Yiyecek Maddeleri Meslek Odası Genel Kurulundan Ne Çıkar?

Başlıkta kuruluşun adını kısa verdim. Tam adı şu: Muğla Yiyecek maddeleri Yapanlar ve Satanlar Esnaf Odası”.

Her ilçede var bu meslek odası ve Türkiye çapında bir federasyonları da var.

Bu meslek odası ne iş yapar?

Adı üzerinde “meslek Odası”…

Yani, temsil ettiği esnafın sorunlarıyla ilgilenir; sorun varsa çözer; çözüm üretir ve mensubu olan esnafın ekonomik gelişimine katkıda bulunur.

Esnaflar, bir şehrin en hareketli ekonomik katmanıdırlar. “Piyasa” dendiği zaman bunun merkezinde esnaf yatar. Yani para, piyasaya çıkıp dolaşmaya başladığında en çok esnafın kasasında veya cebinde durur. Harcayanlar ve toptancılar paranın “uyuduğu yer”i temsil ederler. Yani ekonominin temeli olan para hareketliliğini, esnaf sağlar.

Misal…

Muğla’da esnaf olmasa büyük bir ekonomik hareketlilik olmaz. Çünkü sınaî üretim yok… Çiftçilik desen aileye yetecek kadar üretilir; piyasaya pek verilmez; turizm yatırım ve gelirleri ilçelerde aktiftir ama Muğla merkez ( Menteşe) ekonomisine girdisi pek yoktur. Esnaf ve esnafın içinde lokantacılar, pastaneler, kafeler ve benzeri yerler, Menteşe’de en aktif esnaflık alanlarıdır. Vergi Dairesi bir istatistik yapsa da Menteşe’de dönen paranın işlere göre dağılımını bir görsek… İstatistik yapmaya gerek kalmadan görülecektir ki, Menteşe’de en aktif para dönen alan yiyecek maddesi yapan ve satan esnaflardır.

Uzun lafın kısası, rahmetli Turgut Özal’ın dediği gibi, esnaf bu ülke ekonomisinin “orta direği”dir ve Menteşe gibi öğrenci yoğunluklu ilçelerde de bu orta direği büyük ölçüde lokantalar, pastaneler, kafe ve benzeri yerler oluşturur. Hadi!… Menteşe’de öğrenci olmadığını düşünün… İlk çökecek esnaf kitlesi lokantacılar olacaktır. Öğrenci, kılık-kıyafeti ve buna benzer ihtiyaçlarını memleketinden getirir ve bizim öğrenciliğimizde “sepet bayramı” dediğimiz memleketten gelen yiyecekler en fazla 2-3 günde yenir… Geri kalan günlerde ya üniversitede öğle öğünü ya yurtta veya lokantacı esnafında yenir yemekler. Kötekli’den öğrenciyi çekin bakalım ne olacak… En az 50-60 tane esnaf çöker ve buna bağlı olarak yüzlerce insan ve aile mağdur olur.

Bütün bu tespitleri şunun için yapıyorum. Menteşe ve diğer ilçelerdeki yiyecek maddesi yapan ve satan esnaf odası, böyle bir ekonomik gücün varlığını hissettirmeli ve meslekî gelişmeler için esnafın önünü açmalıdır.

Mesela…

Lokantacı esnaf KDV’si yüzde 1 olan maddeyi alıyor ama o maddeyi kullanarak ürettiği her şeyi % 10 vergi ile satarak bir mağduriyet yaşıyor. Bugüne kadar hiç bir odanın bu konuda bir şeyler yaptığını duymadım. Onlar, sadece kredi alacağı zaman kıstırdıkları esnaftan aidat almakla meşguller. Yani aidat alırken varlar ama sorun çözerken yoklar.

Mesela…

Lokantacıların kârlarından büyük ölçüde, kurye şirketleri kazanıyor. Bir servisin % 40’ına yaklaşan kısmı kurye şirketine gidiyor. Hadi görelim;  esnaf odaları kendi kurye şirketlerini kursun ve kâr payını düşük tutsun… Bakın bakalım merkezî kurye şirketleri ne yapacak!... Bütün esnaflar kendi kurye şirketi ile çalışır ve merkezi sömürgeciler sinek avlar ve motorcu gençler odanın şirketi ile çalışmaya başlar. Şimdi birkaç tane merkezî şirket var… Piyasada  istedikleri gibi at koşturup esnafı sömürüyor. Kira, elektrik, su parası veren, tabela vergisi ödeyen, personel gideri olan esnaf, ama % 40 kazanan kurye şirketi… Bir esnaf odası bu durumda niye sessiz kalır? Kurun bir kurye şirketi… Onları da odanıza bağlayın… Bu iş bir yazılıma bakar.

Mesela... Pos cihazlarındaki banka kesintisini düşürmek için oda olarak bankalarla görüşülür...

Mesela kamu borçlarının (vergi, sigorta, prim) borçlarının yapılandırılmasında oda doğrudan devreye girebilir.

***

Esnaflık, merhamet mesleğidir. Kendisi siftah yaptığı için gelen müşteriyi “Ben siftah ettim. Arkadaşım etmedi. Ondan alır mısın?”  diyen ahilik geleneğinin tam da merkezindedir esnaflık. “Rabbenâ, hep bana!...” demeyen insanlardır esnaflar. Yanına kendisine bezer bir dükkân açıldığında  “Allah herkese nasibini verir.” diyecek olgunluğu gösteren insandır esnaf…

İşte bütün bu saydıklarımdan dolayı, esnaflar ve esnaf odaları önemlidir. 7 Ocak 2026 Çarşamba günü Muğla Yiyecek Maddeleri Yapanlar ve Satanlar Esnaf Odası”nın genel kurulu varmış. Gönül ister ki, yazdığım konularda ve doğrudan bilmediğimiz esnaf konularında aktif olacak bir yönetim gelir. Yoksa basit bir “Kent Lokantası” meselesinde “ Belediye ile anlaştık.” diyerek işi bir şike havasına sokan zihniyet bu esnafları temsil edemez. “Kent Lokantaları” belediyelerin sosyal belediyecilik anlayışının bir örneği olarak kendi içinde değerli bir uygulama ama Menteşe’de bir kesimi sevindireceğiz derken, esnaf kesimini mağdur etmek politik olarak uygun olmasa gerek. “Kötekli Kent Lokantası, öğle öğününde değil, akşam öğününde yemek verecek. Bu konuda belediye ile anlaştık.” demek sorunu çözmüyor. Zaten, öğle yemeğinden vaz geçilip akşam yemeğine dönülmesinde, bir medya yorumcusunun  “Kampüste öğle yemeği 30 TL iken öğrenci Kent Lokantasından 120 TL’ye yemek yemez” haberi etkili olmuştur. Birileri belediye ile anlaşmaya falan vararak alınmamıştır bu karar. (Referandum konusuna girmeyelim.)

Lafı çok uzattık galiba…

Menteşe lokantacılar esnafı, yarın (7 Ocak 2026) geleceği kurma imkânına sahip… İnşallah bu fırsatı iyi değerlendirirler ve geleceği inşa edecek bir kadro seçerler.