Sağlık

Uzun yaşamın sırrı ortaya çıktı: Bilim adamlarından şaşırtan tespit

Uzun yaşamanın formülünü merak edenlerin ilgisini çekecek haber geldi. Yıllardır tıp dünyasında ve biyoloji ders kitaplarında kabul gören bir genel yargı vardı: Ne kadar uzun yaşayacağımızın sadece yüzde 20’si genlerimize, geri kalan yüzde 80’i ise nasıl yaşadığımıza bağlıydı. Ancak Weizmann Bilim Enstitüsü’nden biyolog Uri Alon ve ekibinin yaptığı son çalışma, bu yerleşik bilgiyi temelinden sarsıyor. İşte tüm detaylar...

Abone Ol

Science dergisinde yayımlanan ve büyük yankı uyandıran araştırmaya göre, yaşam süremiz üzerindeki genetik mirasın payı aslında sanılandan çok daha büyük; hatta bazı durumlarda bu oran yüzde 50’ye kadar tırmanıyor.

ESKİ VERİLERDEKİ 'DIŞSAL ÖLÜM' TUZAĞI DEŞİFRE EDİLDİ

Bilim insanları, geçmişte yapılan araştırmaların neden yanıltıcı sonuçlar verdiğini matematiksel modellerle ortaya koydu. Uzun ömürlülük üzerine yapılan eski çalışmaların büyük bir bölümü, 19. yüzyılın sonlarında dünyaya gelen İskandinav ikizlerinin verilerine dayanıyordu. Fakat o dönemde dünya bugünkünden çok daha tehlikeli bir yerdi. İnsanlar yaşlanmaya fırsat bulamadan tüberküloz, zatürre gibi enfeksiyon hastalıklarından, iş kazalarından ya da toplumsal şiddet olaylarından hayatını kaybediyordu. Uri Alon, bu "dışsal ölümlerin" genetik faktörlerin etkisini gölgelediğini fark etti.

Bilim insanları, geçmişteki uzun ömürlülük araştırmalarının dışsal ölüm nedenleri (salgınlar, kazalar) nedeniyle genetiğin etkisini azımsadığını ortaya koydu. Bu dış etkenler matematiksel modellerle denklemden çıkarıldığında, genetiğin yaşam süresi üzerindeki belirleyiciliğinin %50’ye ulaştığı saptandı. Araştırma, her bireyin genetik bir "potansiyel ömür süresi" olduğunu; sağlıklı yaşam tarzı ve modern tıbbın ise bu genetik sınırları esneterek bireyi potansiyelinin en üst sınırına taşıyabildiğini gösteriyor.

GENETİK BİR 'BAŞLANGIÇ NOKTASI' VE MODERN TIBBIN ROLÜ

Araştırmanın sonuçları, "yaşam tarzı önemsizdir" anlamına gelmiyor; ancak çevresel faktörlerin genetik bir zemin üzerinde hareket ettiğini kanıtlıyor. Uzmanlara göre, her bireyin genetik olarak belirlenmiş bir "potansiyel ömür süresi" bulunuyor. Örneğin, ailesinde kalp hastalığı genetiği taşıyan bir birey, günümüzdeki ileri tedavi yöntemleri ve ilaçlar sayesinde bu "kaderi" değiştirerek ömrünü ciddi şekilde uzatabiliyor. Yani tıp, genlerin çizdiği sınırları bir miktar esnetme gücüne sahip.

ASIRLIK ÇINARLARDA GENETİK, ORTALAMA İNSANDA ÇEVRE BASKIN

- Bu özel bireyler, kötü alışkanlıkları olsa dahi vücutlarındaki güçlü onarım mekanizmaları sayesinde hayatta kalabiliyor.

- Toplumun genelinde ise yaşam süresini belirleyen temel unsurlar arasında sosyoekonomik koşullar ile sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıklardan uzak durmak hala kritik bir rol oynuyor.

- Elde edilen yeni bulgular, gelecekte yaşlanma sürecine doğrudan müdahale edebilecek genetik tedavilerin geliştirilmesine imkan tanıyabilir.

- Genetik miras bir yol haritası sunsa da bu yolda nasıl ilerleneceği ve ne kadar dikkatli olunacağı bireysel tercihlere bağlı kalmaya devam ediyor.