Ekonomi

Güven Akarken'den küçük esnaf için acil çağrı: “Ocağımıza incir ağacı dikmeyin”

Yiyecek Maddeleri Esnaf Odası Başkanı Güven Akarken, 9 Eylül 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan düzenlemeyle, 30 büyükşehirde faaliyet gösteren basit usuldeki esnaf ve sanatkârların 1 Ocak 2026’dan itibaren gerçek usulde vergilendirileceğinin duyurulmasına sert tepki gösterdi. Akarken, bu ani geçişin küçük esnaf için büyük bir mali ve idari yük anlamına geldiğini belirterek “Bu yasa en az 5 yıl ertelenmeli” dedi.

Abone Ol

Yiyecek Maddeleri Esnaf Odası Başkanı Güven Akarken, 2026’da yürürlüğe girecek gerçek usul vergilendirme kararının küçük esnafı bitireceğini belirterek, yasanın en az 5 yıl ertelenmesini istedi.

Küçük esnaf bu yüke hazır değil

Akarken, açıklamasında basit usulden gerçek usule geçişin küçük işletmeler için hayatta kalma mücadelesini zorlaştıracağını vurguladı. “Basit usul yalnızca bir vergilendirme kolaylığı değil, küçük esnafın ekonomik ve toplumsal istikrarının temel dayanağıdır” diyen Akarken, bu ani geçişin defter tutma, KDV ve geçici vergi beyannamesi verme, stopaj, defter tasdiki ve muhasebe ücretleri gibi ek yükler getireceğine dikkat çekti.

Ne maddi güç ne teknik altyapı var

Akarken, küçük esnafın bu sürece hazırlanmadığını belirterek, “Esnafımızın ne maddi gücü ne de teknik altyapısı hazırdır” dedi. Mevcut haliyle düzenlemenin yürürlüğe girmesinin mahalle ve ilçe ekonomilerinin belkemiğini oluşturan bakkal, manav, kahvehane ve lokanta gibi küçük işletmelerin kapanmasına yol açabileceğini ifade etti.

Üç maddelik yol haritası önerisi

Oda Başkanı Akarken, geçiş sürecinde izlenmesi gereken adımları ise şöyle sıraladı:

  • Esnafın yeterli rekabet gücüne erişmesi sağlanmalı.
  • Dönüşüm sürecinde gerekli altyapı ve teknik destek temin edilmeli.
  • Dijital okuryazarlığı düşük esnafa uygulamalı eğitim ve rehberlik hizmetleri sunulmalı.

Yasayı 5 yıl erteleyelim

Akarken, sözlerini şu çağrıyla tamamladı:
“Uzun sözün kısası; gelin bu yasayı en az 5 yıl erteleyelim. Küçük esnafın ocağına incir ağacı dikmeyelim. Aksi halde yerel ekonomiyi, istihdamı ve sosyal dengeleri derinden sarsacak bir tabloyla karşı karşıya kalırız.”