Uzay Ordusu

Dünyada garip olaylar oluyor.

ABD, 3 Ocak 2026 akşamı Venezuella Başkanını Maduro ve eşini evinden alarak yargılamak için, New York şehrine götürdü.

Bu olay karşısında dünya şoka girdi.

Böylece, BM ve uluslararası yasalar yok kabul edilmişti.

3 Ocak 2026 gününe kadar BM ve uluslararası yasalar tam çalışmasa da iyi kötü çalışıyordu.

ABD Başkanı Trump hiç çekinmeden ve nobran bir dil ile "Venezualla artık bizim yönetimindedir. Venezuella'nın petrolünü ve yeraltı madenlerin biz işleteceğiz" diye dünyaya meydan okudu.

Trump ve ekibi bu cesareti nereden alıyor?

Trump, 8,2 milyar insanın yaşadığı dünyaya nasıl meydan okuyor?

Bu nüfusun % 35’i Çin ve Hindistan'da yaşıyor.

ABD'ni dışında dünyada, Çin, Rusya, İngiltere, Türkiye, Hindistan, Avrupa devletleri olmak üzere birçok hatırı sayılır ülke var…

ABD'nin nüfusu ise, 2025 yılı itibari ile 343,60 milyon…

Bilmediğimiz bir şey mi var?

ABD, önce "Uzay Ordusu" adı altında yeni bir ordu kurdu.

Sonra da Savunma Bakanlığının adını "Savaş Bakanlığı" olarak değiştirdi.

ABD, Venezuella'dan sonra Monreo doktirini çerçevesinde kuzey ile güney Amerika'daki Panama, Kolombiya, Meksika, Küba, Porto-Rico ve Kanada gibi bağımsız ülkeleri hedefine aldı.

ABD Başkanı Trump, Amerika kıtası ile yetinmeyip Avrupa ülke olan Danimarka'dan Grunland'ı istedi

Danimarka NATO üyesi olup, Grunland da NATO toprağı idi.

Neler oluyor idi?

1989 yılında zamanın ABD Başkanı Ronald Ragen, SSCB'ni "Yıldız savaşları" ile korkutup SSCB'nin sonunu getirmiş idi.

Sonra, Rusya, Macaristan, Çekoslovakya, Polonya, Azerbaycan, Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Tacikistan, Moldovya, Ukrayna, Ermenistan, Beyaz Rusya, Estonya, Litvanya, Letonya gibi ülkeler bağımsızlığına kavuşmuşlar idi.

II. Dünya savaşından sonra dünya ikiye bölünmüş idi.

1789 Fransız devriminin "Eşitlik, Özgürlük ve Kardeşlik" ilkelerinden ikisi kullanılarak iki dünya kurulmuş idi.

Eşitlik ilkesi ile SSCB, özgürlük ilkesi ile de ABD önderliğindeki Avrupa kuruldu.

Türkiye Cumhuriyeti, bu iki ilke ile kurulan dünyanın ortasında kalmış idi.

Şimdi neler oluyordu?

Daha önce kapalı kapılar arkasında konuşulanlar, günümüzde kameraların önünde konuşuluyor ve eyleme geçiliyor.

ABD'nin uzayda neler yaptığını ve hangi seviyeye ulaştığını tam bilemiyoruz.

Bu rahatlığın nedeni, uzay istasyonuna yapay zeka ile çalışan ve uzaktan yönetilen lazer silahları yerleştirilmiş olabilir mi?

Uzaya yerleştirilen silahlar, konvansiyonel silahları adeta sıfırlıyor!!!

Yoksa, dünya nüfusunu makul bir seviyeye indirmek için, düğmeye mi basıldı?

İnsanın aklına yüzlerce soru geliyor.

Trump altını kalınca çizerek "Bizim elimizde kimsede olmayan silahlar var" der iken, neyi kastediyor?

İnsan, gücü eline geçirince canavara, güçten düşünce de "Kardeşlik, adalet, insanlık ve kendisini acındıran" söylemi ile zavallı bir varlığa dönüşüyor.

2026 yılı bir çok olaya gebe bir yıl olacak.

Bize de birlik olup, her türlü tedbiri almak düşüyor.

Biz de savunmamız uzaya taşımalıyız.

Çelik kubbeleri yurt geneline yaymalıyız.

Şehirlerimiz civarında sığınaklar inşa etmeliyiz.

Kimse mükemmel değildir.

Birbirimizin kusurlarını hoş görü ile kabul edip, yeni dünya düzenine karşı gardımızı alabilmeliyiz.

Partilerimiz de bu işin öncülüğünü yapmalıdır.

İlk atılacak adımlardan birisi de, Milletvekili ve emeklilerinin maaşları ile asgari ücret ve emekli maaşları arasındaki dengeyi sağlamaktır.

Biri yer biri bakar ise, milli birlik sağlanamıyor.

Birliğimizi bozanlar, bozmaya çalışanlar bizden değildir…