kamu davası açılması istendi.
Avukatlardan sert açıklama
Konuya ilişkin açıklama yapan müşteki avukatları Perihan Ceviz Turasay ve Barış Aydın, şu ifadeleri kullandı:
“8 Mart 2026'da gerçekleşen Dünya Kadınlar Günü yürüyüşünde bir haber sitesinin yapmış olduğu paylaşımın altına yapılan hakaret, tehdit içerikli ve ayrıca kadını cinsiyet temelli olacak şekilde aşağılayan yorumlara ilişkin olarak yaptığımız suç duyurusu kapsamında hukuka ve Yargıtay içtihatlarına aykırı şekilde takipsizlik kararı verilmiştir.
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada henüz bir ay dahi dolmadan, kimliği tespit edilen şüphelilerin dahi ifadesine başvurulmadan hakaret suçu yönünden "matufiyet şartının oluşmadığı" değerlendirmesiyle alelacele şekilde takipsizlik kararı verilmesi, dosya kapsamında eksik soruşturma yürütüldüğünün göstergesidir.
Ayrıca yorumların bazıları açıkça cinsiyet temelli aşağılama içeren ifadeler barındırırken, savcılık makamı tarafından TCK madde 216'nın tamamen değerlendirme dışı bırakılması bariz bir biçimde hukuka aykırıdır.
Ülkemizde kadına yönelik şiddet ve kadın cinayeti vakıalarının böylesine artış gösterdiği bu dönemlerde, kadına yönelik şiddeti meşrulaştıran, kadınları "cinsiyet temelli" şekilde aşağılayan, kadınların sokağa çıkmasını kınayan ve itaat etmesi gerektiğini ayrımcı bir dille savunan, yürüyüşü düzenleyen kadınlara çeşit çeşit ve son derece nefret dolu hakaretler yağdıran şüphelilerin detaylı şekilde kimlik tespiti dahi yapılmadan dosyanın genel geçer değerlendirmelerin yer aldığı bir takipsizlik kararıyla kapatılması, kabul edilemez mahiyettedir.
Savcılık makamının bu tutumu; kadına yönelik şiddet faillerini, kadını erkeğe itaat etmeye ve şiddet döngüsü içerisinde kalmaya zorlayan anlayışı kuvvetlendirmektedir. Bugün açık şekilde şiddeti meşrulaştıran ve kadınları cinsiyet temelli aşağılayan bu yorumların cezasız bırakılmasının kadın mücadelesini derinden zedeleyeceği aşikardır.
İlgili karara bu aşamada itiraz etmiş bulunmaktayız. Mücadelemiz devam edecek.”