Esma Turan arkadaşımız Yenigün Gazetesi 'nde 18 Ağustos 2022 tarihinde kaleme aldığı haberine " Osman Gürün; Yetkim olsa Bodrum'da inşaatları durdururum " başlığı atmış, çok şaşırmıştım.
Habere göre Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün katıldığı bir televizyon programında Bodrum 'da devam eden inşaatlarla ilgili açıklamalarda bulunurken, " Bodrum adeta bir işgale uğramış durumda. Bir evin bir arabanın kaç kişi alacağı bellidir. Ama Bodrum'da devamlı bir inşaat var. Benim şuan da yetkim olsa Bodrum'da inşaatları durdururum " ifadesinde bulunmuş.
Nasıl şaşırmam, siz şaşırmadınız mı?
Selda Öztürk arkadaşımız da 14 Eylül 2022 de " Bodrum Haber " de kaleme aldığı haberine " Bodrum, turizm kenti niteliğini kaybediyor " başlığı attı. Beni bu başlık da şaşırtmadı, sözlerin sahibi şaşırttı. Doğru sözlerin sahibi geçenlerde TOBB 'da yapılan törende akreditasyonda Türkiye birincisi olan Bodrum Ticaret Odası 'nın Başkanı Mahmut Serdar Kocadon 'dan başkası değildi...
xx xx xx
Aslında Büyükşehir Başkanı Osman Gürün 'ün ifadesi de doğru. Osman Gürün 'ün yerinde olsam ben de Bodrum 'da inşaatları; yapılaşmayı belli bir süre durdururdum. Bununla kalmayıp, "ikinci konuta" uzak dururdum. Daha önce bu anlamda bir yazım olmuştu. Bodrum ve Marmaris 'te inşaatların durdurulması gerektiğini yazmıştım. Tabi bu yerel yönetimlerin alabileceği bir karar da değil...
Böyle bir radikal kararı ancak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı alabilir. Ancak buna sayın Murat Kum'un muktedir olmadığı da ortada. Böyle bir kararı ancak Cumhurbaşkanı Erdoğan alır.
Alır mı? Sanmıyorum...
Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan 'ın Başbakanlığı döneminde 2013 te kıyılarımızda kaçak yapı avına çıktığını, bu konuda bir hassasiyeti olduğunu da biliyoruz. O zaman 2013 Eylül ayında kaçak yapı sahiplerine tebligatlar gönderilmişti. İlk balyoz yüzde 70 oranında kaçak yapı tespit edilen Bodrum 'da indirilmişti.
O zaman Bodrum Cennet Koyu 'nda 33, Güvercinlik 'te de 320 yapı kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle mühürlenmişti. Güvercinlik 'teki 320 yapının tamamı için yıkım kararı alınırken, Bodrum Torba 'da bulunan 7 'si otel 15 yapı da yine mühürlenmiş ve 3 'ünün de yıkılacağı öğrenilmişti. Torba 'da bulunan Thor Otel'in tamamı, Blue Dreams Otel 'in ise imara aykırı olan bölümleri yıkılacaktı.
Yıkılmıştır herhalde... Hepsi yıkılmamış ta olabilir...! Malum her şeyin mübah ve mümkün olduğu bir memleketiz...
xx xx xx
Aslında mesele sadece " kaçak yapılaşma " meselesi de değil...
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün 'ün " Yetkim olsa durdururum " dediği, Bodrum Ticaret Odası Başkanı Mahmut Serdar Kocadon 'un " Bodrum turizm kenti özelliğini kaybediyor. Böyle gidersek, deniz kenarında Mersin gibi, Çanakkale gibi sıradan bir kent olacağız. Bu beni çok endişelendiriyor " diyerek endişesini ifade ettiği " inşaatlar ", yani kangrenleşmiş bir yapılaşma...
Aslında Marmaris'i de ekleyebilirdi... Alın Bozburun Yarımadası'nı geriye ne kalır?
Doğrusu inşaat sektörü dışında herkes Kocadon 'un endişesini taşıyor ve o herkes Başkan Gürün gibi " İnşaatların durdurulmasını " istiyor, ama bir şey yapan da yok. Hep birlikte " Bir şey yapılmalı " diyoruz...
Kim yapacak?
xx xx xx
Bodrum'da gazete sahibi bir meslektaşım da iki gün önce WhatsApp 'tan bana şöyle yazdı:
" Eski feodal 'toprak ağalığı' düzeni, yeni neo liberal kapitalist düzende, 'kent rant ağalığı' düzenine dönüştü. Bu demektir ki, bu ağalar, sahip oldukları topraklar üzerinde, çok büyük kira gelirleri getiren, işletmecisi oldukları veya kiraya verdikleri lüks oteller, golf sahaları, lüks rezidanslar ve kira getiren onlarca ev ve işyerleri sahibi oldular. Bu yüzden Bodrum'da, Bodrum'un en büyük toprak sahibi Kocadon ailesinden, Mehmet Kocadon, tam 20 yıl belediye başkanlığı, kardeş Mahmut Serdar Kocadon ise, o da 20 yıl boyunca Bodrum Ticaret Odası Başkanlığı yaptı, yapıyor ve yeniden adaymış. "
Bunda şaşılacak ne var?
Engeli olmayan herkes aday olabilir. Menteşe 'de AK Parti 'den Milletvekili seçilme hevesine kapılıp, 2 dönemliğine geldiği, ama 4 dönem yaptığı MUTSO (Muğla Ticaret ve Sanayi Odası) Başkanlığını bırakıp giden Bülent Karakuş da dolaşıp dönüp gelip önceki gün düzenlediği toplantıda " Adayım " dedi.
Seçilirse bakarsınız 2024'te AK Parti'den Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmak için istifa edebilir ama aday işte... Sorun "Adayım" diyenlerde değil, seçenlerde...
Bilindiği gibi topluluklar, toplumlar layık oldukları gibi yönetilirler...!
xx xx xx
Ben kimsenin malında mülkünde, adaylığında değilim. Bunlar bizi ilgilendirmiyor. Bizi cennet Muğla 'nın başta Bodrum ve Marmaris olmak üzere yaşanmaz hale gelmeye başlaması ve " inşaat " denen canavarın doymak bilmeyen " plansızlığında " Muğla 'nın tamamının betonlaşması endişesinin yaşanıyor olması ilgilendiriyor.
Bunu anlamak için Bodrum 'da, Marmaris 'te, Menteşe 'de yaşamaya gerek yok, bir hafta sonunda Gökova Körfezi 'nin cenneti olarak gösterilen Akbük 'te denize girin, sonra da bir zamanlar " Yeryüzü cenneti " olarak gösterilen Akyaka/Azmak 'ta " Rakı-Balık " yapın... Akşam yemeği de olur tabii...
Bunu yaparken eğer o zamanlarda gittiyseniz 20 yıl, 10 yıl, 5 yıl öncesinin Akbük ve Akyaka/Azmak'ı ile bugünküler aynı mı, bakın bakalım... Muğla'da ne yaşanıyorsa Akbük'te de, Akyaka'da da, Azmaklar'da da aynısı yaşanıyor...
Bunu ünlü masallarımız " Altın Yumurtlayan tavuğu kesmek " ve " Bindiği dalı kesme k" diye anlatırdı... Farkında mısınız ç ocuklarımızın, torunlarımızın geleceğini boğazlıyoruz...
xx xx xx
BODTO Başkanı Mahmut Kocadon yukarıdaki kaygılarını BODTO 'nun yeni dönem seçim sürecinde yeniden aday olduğunu açıklarken dile getirmiş. Bodrum 'un artan nüfusuna oranla yatak kapasitesinin düştüğüne dikkat çeken Kocadon şu çarpıcı ifadelerde bulunmuş:
" Bodrum'un 1980 yılındaki nüfusu ile bugünkü nüfusu çok farklı. O yıllarda nüfus 100 bin iken, 50 bin civarında yatak kapasitemiz vardı. Pandemiden dolayı, dışarıdan gelen göçlerle birlikte nüfusumuz şu an 460 bin civarında. Yatak kapasitemiz ise 100 binlerde. Yani nüfusun yüzde 25'ine kadar geriledi. En büyük korkum bu. Bugün turizmde iyi bir ekonomiye sahipsek, Türkiye sıralamasında vergiyi yüksek ödüyorsak, turizm sayesindedir. Bodrum nüfusunu büyütmememiz gerekiyor. Bunu, kaymakam ve belediye başkanı başta olmak üzere tüm paydaşlarımızla oturup konuşmamız gerekiyor. Sıradan bir kent mi olacağız, yoksa turizm özelliğini kaybetmemiş bir kasaba mı olacağız? "
Doğru söze ne denir? Doğru denir... Altına imzamı atarım... Dünyanın hiç bir yerinde " gerçek " turizm merkezlerinde nüfus değil, ağırlanan turist sayısı artar. Yerleşik nüfusu artan yerlerden turist kaçar...
xx xx xx
Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Osman Gürün de katıldığı programında Bodrum'da devam eden inşaatlarda ilgili açıklamalarda bulunurken " Bodrum adeta bir işgale uğramış durumda. Bir evin bir arabanın kaç kişi alacağı bellidir. Ama Bodrum'da devamlı bir inşaat var. Benim şuan da yetkim olsa Bodrum'da inşaatları durdururum. " diyerek şu ifadelerde bulunmuş:
" Herkes Bodrum'a gelmek istiyor. Acaba Bodrum'a Bodrum'un değerleriyle yaşamaya mı geliyorlar. Yoksa değerli bir Bodrum'a kendi değerlerini empoze etmeye mi... Bodrum adeta bir işgale uğramış durumda. Bir evin bir arabanın kaç kişi alacağı bellidir. Ama Bodrum'da devamlı bir inşaat var. Daha önce bölük pörçük belde belediyeleri, diğer belediyeler hepsi kendine göre imar yapmış. Buraların olmazsa olmazlarının başında su geliyor. İkincisi kanalizasyon. Üçüncüsü ulaşım. Şuanda ulaşım kilitlenmiş durumda. Biz Bodrum'a 1 milyar 460 milyon liralık alt yapı yatırımı yapıyoruz. Bodrum'un yüzde 41'inde kanalizasyon vardı, yüzde 90'nın üzerine çıkıyoruz. İnşaatların devam etmesi yeni sorunları gündeme getiriyor. Biz devraldığımızda 2015 yılında su abone sayısı 75 bin 40 adetti. Su sarfiyatı 7 milyon 810 bin 420 m3'dü. 2022 yılında abone sayısı 93 bin 593'e, su sarfiyatı 11 milyon 36 bin m3'e çıkmış. Su yetmiyor. Biz problemin arkasından koşarak ona yetişmeye çalışıyoruz, ama önde sürekli yeni inşaat sürekli yeni abone ve sürekli yeni tüketim oluyor. Böyle bir şehircilik olmaz. Gelecek imar planına göre, gelecek olan nüfus, ulaşım, su, kanalizasyonu nasıl yapacağıma hangi kaynakla yapacağıma karar veririm. Onları ikmal edebilecek durumda ise gel kardeşim sen burada inşaatını yap derim. Bakanlık bunu yapabilir. "
xx xx xx
Aslında bir Büyükşehir Başkanının da yapabilecekleri vardır, ama Bakanlık daha hızlı neşter vurabilir...
..................................
GÜNÜN SÖZÜ : İnsanları temel ihtiyaçları ile meşgul edersen, özgürlüğü unuturlar.
BUNLARI
-Muğla Eğitim Araştırma Hastanesi kafeteryasında iki çay, bir poğaçanın 28 TL olduğunu; DUYDUNUZ MU?
ÇİVİ
Arkadaşım, ""İddia ediyorum, 68-78 kuşağının lise diploması; günümüz profesör diplomasından çok daha değerli!" dedi.
Beni Bi Gülmek Aldı:)))