İkizköy, Çamköy ve Karacahisar’dan köylüler ile Milas, Bodrum ve Menteşe’den destekçilerin katıldığı nöbete, Akbelen direnişinin avukatlarından İsmail Hakkı Atal da destek verdi.
“Toplumsal Vicdanı Zedeliyor”
Nöbet sırasında yapılan açıklamada, 27 Nisan’daki yaklaşık 8 saat süren duruşmanın ardından Esra Işık’ın tutukluluğunun devamına karar verildiği hatırlatıldı. Açıklamada, bir gün sonra ise Danıştay tarafından acele kamulaştırma işlemine ilişkin yürütmeyi durdurma kararı verildiği belirtildi.
İkizköy Mahalle Muhtarı ve aynı zamanda Esra Işık’ın annesi yaptığı açıklamada, Esra Işık'ın avukatlarının 4 Mayıs’ta yaptığı itirazın ise 8 Mayıs günü mesai bitimine dakikalar kala reddedildiği ifade ederek şunları söyledi:
“Esra’mız neden hala tutuklu? 27 Nisan günü 8 saat süren duruşma sonrasında Esra’mızın tutukluluğuna devam kararı verildi. Hemen ertesi gün, 28 Nisan tarihinde ise Danıştay, Acele Kamulaştırma işleminde yürütmeyi durdurma kararı verdi. Esra’nın avukatlarının 4 Mayıs tarihinde yaptıkları itiraz, ancak 8 Mayıs tarihinde, mesai bitimine dakikalar kala reddedildi. Topraklarını savunan ve tahliye olması halinde ilk yapacağı şey köyüne dönmek olan Esra’mıza “kaçma şüphesi var” dendi. Kendisi, avukatları, tanıklar, köylüleri tarafından defalarca dile getirildiği üzere Esra’mızın tepkisi hiç tanımadığı ve görmediği mahkeme keşif heyetine değil, şirkete yönelikti. Mahkemede bu durum ısrarla ifade edilmiş olsa da Esra’mıza “keşif heyeti üzerinde baskı kurabilme ihtimali var” dendi. Halihazırda çoktan bitmiş, üstelik Danıştay tarafından yürütmesi durdurulmuş bir faaliyet gerekçe gösterilerek Esra’mızın hala tutuklu olması bizlerin adalete olan inancını sarsmaya devam etmektedir. Bu kararı sorguluyoruz. Esra’nın tek bir saniye daha tutuklu kalmaması gerekir. Tahliyesini istiyoruz.”
Avukat İsmail Hakkı Atal ise şöyle konuştu:
“Tüm Türkiye’ye sesleniyorum: Bugün Esra Işık, bir köylü kızı olarak toprağını, vatanını savunan bir köylü kızı olarak 40 gündür haksız yere tutuklu. Neden? Halk düşmanı iki patron rahatlıkla Türk halkını, Milas halkını zehirlemeye devam etsin diye. Esra buna karşı toprağını, vatanını, yurdunu savunuyordu ve bunu engellemek için tutuklandı. Esra’nın tepkisi, şirket yetkilileri zannettiği arabanın içindeki hâkime değildi. Hâkim resmi araçla gelmesi gerekirken özel bir araçla gelmiş. Haliyle, doğal olarak da şirket sürekli cirit attığı için Esra Işık bu arabanın içinde hâkim ve bilirkişi olduğunu bilmediği için şirket yetkilileri zannederek tepki gösterdi ve sonunda hâkimin şikâyeti üzerine tutuklandı. Asıl burada şunu sorgulamak lazım: Milas’ta hâkim keşfe neden özel araçla geldi? Neden resmi araçla gelmedi? Resmi araçla gelmediği için neden köylünün kendisini şirket yetkilisi sanmasına olanak sağladı? Dolayısıyla Esra’nın herhangi bir şekilde bir kamu görevlisine hakaret kastı yok. Herhangi bir şekilde kamu görevlisi olduğunu bilmiyor o aracın içerisinde. Dolayısıyla bir suç ortada yok. Ama neden tutuklu? İşte buradaki köylüleri örgütlediği, toprağını, vatanını savunduğu ve bu örgütlenmeye, bu savunmaya liderlik eden muhtar Necla Işık’ın kızı olduğu için tutuklu.”