'Yalabık Parkı" mı? 'Mustafa Yalabık Parkı' mı?

MuğlaBelediye Parkı yeniden " Yalabık Parkı " adıyla belediye işletmesiolarak hizmete giriyor.

MenteşeBelediye Başkanı Bahattin Gümüş bunun müjdesini verdiğinde ilk aklımagelen tabi ki ' dondurma ' oldu. Dondurma bir efsaneydi... Çünküdondurmacılık Yalabık 'ın baba mesleğiydi. Babası Mehmet Yalvaç şimdi belediyemizin yerine bir minyatürünü koymayı akıl edemeyip, günde kaç yüzkişinin üstüne basıp geçtiğini bilmediğim zemine illüstrasyonu gibi resmiyapılan tarihi Kocahan 'ın çıkış kapısının sağ yanında pastanesi olupkışın salep, yazın dondurma satardı... Mustafa Yalabık oradayetişmişti...

YalabıkParkı 'ndadondurmanın yanında salep te satılırdı. Onun tadı da bambaşkaydı... Çünkü şimdipaketlerde satılanlar gibi değil, dağdan sökülüp gelmiş kurutulmuş gerçek(Bizim Dildamak dediğimiz Orkide çiçeğinin kökü) saleptir... Dondurmaimalatında da bu salep kökü ve damla sakızı kullanılırdı.

Ünlü" Tostçu Süreyya " Yalabık Parkı 'nda yetişenlerdendir. Yani YalabıkParkı 'nın tostu da bir efsaneydi... O yıllarda başka tost yapan yer deyoktu. Bugün hala tadının aranır olmasının sebebi ise tost ekmeğinin hafifşekerli ve salçasının ev yapımı olmasıdır...

xx xx xx

Sonraaklıma ' bilardo ', ' langırt ' geldi. Muğlalılar bilardo velangırtla Yalabık Parkı 'nda tanıştı. Yalabık Parkı 'nın kışlıkkapalı alanında " Dart Tahtası " da vardı...

SankiMuğla o zamanlar da daha bir "şehirmiş"...

Bugünolmasa da olur, ama ' nargile ' de vardı. Nargileciler buradabuluşurlardı...

MustafaYalabık bir " aile mekanı " olarak işlettiği parkta onun zamanında bir çift tavuskuşu vardı. Adliye, cezaevi önünde; ortalıkta dolaşırlardı... Parkın birköşesinde tavşanlar, bir köşesinde güvercinler vardı...

Bunlar 1950-1957 arasında önce Demokrat Parti 'den seçilirken,ikincisinde bağımsız aday olarak seçilip, sonra CHP 'ye geçerek yolunadevam eden Naci Karaosmanoğlu 'nun içinde tilkilerin, kurtların, başkahayvanların olduğu küçük bir hayvanat bahçesine çevirdiği parktan kalmaydı...

50'liyılların vizyonu...

İnanmayacaksınız,ama yaz akşamlarında havuzun çevresindeki masalar gündüzden rezervasyonedilirdi. Mustafa Yalabık müşterilerini parkın kapısında karşılar, ' hatırlı 'olanların masalarına uğrar onurlandırırdı...

Havuzunortasındaki sanat eseri gibi mermer fıskiyeden su çevredeki çam ağaçlarınınyükseklikleriyle yarışırcasına yukarılara çıkardı. Çevresinde oturanlaraserinlik verirdi. Havuzun kenarında (tarihi eser olmalı) mermer öküz başıvardı, ağzından su akar, çocuklar bununla oynarlardı...

Şimdihangi zenginin evini veya bağ evini süslüyor bilmiyoruz.

xx xx xx

YılmazErdoğan 'ın" Vizontele'sini " Muğlalılar o yıllarda elbette komşu evlerdeyaşamışlardır, ama Mustafa Yalabık ilerleyen yıllarda Muğla 'dan " Kuzugöbeği, salep kökü " ve hatta salyangoz da vardı galiba, tamhatırlamıyorum, " ada çayı-kekik " ihraç etmeyi de akıl edebilecek kadar " ticarikafaya " sahipti... O Vizonteleyi Muğlalılara o zaman YalabıkParkı 'nda yaşatmıştı...

MuğlalılarKıbrıs Barış Harekatını parkta havuzun çevresine konulan 6-7 tüplü televizyondan takipettikleri gibi, 1974 Dünya Kupası maçları da buradan takip edilmişti.

Birseferinde park gece boyunca açık kalmıştı. Çünkü efsane Muhammed Ali 'ninmaçı vardı ve Amerika ile olan saat farkı nedeniyle parkta sabahlanılmışve ben de oradaydım...

MustafaYalabık ihracata başlayıp, parkı bıraktıktan sonra park düzen almadı. O'nun elindekisihirli değnek herkeste yoktu. Amcamın oğlu dahil pek çok kişi işletmeciliğiüstlendiler, ama beceremediler.

" Malsahibi ile göçer " dedikleri gibi bir şey oldu.

Yukarıda Mustafa Yalabık 'ın babasının adının Mehmet Yalvaç olduğunusöyledim. Öyleydi. Tabi Mustafa Yalabık 'ta Mustafa Yalvaç 'tı...Şimdi " Nereden biliyorsun? " diyen olacaktır. Rahmetli Mustafa Yalabık halamın biricik oğluydu...

Hani" Şeytan tüyü var bunda " dediğimiz türden sevimli, ışıltılı insanlarvardır, onlara " Yalabık " denir. Rahmetli yedi kralla barışık güzelinsandı. Ardından önünden " Yalabık " denilmeye başlayınca bu " lakabı "haline geldi ve öyle anılır olunca lakabını soyadı yaptı.

Tabiiparkın adı da "Yalabık Parkı" oldu...

xx xx xx

Pekçok insanın anılarının bulunduğu tarihi parkın yenilenme işi tamamlandı...

1Temmuz Cuma günü saat 18.00 de " Yalabık Parkı " adıyla belediye işletmesi olarakhizmete giriyor.

Açılışa"Yalabık dondurması" ikramı yakışırdı. Tabii bunlar vizyon meselesi...

Parkınyenileneceği açıklandığında yaptığı açıklamada Başkan Gümüş , " YalabıkParkı'nı aldık ve tadilatına başladık. Atapark ve Kültür Evlerimizdeki ekonomikfiyatların aynısını Yalabık Parkı'nda da uygulayacağız " demişti.

Çokgülmüştüm...

Mübarekbelediye başkanı değil, sanki "zincir kafeterya patronu"...!

xx xx xx

BaşkanGümüş o açıklamasında " Atapark ve Kültür Evlerindeki menülerin aynısını YalabıkParkı'nda da uygulayacağız. Ayrıca eski Muğla'nın çocukları bu parkıkullanıyor. Gece saatlerine kadar burada oynuyorlar. Parkı da büyütüp, oyungruplarını çeşitlendireceğiz " ifadelerini kullanmıştı.

Galibaöyle de yapılmış, iyi olmuş... Bütün samimiyetimle söylüyorum, çalışma için BaşkanGümüş 'ü kutluyorum. Bakarsınız Kışla Parka 'da bir el atar... Nasılolsa " yenileme " işinde " profesyonelleşti "...

Ancakbir şeyin yerine yeni bir başka şey yapmıyor, var olanı yeniliyorsanız orijinalingerisine de düşmemelisiniz. Mesele " Atapark ve Kültür Evlerindekimenülerin aynısının Yalabık Parkı'nda da uygulanıp uygulanmayacağı "olmamalıydı...!

" YalabıkParkını " yaşatacaksanız, yaptığınız düzenleme/yenileme o parktan izlertaşımalıydı. Oradaki tarihi 'öküz başı' yine böyle bir düzenleme çalışmasındakaybolmuştu...! Mermer memleketindeyiz, bari yeni bir öküz başı yaptırılıporaya konulmuş olsaydı.

Neyse,bu saatten sonra " Şu da olsaydı, bu da olsaydı " demenin de bir anlamıyok. Olan olmuş. O zaman parka " Yalabık Parkı " değil de " MustafaYalabık Parkı " adını verinde bari, Mustafa Yalabık 'ın adı yaşatılmışolsun...

xx xx xx

1Temmuz 'dayapılacak açılışta " Muğla Geçmişiyle Buluşuyor " Yılmaz BozkurtFotoğraf Sergisi de yer alıyormuş. Bence sadece bu sergi için açılışagitmeye değer.

Sergideağırlığı muhtemelen " Parktan fotoğraflar " taşıyacaktır.

Bakınbakalım geçmiş zamanın parkının ruhundan ruh var mı bugünkü parkta?

Yenilemelerlevakit geçireceğinize biraz da "yeni şeyler" yapın artık.

Geçtiğimizgünlerde Taner Karaçin anısına Hacılar Çukuru bölgesindedüzenlenen 24. Geleneksel Muğla - Menteşe Rahvan At Yarışları vardı... Muğla 'darahvan at yarışlarının yapılmadığı bir yer kaldı mı bilmiyoruz.

Ula 'da " BoğaGüreşleri " var. Menteşe 'de Rahvan At Yarışları ...

HacılarÇukuru (Muğla'ya Yatağan taraftan girişteki ' akıllı kavşağın ' altındaki çukurdakalan alan) gayet uygun... Rahmetli İsmail Akkaya Başkanlığında Ula 'da " BoğaGüreşleri Arenası " yapıldı... Rahmetli güzel bir eser bırakıp gitti...Sizin neyiniz eksik? Sizde arkanızda bir Hipodrom bırakabilirsiniz...

--------------------------------

GÜNÜNSÖZÜ : Umudunuz her zaman olsun. Çünkü aydınlığın karanlığa yenik düştüğügörülmemiştir.

SÜLEYMANDEMİREL ; "Fiyatlar günden güne artıyorsa memlekette pahalılık var demektir." DEMİŞTİ...

ÇİVİ

MelihGökçek'in "rezerv" gafı ile başlayan geyik muhabbetine arkadaşım "Bu ülkede ençok geri zekalı rezervi var" diye katıldı.

BeniBi Gülmek Aldı:)))