Yeni yıla girerken durum vahim, ama umutsuz değil…

Bugün 31 Aralık 2025 Çarşamba. Yarın 2026 Ocak 1…

Hiç de keyifli bir yılı geride bırakmıyoruz. Umutlu bir yıla girdiğimizi de söyleyemiyorum.

Şu anda “Başarılarla sevinçlerle mutluluklarla geçen bir yılı geride bırakırken, yeni bir yıla yeni başarı ve sevinçlere yeni mutluluklara merhaba demeye hazırlanıyoruz.” demeyi o kadar çok isterdim ki…

Diyemiyorum. Siz diyebiliyor musunuz?

Elbette çoğumuzun bireysel başarıları, sevinçleri, mutlulukları olmuştur. Benim de oldu. Yeni yılın ilk günlerinde dede de oluyorum.

Bazı kişilere ve bazı şeylere rağmen inadına mutluyum. Allah’ıma çok şükür…

Benim kastettiğim, biliyorsunuz toplumsal mutluluk…

“Terörsüz Türkiye” mottosu altında teröre üç şehit vererek yeni yıla giriyoruz.

Mutlu bir yılbaşı kutlaması yapamıyoruz…

*

Yalova’da hem de Muharrem İnce’nin köyünde haberlere, yorumlara bakılırsa adeta “geliyorum” diye yaşanan terör olayında IŞİD denilen şer yuvasının vahşi cellatları ile çatışmada 3 polisimiz şehit oldu. 8 polisimizle 1 bekçimiz ise yaralandı.

Adreste bulunan 5 kadın ve 6 çocuk sağ olarak tahliye edilirken, çıkan çatışmada 6 terörist ölü olarak ele geçirildi. Tersine bir olay olsa o şerefsizler kadınları, çocukları sağ bırakırlar mıydı acaba?!

Yüreğimiz yanıyor.

Olay kamuoyunda tepki çekerken Yalova’da 5 ay öncesine ait 19 Ağustos tarihinde paylaşılan görüntülerde Arapça yazıların olduğu bir konvoy göze çarpıyor. Görüntülerde siyah zemin üzerine beyaz Arapça, “Kelime-i tevhid/şehadet” yazılı olan, Türkiye'de genelde “Tevhid bayrağı” olarak anılan pankartlar yer alıyor.

İnternette dolaşan haberlerde bu görüntülerin ortaya çıktığı dönemde yapılan açıklamada konvoyun ‘düğün konvoyu’ olduğu belirtilirken, polisin konvoyu durdurduğu ve bayrakların indirilmesi istendiği ifade ediliyor.

Ne diyeyim ne diyebiliriz…

*

Asker kökenli Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras önceki gün şu paylaşımı yaptı:

İnsan görünümlü şeytanlar tarafından Yalova’da Şehit edilen üç polisimize Allah'tan rahmet, değerli ailelerine, emniyet teşkilatımıza ve milletimize baş sağlığı diliyorum.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve milleti uğruna canını feda etmeye hazır olarak görev yapan polislerimize ve askerlerimize karşı yapılan bu alçakça saldırılar, bayrağındaki kırmızı rengi milyonlarca şehidinin kanından alan bir milleti korkutamaz.

Biz, milyonlarca şehit vererek kurtarılmış olan vatanımız uğruna hayatlarını feda etmeye hazır olan bir milletiz. Askerlerimize ve polisimize silah doğrultan alçakları, geçmişte olduğu gibi bugün ve gelecekte de ezer geçeriz.

Geçeriz…

Ama bugün yastayız…

Amaçlarına ulaştılar. Yılbaşı kutlamasının yapılmasına karşılardı. Başardılar. Bu gece “toplumsal” olarak yılbaşı kutlaması yapamıyoruz.

Gerçi benim bildiğim önceki güne kadar (Yeni yıla 2 gün kala) Bodrum ve Marmaris Belediyelerinin dışında meydanları dolduracak eğlence kutlama programı açıklayan da olmamıştı… İki belediye şehitlerimiz nedeniyle etkinliklerini ertelerlerken, öteki belediyelerde “planladıkları etkinlikleri” iptal ettiler!

Yanlış mı yapılıyor, ben mi yanlış düşünüyorum bilemedim… Yoksa terör örgütüne inat bu gece meydanlara mı çıkılmalıydı…

*

Keşke 2026 yılına terörsüz bir Türkiye’de girebilseydik…

IŞİD Terör Örgütü’ne yönelik yurt genelinde yapılan operasyonlar ve bir süredir devam eden “uyuşturucu” ve “bahis” operasyonları ile giriyoruz.

Önceki gün İlahiyatçı ve Din Kültürü öğretmeni Veyis Ateş uyuşturucu operasyonu kapsamında tutuklandı. Kendisi Haber Türk’ün önceki müdürüdür de…

Gazeteler “Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında bomba skandal! Herkes bu olayı konuşacak” diye başlık attı. Oysa asgari ücret gibi, emekli maaşları gibi, işsizlik gibi, sağlık ve eğitimde yaşananlar gibi, kiralar ve vergiler gibi, tutuklu gazeteciler gibi, kadın cinayetleri gibi o kadar çok konu varken ünlülerin uyuşturucu marifetlerini ve spor dünyasının bahis skandallarını konuşuyoruz.

Yoksa istenen bu mu?

Dün bir yerel gazetemizde İYİ Parti Muğla Milletvekili Prof. Dr. Metin Ergun’un açıklamasına rastladım. Dünya Uyuşturucu ile Mücadele Federasyonu’nun 2025 verilerine göre Türkiye’de madde bağımlısı sayısı 15 milyona yaklaşırken uyuşturucu kullanım yaşı 12’ye düşmüş.

Yanlış okumadınız 12’ye düşmüş.

Bize ne oldu böyle Allah aşkına… Biz nereye gidiyoruz…

*

Yılın son gün yazışınsa içinizi kararttım değil mi?

Allah aşkına 364 gün şen şakraktık ta bugün içiniz bu yazı ile mi kararacak?

Biraz da Muğla’ya bakalım…

İki gün önce Marmaris Manşet’ten Ercan Arslan arkadaşımız “Muğla Ormanları Alarm Veriyor: Cumhurbaşkanı Kararıyla Hektarlarca Alan Orman Dışı!” diye başlık attı.

Haberinde “Yangınların ardından ‘kesinlikle imara açılmayacak’ denilen Muğla ormanları, Cumhurbaşkanı kararıyla orman sınırı dışına çıkarıldı. Çevreciler, kararın yeni tahsislerin önünü açabileceği uyarısında bulunuyor.” diyen Ercan Arslan “24 Aralık 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan ve 10778 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, aralarında Muğla’nın da bulunduğu 11 ilde toplam 1 milyon 651 bin metrekarelik orman alanı orman sınırları dışına çıkarıldı. Bu büyüklük, yaklaşık 231 futbol sahasına karşılık geliyor. Karar; Adana, Bingöl, Denizli, Elazığ, Eskişehir, Gümüşhane, Konya, Mersin, Muğla, Trabzon ve Zonguldak illerini kapsıyor. Düzenleme, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun Ek 16’ncı maddesi uyarınca yürürlüğe konuldu.” İfadelerinde bulundu.

Habere göre Muğla’da Yatağan ve Bodrum topun ağzında görünüyor…

*

Bu arada yeni yıla girerken CHP Parti Meclisi Üyesi ve Muğla Milletvekili Süreyya Öneş Derici, Milas ilçesi Dörttepe mevkiinde planlanan ve kamuoyunda Turizm Kenti olarak bilinen projeye ilişkin ÇED

Olumlu kararının iptali istemiyle açılan davada, yerel idare mahkemesinin verdiği iptal kararının Danıştay tarafından bozulmasına tepki gösterdi.

Milletvekili Öneş Derici, Muğla’da çevreye, su varlıklarına ve ekosistemlere yönelik projelerde, bilimsel bilirkişi raporlarına dayanılarak verilen yerel mahkeme kararlarının sistematik biçimde üst yargıdan döndüğüne dikkat çekerek, bunun artık münferit bir durum olmaktan çıktığını savundu. Yönetimlerin, meslek odalarının ve sivil toplumun itirazlarının fiilen yok sayıldığı bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu belirten Öneş Derici “Süreçte bilirkişi raporlarında tespit edilen planlama eksikliklerine ve doğrudan bölge halkının katılımının sağlanmamasına rağmen, Danıştay’ın bu hususları dikkate almaması düşündürücüdür” dedi.

*

Haberler gerçekten iç karartıcı.

Yeni yıla girerken Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafında “Akyaka’daki azmakların ekolojisini koruma” adına azmak boyuna bariyerler konurken, Milas İkizköy’de termikçiler Akbelen Nöbetçilerinin itirazlarına ve feryatlarına rağmen önceki gün zeytinliklere girip talan ettiler…

Bu da başka türlü bir terör…

Yeni yıla girerken hiç mi güzel haber yok Muğla’da?

Sizin için arayıp buldum. Bodrum limanında fok görüntülendi

Geçtiğimiz günlerde Bodrum Marina’da vatandaşlar, nesli tükenmekte olan bir Akdeniz Fokunun teknelerin bağlı olduğu iskelelerin altında yüzdüğünü görmüşler. Ahşap iskelelerin arasında dolaşan ve zaman zaman dalarak avlanan yetişkin fok, çevredeki vatandaşlar tarafından ilgiyle izlenmiş. Bir süre liman içerisinde avlanan fok, daha sonra gözden kaybolmuş.

Bunca betonlaşmaya ve talana rağmen Saynur Gelendost’un fokları hala yaşıyorlar. Durum ne kadar vahim olursa olsun hala umut var.

Hadi bir güzel haber daha vereyim. Marmaris Belediyesi bir süre önce buz paten pisti açınca yeni yıla girerken geçen sene buz paten pisti kuran Muğla Büyükşehir Belediyesini “Sizinki nerede?” diye eleştirmiştim. Bana nispet mi bilmiyorum ama pist Kent Meydanı’nda açıldı. “Yeni Yıl Coşkusu Buz Paten Pistiyle Başladı” diye haber verdiler. 5-15 yaş arası çocuklara yönelik ücretsiz buz paten kursları da verilecekmiş. Kurslar, hafta içi 14.00-21.00, hafta sonu ise 09.00-21.00 saatleri arasında yapılacakmış.

Yeni yılınız eskisinden daha güzel, umutlu ve mutlu olsun…

----------                  -----------

GÜNÜN SÖZÜ: Türkiye’de her şey olursun... Sadece rezil olmazsın! --Murathan Mungan’ın Hayat Atölyesi adlı kitabından.